Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6579 E. 2024/1418 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6579
- Karar No
- 2024/1418
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/509 E., 2021/251 K. DAVALILAR : 1-..., 2-... DAVA TARİHİ : 30.06.2015 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı nezdinde kasko sigortalı aracın 13.07.2014 tarihinde karıştığı kaza sonucu sigortalının aracının hasara uğradığını, sigortalıya 02.09.2014 tarihinde 84.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, araç sovtaj bedeli olan 52.607,00 TL ve karşı araç sigortacısı olan Axa Sigorta A.Ş'den poliçe limiti kapsamında tahsil olunan 26.800,00 TL düşüldükten sonra bakiye 4.807,00 TL alacak bulunduğunu, bu alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talebi ile İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün 2015/9504 E. Sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalılar tarafından borca itiraz edildiğini belirterek haksız itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış, duruşmada verdiği beyanında davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.06.2016 tarihli ve 2015/311 Esas, 2016/322 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davalının İstanbul 18.İcra Müdürlüğü'nün 2015/9504 E. sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.10.2017 tarih ve 2016/18125 Esas, 2017/9435 Karar sayılı kararı ile; ''Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Somut olayda kaza 13.07.2014 tarihinde meydana gelmiştir. Kasko sigorta poliçesi ise 24.04.2014-24.04.2015 tarihlerini kapsamaktadır. Kazadan sonra davacıya kasko sigortalı araçta yapılan ekspertiz incelemesinde de; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da araçta meydana gelen tamir masrafının 27.362,00 TL olduğu ve pert total kabul edilmesinin daha uygun olacağı, aracın piyasa rayiç değerinin 84.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Poliçe düzenleme ve vade tarihinde yürürlükte bulunan 01.04.2013 tarihli Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının "3.3. Sigorta Bedeli, Tazminatın Hesabı ve Ödenmesi" başlığı altında düzenlenen 3.3.2.2. bendinde "Onarım masraflarının sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir ... geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, aracın hasar anındaki rayiç değeri ödenir. Bu durumda, aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur. Aynı şekilde kısmi onarımlarda parçaların sigorta şirketi tarafından tedarik edilmesi halinde hasarlı parçalar talep ettiği takdirde sigortacının malı olur. Onarım masrafları sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda, aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda trafikten çekildiğine dair “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Sigortalının ve sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişilerin aracın hasarlı haliyle sahibine terk edilmesine onay vermesi halinde aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hali arasındaki tutar sigortalıya tazminat olarak ödenebilir. Bu durumda ilgisine göre yukarıdaki bentlerde düzenlenen usul çerçevesinde işlem yapılır. Sigortalının onayı ile aracı hasarlı haliyle sigortalıya terk ederek tazminatı ödemek isteyen sigortacı, tespit edip sigortalıya bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren 1 aylık süreyle sınırlı olarak garanti etmiş sayılır. " düzenlemesi yer almıştır. Mahkemece; aracın rayiç değerinin 84.000,00 TL buna karşın tamir masrafının 27.362,00 TL olduğu; buna göre tamirinin ekonomik olmadığı pert total işleminin yapılması gerektiği kabul edilirken kasko genel şartlarındaki açıklananlara göre aracın pert total kabul edilmesi isabetli olmadığı gibi eksik irdelemeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru bulunmamıştır. Ayrıca genel şartlardaki 3.3.2.2 maddesi değerlendirilirken kaza tarihindeki rayiç değer ile tamir masraflarının ne olduğu belirlenerek buna göre mukayese yapılması gerekir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre varılan sonuç isabetli değildir. Davalı gerçek zararı ödemek durumundadır. O halde dosyanın konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişilerden oluşacak heyete tevdi ile, davacıya kasko sigortalı aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin ne olduğu, kaza neticesinde oluşan hasar durumu ve tamir masrafları belirlendikten sonra kasko sigorta poliçesi ve genel şartlarının irdelendiği, ayrıntılı, denetime açık rapor alınmalıdır. Buna göre; hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı hüküm verilmesi doğru olmamıştır. '' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B.Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 18.10.2018 tarih, 2018/217 Esas ve 2018/462 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.11.2020 tarih ve 2019/2691 Esas, 2020/6394 Karar sayılı kararı ile;''... Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın, bozma ilamı gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, anlaşılmaktadır. Bozma sonrası kusur ve sigorta uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmış, bilirkişi heyeti bozma kapsamında dosya üzerinden ekspertiz tespitlerini esas alarak rapor düzenlemişlerdir. Bunun yanında bozma ile kusur oranı kesinleştiğinden kusur bilirkişinden rapor alınması yersiz olmuştur. Bozma ilamında, dosyanın konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişilerden oluşacak heyete tevdi ile davacıya kasko sigortalı aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin ne olduğu, kaza neticesinde oluşan hasar durumu ve tamir masrafları belirlendikten sonra kasko sigorta poliçesi ve genel şartlarının irdelendiği, ayrıntılı, denetime açık rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi belirtilmiş olup kasdedilen uzman bilirkişi makine mühendisi bilirkişidir. Eksik incelemeye dayalı hüküm verilmesi doğru olmamıştır. Bozma ilamına uyulmasına karar veren mahkemenin, bozma gereklerine uygun biçimde araştırma yapıp hüküm tesis etmesi gerekir. Bozmaya uyulduğu halde konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmadan karar verildiği anlaşılmakla, kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 16 05 2021 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, denetime elverişli olduğu, davacı ... şirketi tarafından davalı aracın sigorta şirketinden poliçe limiti kapsamında tahsil edilen miktarın 26.800 TL olduğu, aracın hasarlı haliyle pert-total yapılmayıp aracın tamir edilmesi halinde hasar bedelinin 27.362,03 TL olacağı, bu itibarla, poliçe limitini aşan 562,03 TL yönünden davacının talepte bulunabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün 2015/9504 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 562,03 TL asıl alacak ve 29,93 TL işlemiş faiz üzerinden (toplam: 591,96 TL) devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan rapor ile ekspertiz raporunun çeliştiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verildiğini, davalı tarafın %100 kusuruna isabet eden tazminat miktarının 31.607,00 TL olduğunu, davalı aracının sigortacısından 26.800,00 TL tahsil edildiğini, bakiye alacak yönünden davanın kabulü gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... şirketi tarafından kasko sigortalı araç için sigortalısına ödenen bakiye hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 saylı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 ncı maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine 12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.