Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6444 E. 2024/10057 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6444
- Karar No
- 2024/10057
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/154 E., 2021/297 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı .... ve diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 22.10.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu araçların karıştığı kaza sonucunda, davalı ... tarafından trafik sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır biçimde yaralandığını, tedavi süresince çalışamadığı gibi çalışma gücünde de azalma meydana geldiğini belirterek HMK'nın 107 nci maddesi uyarınca belirsiz alacak olarak 20.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan kaza (sigortacılar için temerrüt) tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline; 150.000,00 TL manevi tazminatın trafik sigortacısı dışındaki davalılar ile İMSS HDI Sigorta'dan kaza (sigortacı için temerrüt) tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen tahsilini talep etmiş; 09.02.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini 411.752,26 TL'ye yükseltmiş, 23.10.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, maddi tazminat talebini 556.966,66 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2012/496 Esas, 2019/100 Karar sayılı kararıyla; davalı ... Tur. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine; davalı .... hakkındaki manevi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine; davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 13.023,95 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline; 92.252,99 TL maddi tazminatın davalı ... ve HDI Sigorta bakımından dava tarihinden ve davalı .... San. Ltd. Şti. ve ...'dan kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline; 20.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı .... San. Ltd. Şti. ve ...'dan müteselsilen tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2012/496 Esas, 2019/100 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı .... vekili, davalılar .... San. Ltd. Şti. ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.02.2020 tarihli ve 2019/2337 Esas, 2020/265 Karar sayılı kararıyla; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar .... San. Ltd. Şti. ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 22.03.2021 tarih 2020/1973 Esas , 2021/3012 Karar sayılı kararı ile ; "1-Davalılar .... San. Ltd. Şti. ve ... vekilinin, davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz talebi yönünden; 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44/1. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesinde yer alan 40.000,00 TL. tutarındaki temyiz sınırı, 01.01.2020 tarihinden itibaren 72.070,00 TL'ye yükseltilmiştir. Davacı lehine hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı (20.000,00 TL) anılan sınırın altında kaldığı ve temyize konu karar anılan tarihten sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece karar verilebileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 sayılı YİBK uyarınca Yargıtay'ca da karar verilebileceğinden; davalılar .... San. Ltd. Şti. ve ... vekilinin temyiz isteminin, istinaf mahkemesi hükmünün kesin olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalılar .... San. Ltd. Şti. ve ... vekilinin, diğer yönlere ilişkin temyiz talebi ile davacı vekilinin temyiz talebi yönünden; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacının kazaya karışan araçlardan birinde yolcu olması nedeniyle kazada kusurunun bulunmadığı ve karşı aracın tam kusuruna dayanarak dava açtığı, kazaya karışan araç ilgilileri bakımından müteselsil sorumluluğun cari olduğu dikkate alındığında, kusura ilişkin davalı temyizinin yerinde görülmemesine; kaza nedeniyle oluşan maluliyet ile oranının, uzman bilirkişi heyeti tarafından, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine uygun biçimde belirlendiği ve önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderildiği rapor ile saptanmış ve bu raporun hükme esas alınmış olmasına; davalı İMS sigortacısı .... tarafından, yargılama sırasında davacıya 10.000,00 TL. manevi tazminat ödendiği de dikkate alındığında, manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56. (BK'nun 47.) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına; davalılar için temerrüt tarihinin kaza tarihi olarak kabulünde bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalılar .... San. Ltd. Şti. ve ... vekilinin diğer yönlere ilişkin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle işgücü kaybı tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, kazadan önce müteahhitlik ve internet cafe işletmeciliği yapıp aylık ortalama 3.000,00 TL. gelir elde ettiğini iddia ederek bu gelir üzerinden hesap edilecek maddi tazminatın tahsilini istemiş; anılan işlere ilişkin resmi kayıtların (vergi mükellefiyeti- belediye işyeri kayıtları- ticaret odası kayıtları vs) davacının eşi üzerine olduğunu, ama işlerin davacı tarafından yürütüldüğünü beyan edip bu hususlara ilişkin çok sayıda belge (inşaat işlerine ilişkin eşi tarafından davacıya verilen ve her tür yetkiyi içeren vekaletname örneği de dahil olmak üzere) örneği sunmuştur. Davacının hak kazanacağı işgücü kaybı tazminatının hesaplandığı 27.