Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/50 E. 2024/10051 K.

Konu: Muvazaalı İşlemin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/50
Karar No
2024/10051
Karar Tarihi
Konu
Muvazaalı İşlemin İptali

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2872 E., 2021/1332 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İstinaf Başvurusun Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/415 E., 2021/168 K. Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında başlatılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 06.10.2017 tarihinde davalı ...'e onun da 08.12.2017 tarihinde davalı ...'e sattığını belirterek, muvazaalı satışların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın temelini oluşturan 400.000,00 TL bedelli bononun kendisi ve eşi ...'e zor ve tehdit altında imzalatıldığını, oğulları ...'ün bir mimar arkadaşı ile birlikte yaptığı inşaat işleri sırasında iş arkadaşına güvenmesi neticesinde tüm kazancını kaybettiğini, oğullarının tüm birikimini satıp borçlarını ödemek zorunda kaldığını, borçları bitmeyince küfür, hakaret, baskı ve tehditlere maruz kaldığını, kendisi ve eşinin oğullarının başına gelenlerden haberdar olduklarında hiçbir ticaret yapmadıkları halde sadece oğullarını tehditlerden kurtarmak için 15.07.2017 ödeme tarihli 400.000,00 TL bedelli bonoyu istemeye istemeye imzalamak zorunda kaldıklarını, bononun iptalini de isteyemediklerini, oğullarının borçları nedeni ile ufak birikimlerini elden çıkardıklarını, yetmeyince bankalardan çok sayıda kredi çektiklerini, baldızı olan davalı ...'den toplam 125.000,00 TL borç para aldığını, bu borcunu ödeyemeyince de dava konusu evi ...'e satmak mecburiyetinde kaldığını, böylece borcunu ödediğini, yapılan satış işleminin gerçek olduğunu ve kimseden mal kaçırma amacının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; müvekkilinin inşaat yüksek mühendisi olduğunu, Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde öğretim görevlisi olarak çalıştığını, üzerine kayıtlı pek çok gayrimenkul bulunduğunu, oturduğu dairesi dışında sahibi olduğu tüm taşınmazlarından kira geliri olduğunu, dava konusu taşınmazı alabilecek mali yeterliliğinin bulunduğunu, davacıyı tanımadığını, davacı ile davalı/borçlu arasındaki alacak- borç ilişkisini bilmediğini, davaya konusu taşınmazı davalı ...'den parasını ödemek sureti ile satın aldığını, satış işleminin gerçek olduğunu, iddia edildiği gibi davacının alacağını akim kılmak niyetinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde , davalı ...'e borç para verdiğini, davanın haksız açıldığını belirterek reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, satışların düşük bedel ile yapıldığı, ödemelere ilişkin belge sunulmadığı ve davalıların akraba oldukları, mal kaçırma amacı ile hareket ettikleri gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin inşaat yüksek mühendisi olup Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde öğretim görevlisi olarak yıllarca çalıştıktan sonra yakın zamanda emekli olduğunu, eşinin de üniversite mezunu ve iş güç sahibi olduğunu, maddi durumu yerinde olup bir taşınmazı muvazaalı olarak satın almasını gerektirecek bir durumu bulunmadığını, davacıyı tanımadığı, borçluların durumunu bilmediği gibi, bilebilecek durumda da olmadığını, dava konusu taşınmazı davalı ...'den parasını ödemek sureti ile satın aldığını, tapuda taşınmazın emlak rayiç bedeli üzerinden işlem yaptıklarını, Türkiye'de gerçek alış-satış bedellerinin tapuda gösterilmemesinin bir realite olduğunu, bu durumun tek başına mal kaçırma amacını göstermeyeceğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Davacının 10.06.2017 düzenlenme tarihli bono sebebi ile davalı/borçlu ...'den alacaklı olduğu, davalı/borçlunun, davalı ...'in eniştesi, davalı ...'in görümcesinin eşi olduğu bu sebeple diğer davalıların, davalı/borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden oldukları, davacının alacağının iptali istenen tasarrufların yapıldığı 06.10.2017 ve 08.12.2017 tarihlerinden önce doğmuş olduğu, dava konusu taşınmazın resmi satış senetlerinde yazan satış bedelleri ile mahkemece keşfen belirlenen tasarruf tarihleri itibariyle gerçek değerleri arasında misli fark bulunduğu anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Ancak; takip konusu alacak 402.673,97 TL olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın satış tarihindeki değerinin 230.000,00 TL olduğu belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece, dava değerinin taşınmazın satış tarihindeki değeri üzerinden belirlenmesi gerekirken, taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 325.000,00 TL üzerinden belirlenerek harca hükmedilmesi doğru bulunmamıştır. (Yargıtay, 17. HD' nin 2019/3248 E., 2021/2466 K. sayılı, 09/03/2021 tarihli ilamı) Yukarıda belirtilen hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş.." gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ve yargılama gideri düzeltilmek sureti ile yeniden hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçelerinde, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenlerle, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, BK'nın 19 uncu maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davanın İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre iptali için geçerli haciz belgesi sunulmamakla birlikte, davanın BK'1nın 9 uncu maddesine de dayanılmış ve bu dava koşullarınında somut olayda gerçekleşmiş olmasına göre davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/50, K. 2024/10051, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-50-e-2024-10051-k-d57704331c95