Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4042 E. 2023/11568 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4042
Karar No
2023/11568
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/156 E.- 2022/158 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-5528 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/132969 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu motosiklet ile davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 24.05.2016 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 119.889,71 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapılması nedeniyle başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, hesaplamada yeni Genel Şartlar'ın uygulanması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiğini, hatır taşımacılığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacının kaskının olmaması ve sürücü belgesiz kişinin aracına binme eylemi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının sigortasız araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti kadarıyla sorumlu olduğunu,bu nedenle kusur raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 04.02.2021 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %9.3 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, sigortalı araç sürücüsünün hakemce alınan kusur raporuna göre %70 oranında kusurlu olduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanması gerektiği, davacının baş bölgesinden darbe aldığı ve yaralandığı, kaskının takılı olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle %20 oranında hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 95.912,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapılması nedeniyle başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, sürücü belgesiz kişinin aracına binme eylemi nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada yeni Genel Şartlar'ın uygulanması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, hatır taşımacılığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, hükme esas alınan hesap raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, bu hataların hesaplama yönteminden kaynaklandığını, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediğini, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun, kusur oranlarının, hesaplama yönteminin yerinde olduğu, hatır taşımasının ispat edilemediği, davacı yolcunun karşılıksız olarak taşındığına dair dosyada bilgi ve belge olmadığı gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapılması nedeniyle başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, sürücü belgesiz kişinin aracına binme eylemi nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada yeni Genel Şartlar'ın uygulanması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, hatır taşımacılığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, hükme esas alınan hesap raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, bu hataların hesaplama yönteminden kaynaklandığını, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediğini, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olduğu motosiklet ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alına otomobilin 24.05.2016 tarihinde karıştığı çift araflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının zararının TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmiş olmasının yerinde olmasına, davacının hakeme başvurmadan önce davalı ... şirketine başvurmuş olmasına, yasal faizin usule uygun işletilmiş olmasına, davacının zararını yolculuk yaptığı aracın değil karşı aracın sigortasından talep ediyor olmasına göre hatır taşıması indiriminin uygulanmamasının isabetli olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 04.02.2021 tarihli raporda davacının sürekli maluliyet oranının tespiti yönünden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (%9.8) hükümleri ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği(%9.3) hükümlerine göre ayrı ayrı belirleme yapıldığı anlaşılmaktadır. 24.05.2016 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Somut uyuşmazlıkta; davacının yolculuk yaptığı motosiklet sürücüsü ile arkadaş oldukları, motosikletin çalıntı kaydı olduğu, sigortasının bulunmadığı ve motosiklet sürücüsünün sürücü belgesinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı yolcunun sürücü belgesi olmayan kişinin aracında seyahat ederek zararın artmasına neden olması nedeni ile hesaplanan tazminattan müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken bu husus göz ardı edilerek indirim yapılmaması doğru görülmemiştir. 4.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce fazla vekalet ücretine karar verilmesi ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından bu hususa yönelik itirazın reddedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı taraf, davacının ehliyetsiz sürücünün aracına kask takmadan binerek zararın doğmasına veya artmasına neden olduğunu, müterafik kusurlu sayılması gerektiğini savunmuş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, davacının kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu kabul edilip tazminattan % 20 oranında indirim yapılmış; davalının itirazı İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedilmiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Trafik kazasında bedensel zarara uğrayıp tazminat talep eden hak sahiplerinin zararın doğması ya da artmasına etki eden birden fazla müterafik kusurlu davranışının bulunması halinde, her bir müterafik kusur nedeni için ayrı ayrı indirim yapılmaması (birden çok müterafik kusur nedeni bulunsa da tazminattan tek indirim yapılması) gerektiği Dairemizin yerleşik uygulamaları ile kabul edilmiştir. Somut olayda; davacının yolcusu olduğu motosiklete kask takmadan binmiş olması nedeniyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığından, ehliyetsiz sürücünün aracına bilerek binmek nedeniyle de tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına ilişkin (3 nolu bentteki) sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4042, K. 2023/11568, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4042-e-2023-11568-k-7dec0d8e4f2c