Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/494 E. 2024/13709 K. – Yargılamanın

Konu: Yargılamanın Yenilenmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/494
Karar No
2024/13709
Karar Tarihi
Konu
Yargılamanın Yenilenmesi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/ 2019 E- 2021/2183 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/518 E- 2021/174 K

Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince talebin kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile yeni hüküm tesisine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar (yargılamanın yenilenmesini talep eden) vekili dava dilekçesinde; davanın dayanağı olan tasarrufun iptali davasında; davacı ... tarafından, davaya konu edilen Aydın İli ... İlçesi ... Mahallesi 1176 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ...’a yapılan tapu devir işlemlerine yönelik tasarrufların iptaline, vergi borçlusu şirketin vergi borçlarını işleyecek tüm gecikme zammını masrafları ile birlikte tahsili yönünde davacıya ... hissesi oranında haciz ve satış yetkisi verilmesine, taşınmazlar üzerine konan tedbirlerin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verildiği, kararın 04.05.2017 tarihinde kesinleştiği, bu arada müvekkilleri tarafından davaya konu olan Aydın İli ... İlçesi ... Köyü 1176 parsel sayılı taşınmazdaki tapu kaydının iptali ile adlarına tescil edilmesi için dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda 23.02.20 17... /206E. 2017/75K. sayılı ilam ile Aydın İli ... İlçesi ... Köyü 1176 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, taşınmazın 1/2 ‘şer hisseli olarak ... ve ... adına tesciline karar verildiği, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Başkanlığı’nın 08.07.20 20... /3562E. 2020/3582K. sayılı kararı ile onandığı, kararın 09.09.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen ilam gereğince tescil işlemi için Kuyucak Tapu Müdürlüğü’ne başvurulduğunda taşınmaz kaydında tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati tedbir kararı olduğu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması için verilen dilekçe üzerine UYAP sisteminde Sayın Mahkemeniz esasındaki dosyaya 05.10.2020 tarihinde vekil sıfatıyla kaydımız yapıldığında mahkemece verilen karar hakkında bilgi sahibi olduklarını, aynı taşınmaz yönünden her iki mahkemece verilmiş iki ayrı kesinleşmiş karar bulunduğu, taraflarından Kuyucak Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan davanın başlangıcında davaya konu taşınmazın tapu kaydına Sayın Mahkemece 07.09.20 06... yevmiye numaralı şerh ile Kuyucak Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/297E. sayılı dosyası ile mülkiyetin ihtilaflı olduğu kaydı bulunduğu, mülkiyet ihtilafı Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen 2016/206E. 2017/75K. sayılı kararı ile karara bağlandığı, davaya konu taşınmazın tapu kaydındaki 07.09.2006 tarihinde konulan şerh ile davaya konu taşınmazın mülkiyeti konusunda ihtilaf bulunduğu, bu hususun mahkemedeki davada göz önüne alınarak Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen 2016/206E. 2017/75K. (Eski Dosya No: Kuyucak Asliye Hukuk 2006/297E.) sayılı dosyanın sonucu beklenmesi gerektiği halde davanın kabulüne karar verilmesinin müvekkili ile ilgisi olmayan davalılara ait borç nedeniyle taşınmazın cebri icra yoluyla satışına karar verilmesi müvekkillerinin mağduriyetine neden olduğu, mahkemece konan ihtiyati tedbir kararı kaldırılmadığı için müvekkilleri adına tescil işleminin de yapılamadığını, mahkemece davaya konu edilen alacağın müvekkilleri ile ilgisi olmayan bir borç olduğunu, davalıların borcu nedeniyle müvekkillerine ait taşınmazın cebri icra yoluyla satılması hukuka aykırılık teşkil edeceğını, mahkemece verilen karara göre de karar kesinleşmiş olmakla ihtiyati tedbirin kaldırılmasının gerektiğini, mevcut durumun müvekkillerinin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, akaryakıt istasyonu olan işyerinin müvekkillerinin mülkiyetinde olmasına rağmen kullanılamamasının da ayrı bir zarar oluşturduğunu, sonuç olarak HMK 3 75... . maddeleri ile ilgili yasal düzenlemeler karşısında yargılamanın iadesi taleplerinin kabulüyle mahkemede açılan