Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4096 E. 2023/11567 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4096
- Karar No
- 2023/11567
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/169 E.- 2022/166 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK- 4400 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi- İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/114311 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu sigortasız motosiklet ile dava dışı aracın 24.11.2012 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının zararının karşılandığını, bu nedenle davacının bakiye alacağının bulunmadığını, davacının ödemeden itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığını, bu nedenle başvurunun hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, eksik evrakla başvuru yapılması nedeniyle başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını, davacı soruşturma aşamasında şikayetçi olmaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, bu nedenle tazminata hak kazanamadığını, ödeme tarihindeki verilerin esas alınarak hesaplama yapılması ve davacıya yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ödeme ile hesaplanacak tutar arasında fahiş fark olması gerektiğini, davalının sigortasız araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, bu nedenle kusur raporu alınması gerektiğini, davacıya rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve yapılmış olması halinde tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, hesaplamada yeni Genel Şartlar'ın uygulanması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiğini, hatır taşımacılığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacının kaskının olmaması ve sürücü belgesiz kişinin aracına binme eylemi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faize hükmedilebileceği, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada bulunan ibraname ve makbuz başlıklı belgeye göre davacının davalıyı kayıtsız şartsız ibra ettiği, Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinde yer alan 2 yıllık sürenin dolduğu, ibraname tarihinin 14.07.2018, dava tarihinin ise 07.06.2021 olduğu, ilgili maddede yer alan 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacının maluliyet artışı nedeniyle yeni bir olguya dayandığını, bu nedenle iki yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün olmadığını, verilen kararın hatalı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyanın incelenmesinde kaza tarihinin 24.11.2012, ibra tarihinin 14.07.2018, ödeme tarihinin ise 14.08.2018 olduğu, davanın 07.06.2021 tarihinde açıldığı, davacının ödemenin yapıldığı tarihten itibaren iki yıllık süre içerisinde ibranamenin iptali için dava açması gerekirken bu süre geçtikten sonra dava açmış olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, davacının itiraz dilekçesinde kendisinde maluliyet artışı olduğundan gelişen durum meydana geldiği, bu durumun da yeni bir olgu olup tazminat hesabı yaptırılması gerektiğini belirtmiş ise de davacının başvuru dilekçesinde ve savunmalarında gelişen duruma değinmediği, gelişen durumu ilk kez itiraz aşamasında ileri sürdüğü dikkate alındığında gelişen duruma yönelik talebinin incelenemeyeceği gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının maluliyet artışı nedeniyle yeni bir olguya dayandığını, bu nedenle iki yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün olmadığını, verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olduğu sigortasız motosiklet ile dava dışı aracın 24.11.2012 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının talebinin gelişen duruma dayanmıyor olmasına, Karayolları Trafik Kanununun 111 inci maddesi gereği iki yıllık hak düşürücü sürenin davanın açıldığı tarih ile ibraname ve ödeme tarihi dikkate alındığında dolmuş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.