Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13441 E. 2024/10427 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13441
- Karar No
- 2024/10427
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/728 D.İş 2022/722 K İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.08.2020 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki aracın seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek yol kenarında bulunan tarlaya takla atarak düşmesi sonucu meydana gelen kazada sürücünün eşi olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, kazada ...'in tamamen kusurlu olduğunu, arabuluculuk yolu ile müvekkiline 400.000,00 TL ödeme yapıldığını, Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 16.09.2021 tarihli rapor ile müvekkilinin ömür boyu başkasının yardımına muhtaç olduğunun belirtildiğini, bu rapor için 1.200,00 TL masraf yapıldığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen yasal süresi içerisinde ödeme yapılmadığını beyanla HMK 107 madde gereğince fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 40.000,00 TL bakıcı giderinin (sağlık gideri teminatı kapsamında) ve 1.200,00 TL masrafın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.05.2022 tarihli talep arttırım dilekçesiyle talebini 410.000 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.11.2017 tarihli kararında işletenin sürücünün kendi kusurlarıyla doğan tazminat taleplerinden sorumlu olmadığına, sürücünün kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılacağına hükmedildiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6.c,d gereğince davacının taleplerinin teminat dışı olduğunu, müvekkili şirket ile başvuranın sulh olduğunu, tüm alacak kalemlerinden feragat edildiğini, poliçe teminat limitinin tükendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limit ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, kusura ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, %100'lük maluliyet oranına itiraz ettiklerini, tespit edilen arazların kazayla illiyetinin bulunmadığını, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlar gereği geçici iş göremezlik zararının sağlık gideri teminatına alındığını sağlık gideri teminatının Sosyal güvenlik Kurumunun (SGK) sorumluluğunda olduğunu, sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığını, kaza sonucunda bakıcıya ihtiyaç duyulup duyulmadığının uzman bilirkişi marifetiyle tespitini talep ettiklerini, davacı geçmiş döneme dair bakıcı gideri talep ettiğinden bakıcı tuttuğunun ve ilgili giderlerin yapıldığının ispatı gerektiğini, refakatçi gideri talebinin SGK'ya yöneltilmesi gerektiğini, taşımanın hatır için olup olmadığının araştırılması ve tazminattan hakkaniyete uygun oranda indirim yapılması gerektiğini, ayrıca dava konusu olayda istiap haddinin aşılması ve müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, başvuran sigortalı araçta hatır için taşınmakta olup ayrıca alkollü bir sürücünün aracında yolculuk yapıyor olmasının da müterafik kusur teşkil ettiğini, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında bu gibi durumlarda hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından %50 indirim yapılması gerektiğinin ifade edildiğini, öncelikle hesaplanan tazminattan BK md 43 gereği müterafik kusur için %50, ayrıca hatır taşıması gereği %20 indirim yapılmasını talep ettiklerini, davacının Sosyal Güvenlik Kurumundan geçici iş göremezlik ödeneği, tedavi gideri ya da peşin sermaye değeri dolayısıyla herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitini talep ettiklerini, başvuru konusu kazanın iş kazası kriterleri yönünden değerlendirilmesini talep ettiklerini, başvuruya konu olay haksız fiil niteliğinde olup ticari iş sözkonusu olmadığından başvurucu yanın ticari faiz talebinin reddi gerektiğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)’ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde her iki taraf için de tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava şartlarının yerine getirilmiş olduğu, bakıcı gideri talebi yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği, başvuru sahibi tarafından dosyaya sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 16.09.2021 tarihli raporunun dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, uyuşmazlığa konu kazada başvuru sahibi tarafından dosyaya sunulmuş kaza tespit tutanağından söz konusu kazanın tek taraflı olduğu ve başvuru sahibinin kaza yapan sigortalı aracın içinde yolcu konumunda bulunduğu dolayısıyla kazanın oluşumuna etki edebilecek kusurunun bulunmadığı, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi tarafından sürekli bakıcı gideri tazminatı miktarının 2.612.293,07 TL olarak hesaplandığı, dosyada mübrez arabuluculuk anlaşma belgesi incelendiğinde başvuru sahibinin ömür boyu bakıcı gideri hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatı alacaklarından feragat ettiğinin anlaşıldığı, sürekli bakıcı gideri teminatının sağlık gideri kapsamında yer aldığı, başvuru sahibinin emniyet kemeri takmadığına dair dosyada somut delil bulunmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması talebinin yerinde görülmediği, başvuru sahibinin sigortalı araç sürücüsünün eşi olması ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca yakın akrabalar arasında yapılan taşımanın menfaat karşılığı olmaması dolayısıyla hatır taşıması indirimi yapılması talebinin yerinde görülmediği, alınan bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamına uygun gerekçeli, denetime ve hükme elverişli olması nedeniyle rapora yapılan itirazların yerinde görülmediği gerekçesiyle " 1. Yapılan başvurunun kabulü ile, 410.000,00-TL sürekli bakıcı gideri tazminatının 14.10.2021 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine, .... 