davanın taşınmazın borçlulara ait olmaması nedeniyle reddine karar verilmesine, Mahkemenin 2010/252E. 2015/680K. sayılı dosyası ile yapılan yargılamanın iadesi taleplerinin kabulüne, mahkemede görülen davada müvekkillerinin davaya konu borçtan sorumlu olmadıkları ve davaya konu Aydın İli Kuyucak İlçesi Kurtuluş Mahallesi 1176 parsel sayılı taşınmazın müvekkillerine ait olduğu dikkate alınarak davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayısı ile eldeki davada Hazine alacağının tahsili amacı ile, sanki dava konusu taşınmaz davalılara aitmiş gibi tasarrufun iptali davası açmış ise de taşınmazın davalılara ait olmadığı İbrahim ve ...'a ait olduğu Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile belirlendiğini, her ne kadar mahkemenin 2010/2 52... /680 K sayılı kararı daha önce kesinleşmiş ise de mahkemece tapu üzerindeki şerhin görülerek Nazilli dosyasının bekletici mesele yapılması ve mülkiyet kesin olarak belirlendikten sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken bu hususun atlandığı, HMK madde 375/ı ile düzenleme altına alınan "bir dava sonunda verilen kararın kesinleşmesinden sonra konusu ve sebebi aynı olan başka bir davada başka bir karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi" hali gerçekleşmiş olup yargılamalar safahatinden 376. Maddenin koşullarının da oluştuğu kabul edilerek, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/11 55... /46 K sayılı ilamı gereğince de sadece hükmün iptali yönünde karar verilebileceğinden yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile; Mahkemenin 2010/2 52... /680 Karar sayılı hükmün iptaline, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "aleyhine yargılamanın yenilenmesi istenilen davacı ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.03.2021 tarih ve 2020/518 Esas, 2021/174 Karar sayılı kararının, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilmesine, esasa ilişkin aşağıdaki şekilde yeni hüküm tesisine, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan 3. kişiler ... ve ...'un talebinin kabulü ile; Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/252 Esas, 2015/680 Karar sayılı hükmünün, Aydın İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1176 parsel sayılı taşınmaz yönünden iptaline; iptal hükmünün Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/252 Esas, 2015/680 Karar sayılı hükme şerh verilmesine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ve Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kanunda tahdidi olduğunu, yorum ile genişletilemeyeceğini, zararını davalı borçlu ve davalı 3. Kişiden talep edilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. HMK 375 e göre yargılamanın yenilenmesi sebepleri tahdidi olarak sayılmış olup HMK madde 375/g bendi "Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin ikrar veya yazılı delille sabit olması," ğ bendi "Karara esas alınan bir hükmün kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması" ı bendi ise "bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması" HMK 376.maddesi "Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yapmaları nedeni ile hükmün iptalini isteyebilirler" hükmüne haizdir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabulü yönünde karar verilmişse de dosya kapsamına göre varılan sonuç doğru görülmemiştir. Somut olayda; Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/ 26... /75 Karar sayılı dosyasının incelemesinde davacılarının ... ve ..., davalılarının ... ve ... oldukları, dava türünün tapu iptal ve tescil davası olduğu, yapılan yargılama neticesinde 23.07.2017 de davanın kabulü ile; Aydın İli, .... İlçesi, ... Mahallesi 1176 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile, davacılar adına 1/2 şer hisseli olarak tesciline, mahkeme veznesine depo edilen 70.000,00 TL'nin karar kesinleştiğinde davalı ...'a ödenmesine şeklinde karar karar verildiği, kararın 09.09.2020 tarihinde Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği; Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/252 E. - 2015/680 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde 02.07.2010 tarihinde açılmış tasarrufun iptali davası olduğu, davacının ..., davalıların