Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5247 E. 2023/11688 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5247
Karar No
2023/11688
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/146 E., 2022/146 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının kısmen kabulü/ Başvurunun Kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen kamyonun davacının yolcusu olduğu araç ile çarpmasıyla oluşan 18.09.2019 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 49.900 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 187.545,60 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığının görgü tanığı ya da kamera kaydı gibi somut delillerle ispatlanması gerektiğini, genel şartlara göre hesaplama yapılmasını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemenin mahsubu gerektiğini, maluliyete ilişkin raporun doğru yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, başvurucunun kaza sırasında koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, kazaya karışan aracın plakası ve sürücüsü tespit edilemediğinden davalı şirketin işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 187.545,60 TL tazminatın 14.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, kazaya ilişkin delil bulunamadığını, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını ve bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu, kusur durumunun hatalı olduğunu, hesaplama yönteminde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi uygulanmasını, baro pulu ve vekalet suret harcını ödemekle sorumlu olmadıklarını, başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu savunarak, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru şartının yerine getirildiği, kaza tespit tutanağı ve hastane evraklarına göre olayın trafik kazası olduğunun anlaşıldığı, maluliyete ilişkin raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu, kusur raporunun denetime elverişli olduğu, Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamanın denetime elverişli olduğu, başvurucunun emniyet kemeri takmadığının ispat edilemediği ve maluliyet ile kemer takılmaması arasında illiyet bağı da tespit edilememesine göre bu itirazın reddi gerektiği, yönetmelik hükmü uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, tam vekalet ücretine hükmesilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, davacının yolcusu olduğu araç ile çarpışması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/Kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Davacının, yolcu taşıma kapasitesi aşılmasına rağmen sigortalı araçta seyahat etmek suretiyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; araç tescil belgesine göre davalıya sigortalı aracın azami yolcu kapasitesi sürücü dâhil 5 kişi olmasına rağmen araçta 7 kişi bulunduğu hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile sabittir. Kazanın da davacının yolcusu olduğu aracın acil dönüş yapmak isteyen ve plakası belirlenemeyen kamyon ile çarpışması sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır. Buna göre; davacının yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmesi nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 01.11.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Somut olayda; araç tescil belgesinden aracın hususi otomobil olduğu, azami yolcu kapasitesinin sürücü dahil 5 kişi olduğu anlaşılmakla kaza tespit tutanağında davacının yolcusu olduğu araçta bulunan sürücü dahil 7 kişi (biri 9 ve biri 15 yaşlarında 2 çocuk ve 5 yetişkin) ile seyir halinde iken kazanın meydana geldiğinin belirtildiği görülmüştür. İtiraz Hakem Heyetince olayın oluş şekline göre kazanın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda alanında uzman bir bilirkişiden bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki değişik gerekçeyle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan; sayın çoğunluğun "davacının yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmesi nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği" şeklindeki (2) numaralı bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5247, K. 2023/11688, T. 01.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5247-e-2023-11688-k-70b2a1f5d410