3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17. maddesine göre takdir edilen 37.150,00-TL vekalet ücretinin AK Sigorta A.Ş. 'den tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine, karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı başvuranda oluşan maluliyetin dava konusu trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğunun maluliyet raporunda açıkça belirtildiği, davacı başvuranın kaza yapan araçta yolcu olduğu ve kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları Ek 3'de Sürekli Sakatlık Tazminatının Hesaplama Yöntemi belirlenmiş olup, hesaplamalarda TRH 2010 Yaşam Tablosunun tazminat hesabında kullanılacağı ve iskonto oranı (teknik faiz) olarak da %1,8 oranının dikkate alınacağının belirtildiği, ancak Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından verilen son kararlarda tazminat hesaplamasının %1,8 teknik faize göre değil progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiğinin içtihat edildiği, davacının yolcu olduğu, dosya içeriğinde CMK m. 253/19 anlamında bir uzlaştırma belgesi sunulmadığı, ayrıca kazanın iş kazası olmadığının görüldüğü, dosyaya sunulu belgelerden davacı başvuranın kaza esnasında koruyucu tertibat takıp takmadığına ilişkin olarak kaza tespit tutanağında “belirlenemedi” seçeneğinin işaretlendiği, davacının koruyucu tertibat takıp takmadığını ispat yükümlülüğünün davalı tarafta olduğu ve bu hususun da ispat edilemediği ayrıca sürücü ile davacı başvuran arasındaki akrabalık durumu dikkate alındığında yerleşik Yargıtay içtihatları gereği hatır taşıması indirimi yapılmasının da uygun olmadığı, Yargıtay 17.HD'nin 01.02.2021 tarih ve 2020/10182-2021/461 sayılı kararına göre de, 1/5 orandaki vekalet ücretinin maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; "sigorta uyuşmazlık hakemi tarafından 19/06/2022 — K-2022/149238 sayılı karara davalı vekilinin itirazının kısmen KABULÜNE, belirtilen Hakem Kararı'nın 5.KARAR bölümünün 3. Maddelerinde yer alan davacı vekalet ücretinin“37,150,00 TL” yerine “7.430,00 TL” olarak düzeltilmesine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetince 1/5 oranında hükmedilen vekalet ücretini kabul etmediklerini ve verilen kararı vekalet ücreti yönünden temyiz ettiklerini, usul ve yasaya uygun şekilde tam vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tespit edilen maluliyetin ne kadarının kazayla illiyetinin bulunduğu; ne kadarının bulunmadığı hususunda bilirkişi raporunda herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, sürekli bakıcı gideri tazminatının sürekli sakatlık teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, sürekli sakatlık teminatının da, yine davacıya yapılan ödeme nedeniyle tükendiğini, davacının bakıcı gideri ihtiyacı olup olmadığının bakıcı tutup tutmadığının araştırılmadan hüküm kurulduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.11.2017 tarihli kararında işletenin sürücünün kendi kusurlarıyla doğan tazminat taleplerinden sorumlu olmadığına, sürücünün kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılacağına hükmedildiğini, tek taraflı kazadan kaynaklanan maluliyetin teminat kapsamında olmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6.c,d gereğince davacının taleplerinin teminat dışı olduğunu, müvekkili şirket ile başvuranın sulh olduğunu, tüm alacak kalemlerinde feragat edildiğini, poliçe teminat limitinin tükendiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, başvuranın sigortalı araçta yolcu olduğunu bu nedenle taşımanın hatır için olup olmadığının araştırılması ve tazminatın hakkaniyete uygun oranda indirilmesi gerektiğini, dava konusu olayda istiap haddinin aşılması ve müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, ceza dosyasının sonucu ortaya konmadan hüküm kurulamayacağını, iş kazası hususunun irdelenmesi gerektiğini, belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun ömür boyu bakıcı gideri talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağında başvuran tarafça ömür boyu bakıcı gideri haklarının saklı tutulmasına, başvurunun usulüne uygun olmasına, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmesine, hesaplama yönteminde hata bulunmamasına, müterafik kusur ile hatır taşıması indirimi uygulanmamasında ve vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmamasına, göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.