ise ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti oldukları, 15.09.2015 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği, 04.05.2017 tarihinde Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği görülmüştür. Yargılamanın yenilenmesi davasına konu edilen davalardan birinin ayni nitelikte tapu iptal ve tescil davası, diğerinin ise şahsi nitelikte tasarrufun iptali davası olduğu, iki davanın yargılama usullerinin, taraflarının ve konusunun da farklı olduğu, yargılamanın yenilenmesine ilişkin HMK madde 375 de tahdidi olarak sayılan hiçbir durumun somut olayda gerçekleşmediği gibi HMK madde 376 da bahsi geçen hile olgusunun da (yargılamanın yenilenmesini isteyenlerin, tasarrufun iptali davasının davacı ... davalıların aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yaptıklarını) kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeplerle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, bahsi geçen HMK 375-376. maddelerin yorum ile genişletilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın HMK 373/2 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dairenin, HMK'nın 375. maddesine göre yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin somut olayda gerçekleşmediği görüşüne aynen katılmakla beraber, HMK'nın 376.maddesinin uygulanmaması yönündeki görüşe katılmamaktayım. Somut olayda; Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/ 26... /75 karar sayılı dosyasında, davacılar ... ve ... tarafından davalıların ... ve ... aleyhine inanç sözleşmesine dayalı olarak 31.08.2006 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açtığı bu dava sırasında mahkemece taşınmaz üzerine 07.09.2006 tarihinde davalıdır şerhi işlendiği yapılan yargılama neticesinde 23.07.2017 tarihinde davanın kabulü ile; dava konusu Aydın İli, Kuyucak ilçesi, Kurtuluş Mahallesi 1176 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacılar adına 1/2 şer hisseli olarak tesciline, karar karar verildiği, kararın 09.09.2020 tarihinde Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/252 E - 2015/680 karar sayılı dosyasında ise 02.7.2010 tarihinde tasarrufun iptali davası açıldığı, davacının ... , davalıların ise ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti oldukları, davanın konusunun Aydın İli, ... ilçesi, ... Mahallesi 1176 parsel sayılı taşınmazın borçlu ... tarafından davalı ...'a yapılan satışın iptali istemine ilişkin olduğu, 15.09.2015 tarihinde davanın kabulü ile davacı ...'ye, bu taşınmazı satarak davalı ...'ın vergi borçlarının bu satış bedelinden tahsiline karar verildiği, kararın 04.05.2017 tarihinde Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. HMK 376. maddesi "Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yapmaları nedeni ile hükmün iptalini isteyebilirler" hükmüne haizdir. Yargılamanın yenilenmesini isteyenler, açtıkları tapu iptali ve tescil davası sonucu lehlerine karar verilen ve tasarrufun iptali davasının davalıları ... ve ...'dan alacaklı durumuna gelen ... ve ...'dur. Yerine geçtikleri ... ve ...'ın hileli işlemi ile dava konusu taşınmazın el değiştirdiği tasarrufun iptali davası ile de sabit olduğuna göre, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü gerekir. HMK'nın 376.maddesinin salt iptali istenilen kararın davacıları ve davalıları arasındaki hile durumu ile sınırlı tutulması, davanın aynı tarafındaki kişilerin hilesinden muaf tutulması gibi bir sonuca ulaştıracaktır. Öte yandan tasarrufun iptali davası yargılaması sırasında, dava konusu taşınmazın tapu kaydında davalıdır şerhi bulunmasına rağmen bu hususun tüm yargılama boyunca dikkate alınmadığı, davalıların da bu durumu dile getirmediği ve sonucunda hatalı bir karara gidildiği dikkate alındığında, tasarrufun iptali davasından 4 yıl önce açılmış ve çekişmeli bir yargılama sonunda kesinleşen mahkeme hükmünün hukuken ve fiilen yok sayılması AİHS'nin 6. maddesindeki adil yargılanma ve 8. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olacağı açıktır. Açıkladığım nedenlerle, kararın onanması gerektiği düşüncesi ile çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/494, K. 2024/13709, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-494-e-2024-13709-k-e274a9361653