Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4338 E. 2023/8935 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4338
- Karar No
- 2023/8935
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/129 Değişik İş - 2022/148 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-4319 HÜKÜM/KARAR : Kabul/Davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılması, başvurunun usulden reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/172380 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın 24.06.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 72.884,79 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından eksik belge ile başvuru yapıldığından başvuru şartının yerine getirilmediğini, maluliyet raporunda davacıda mevcut yara izlerinin milimetrik boyutta olduğu belirtilmiş olup takdir edilen maluliyet oranının yüksek olduğunu, davacı ile sigortalı araç sürücüsünün uzlaşıp uzlaşmadığına dair belgenin dosya arasına alınması gerektiğini, maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe aykırı olduğunu, davacının müterafik kusurunun göz önüne alınması gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; meydana gelen kaza nedeniyle davacının %5 oranında sürekli maluliyeti olduğunun ve iyileşme süresinin 15 gün olduğunun anlaşıldığı, konusunda uzman bilirkişiden alınan kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün kazada asli ve tam kusurlu olduğu, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 1.162,35 TL geçici iş göremezlik, 71.772,44 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 72.884,79 TL tazminatın 18.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının kaza tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak tazminatın hesaplanması gerektiğini, müvekkiline yapılan başvurunun usulüne uygun olmaması nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama sırasında alınan maluliyet raporunun tebliğ edilmediğini, tespit edilen maluliyet oranın yüksek olduğunu, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının araştırılması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usulüne uygun düzenlenmiş rapor ile davalıya başvuru yapılmadığından başvuru şartının yerine getirilmediği, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Hakem Heyetince verilen ara karar üzerine usulüne uygun maluliyet raporu alınarak dosyaya sunulduğunu, kaldı ki başvuru sırasında sunulan maluliyet raporunun da usulüne uygun olduğunu, yaralanmanın niteliği dikkate alındığında 1 yıllık iyileşme süresi şartının arandığı hallerin mevcut olmadığını, başvurunun usulüne uygun olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS ile teminat altına araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için, diğer bir anlatımla davanın esasına girilebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu hususlara dava şartları denir. Dava şartları, davanın açılabilmesi için değil, yargılamanın devamı için gerekli hususlardan olduğundan bir kısım dava şartları tamamlanabilir nitelikte olabilir. Tamamlanabilir dava şartları söz konusu olduğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen 05.03.2021 ve 05.10.2021 tarihli maluliyet raporları kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat esas alınarak düzenlenmiş ve yaralanmanın niteliğine göre yönetmelikte iyileşme süresi aranmadığı anlaşılmış ise de davacıda meydana gelen maluliyetin nitelikleri (hipertrofik skar ve keloid) dikkate alındığında alanında uzman hekimler tarafından düzenlenmediği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte başvurunun yapıldığı ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu hâllerde bu eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofiksikatrisler niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde beşini kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan 05.03.2021 ve 05.10.2021 tarihli sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.