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı gelirinin iddia edilen gibi 3.000,00 TL. olması- tanık beyanlarındaki gibi 2.500,00 TL. olması ve asgari ücret olarak kabulü ihtimali olmak üzere 3 ayrı gelire göre hesaplama yapılmış; asgari ücret üzerinden hesaplama uygun bulunarak maddi tazminat hüküm altına alınmıştır. Oysa; davacının sunduğu inşaat işleri ve internet cafe işletmeciliğine ilişkin tüm resmi belgeler, davacının eşi ... adına olmakla birlikte, davacı ile eşinin yaşları, davacının eşi tarafından özellikle inşaat işlerinin yürütülmesinin hayatın olağan akışına uyumsuzluğu (eşi tarafından davacıya genel vekaletname verilmiş olması da bu hususu doğrulamakta), davacının iddia ettiği işler dışında başka iş yaptığına dair delil de bulunmadığı için, anılan işleri davacının yaptığını kabulün somut olayın koşullarına daha uygun olduğu gözetilmelidir. Bu itibarla; davacının gelirinin asgari ücretin üzerinde olacağı dikkate alınarak hesaplanacak tazminata karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru olmamıştır. Açıklanan vakıalar karşısında; tazminatı belirleme görevinin mahkemede olduğunu da dikkate alarak, davacının gelirinin asgari ücretin üzerinde olacağını gözetmeden karar veren ilk derece mahkemesi uygulamasının hatalı olması nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar .... San. Ltd. Şti. ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin, hüküm altına alınan manevi tazminat yönünden kararın kesin olması nedeniyle, HMK'nun 362/1-a ve 362/2 maddeleri uyarınca REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar .... San. Ltd. Şti. ve ... vekilinin diğer yönlere ilişkin temyiz itirazları ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 371/1-a maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına; aynı Kanun'un 373/1. maddesi uyarınca, dosyanın Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ve Dairemiz karar örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine;" karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu inşaat işleri ve internet cafe işletmeciliğine ilişkin tüm resmi belgeler, davacının eşi ... adına olmakla birlikte, davacı ile eşinin yaşları, davacının eşi tarafından özellikle inşaat işlerinin yürütülmesinin hayatın olağan akışına uyumsuzluğu (eşi tarafından davacıya genel vekaletname verilmiş olması da bu hususu doğrulamakta), davacının iddia ettiği işler dışında başka iş yaptığına dair delil de bulunmadığı için, anılan işleri davacının yaptığını kabulün somut olayın koşullarına daha uygun olduğu, bu itibarla; davacının gelirinin asgari ücretin üzerinde olacağı dikkate alınarak mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda rapor tanzim eden bilirkişiden ek rapor alındığı, 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesine göre bozmadan sonra ıslah mümkün olduğundan, denetlemeye ve hüküm vermeye elverişli 18.10.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda tazminat tutarının 556.966,66 TL olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; .... İle .... hakkında açılan manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, HDI Sigorta hakkında açılan manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davalı ... Tur Tic ve Seyahat Ltd Şti hakkında açılan davanın reddine, 83.544,99 TL maddi tazminatın davalı ....'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... şirketi yönünden poliçe limit miktarı ile sınırlı olmak üzere), 473.421,66 TL maddi tazminatın davalılar .... ve .... 'den dava tarihinden, davalılar ... Dış Tic. Ltd. Şti. ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... şirketleri yönünden poliçe limit miktarı ile sınırlı olmak üzere) 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Dış Tic. Ltd. Şti.ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranına ilişkin hata yapıldığını, maluliyet oranının hatalı olduğunu, manevi tazminatın oluşan maluliyet oranı ile uyumlu olmadığını, bilirkişice alternatifli hesaplama yapılmasına rağmen somut olaya uymayan ihtimal tercih edilmek sureti ile maddi tazminat hesabı yapıldığını, aylık kazancın hatalı değerlendirildiğini, maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı .... vekili temyiz dilekçesinde; poliçe limiti miktarının kararda yer almamasının hatalı olduğunu, davacının gelir ve kazancının tam olarak araştırılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bozma öncesi verilen kararın icraya konduğunu ve ödendiğini, tahsilde tekerrüre sebep olacağından bakiye poliçe limitinin kararda belirtilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 92 ve 102 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Davacı vekilinin vekaletnamesinde temyizden feragate yetkili olduğu, hükmü temyiz eden davacı vekili Avukat ...'nın 08.02.2022 tarihli dilekçeyle davalı .... bakımından temyiz isteğinden feragat ettiğini bildirdiği anlaşıldığından .... bakımından temyiz isteminin feragat nedeniyle reddi gerekmiştir. 2.Davalı .... vekilinin ve davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin ve davalı .... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı .... bakımından temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı .... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı .... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı ....'ye yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.