Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/571 E. 2024/8434 K. – Tasarrufun İptali
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/571
- Karar No
- 2024/8434
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/273 E., 2018/226 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından müvekkiline borçlarının karşılığı olarak verilen bonoların icra takibine konularak ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, borçlunun halen ikamet ettiği adreste bulunan binanın geçmişte kendisine ait olduğunu, daha sonra muvazaalı olarak devrettiğini beyan ederek, davalılar arasındaki Kocaeli, ... ilçesi, ..., ... pafta, ... ada, ... parsel numaralı gayrımenkulün satışına ilişkin tasarrufun iptali ile söz konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi bakımından tapu kaydına tedbir konulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı borçlu hakkında alınmış bir aciz vesikası olmadığını, dava şartı yerine getirilmediğini bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesini, müvekkilinin taşınmazı diğer davalıdan bedelini ödeyerek satın aldığını, satış tarihinde doğmuş bir borç ve borç ilişkisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.05.2018 gün, 2015/273 E- 2008/226 K sayılı kararı ile "davalıların nüfus kayıtları incelendiğinde takip borçlusu ...'in davalı ...'in babası olduğu; İİK. 280/2 gereğince davalı 3. Kişi ...'ın, borçlu ...'nün mali durumunu ve zarar verme kastını bildiği veya bilebilecek durumda olduğu, bunun aksinin davalı ...' tarafından ispat edilemediği, dosyadan alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın satışında fahiş farkın olması ve çok düşük bedelle satılmış olması da dikkate alınarak, davanın kabulüne, dava konusu ... Ada ... nolu parseldeki davalı ...'in 1/2 payı yönünden tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya icra dosyasından cebri icra yetkisi tanınmasına" karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya geçerli bir aciz vesikası ibraz edilmediğini, dava konusu tasarrufun borcun doğumundan önce yapıldığını, dava konusu gayrımenkulün bedeli ödenerek satın alındığını, diğer davalının mali durumunu da bilmediğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, davacı tarafından davalı borçlunun bilinen adresinde yapılan 06.02.2014 tarihli haciz tutanaklarının İİK madde 105 kapsamında geçici aciz vesikası hükmünde olmasına göre davalı ... vekilinin de aşağıdaki bentler dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Mahkemece, davalıların baba-oğul olması sebebi ile İİK madde 280 gereğince aralarındaki tasarrufun iptale tabi bulunmasına ve dava konusu gayrımenkulün düşük bedel ile devredilmiş olmasına göre davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Davacı tarafından davalı ... aleyhine başlatılan İstanbul 26. Müdürlüğü’nün 2016/32287 sayılı icra dosyasının dayanağının 31.05.2012 tanzim tarihli 100.000,00 USD bedelli bono olduğu görülmektedir. Dava konusu Kocaeli, ... İlçesi, ..., ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesinin borcun doğum tarihinden önce 13.10.2010 tarihinde davalı borçlunun oğlu olan davalı ...'e devredildiği, davacının alacağının da söz konusu tasarruf tarihinden önceye dayandığına dair belgenin de dosyaya sunulmamasına göre bu gayrımenkul yönünden tasarrufun borcun doğumundan önce olduğunun kabulü ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) nolu bentte belirtilen sebeplerle davalı ...'in sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yer alan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'e iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.