Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3952 E. 2025/15686 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3952
- Karar No
- 2025/15686
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/337 E., 2022/140 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/17 41... /192 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (İSKİ) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin .. ..'de kalıp döküm fabrikası olduğunu, 02.06.2014 tarihinde meydana gelen yağışlar sonucunda su baskınları yaşandığını ve müvekkili şirket yetkililerince her iki davalıya da konuyla ilgili başvurular yapıldığını, bölgedeki derenin ıslah çalışmaları kapsamında menfez yapılmadan dere üzerinin kapatıldığını ve bunun düzeltilmediğini, daha sonra 16.06.2014 günü büyük bir sel olayı meydana geldiğini, bu sel sonucunda davacı şirkete ait fabrikada bodrum katla birlikte 3 kattan oluşan binanın 4 metre yüksekliğin tamamıyla suyla dolduğunu, bu olay üzerine durum tespiti için İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/53 D.İş sayılı kararı ile yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi soncunda zarar miktarının 724.690,44 TL olarak tespit edildiğini, sel olayının meydana gelmesinde davalıların her ikisinin de tamamıyla kusurlu olduğunu, olayın ardından fabrikanın yeniden çalışır hale gelmesi içi 3-4 ay gibi bir süre gerekeceğinin bilirkişilerce rapor ile tespit edildiğini, bu sebeple şirketin bu süre zarfında kapalı kalması sebebiyle mahrum kalınan kâr kayıpları ve elektrik, su, doğalgaz, telefon faturaları ile çok sayıda çalışanın maaşları ve SGK bedelleri ve yine taşınmaz için ödenen kiraların da hesaplanarak bu zararların da tazmini gerektiğini, iş bu zararların hesaplanması ile birlikte gerçek zararın ortaya çıkacağını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin müştereken ve müteselsilen tahsiline, sel tarihi olan 16.06.2014 tarihinden itibaren mevduata uygulanan ve en yüksek faizin uygulanmasına karar verilmesini talep etmiş, 09.10.2017 tarihinde talebini ıslah 856.888,35 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... (İSKİ) vekili cevap dilekçesinde; davalının bir kamu kurumu olduğunu, yürütülen işin de bir kamu hizmeti olduğunu, bu nedenle idari yargının görevli olduğunu, 16.06.2014 tarihinde yağan yağmurun şiddetinin olağanın çok üstünde olup olmadığının araştırılması gerektiğini, olağan boyutunun üstünde ise yaşanılan selin mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiğini, meydana gelen hasarda müvekkili idarenin herhangi bir kusuru olmamakla birlikte ortada sel olayı sebebiyle bir mücbir sebebin varlığının kabulünün gerektiğinin açık ve net olduğunu, taşkına sebebiyet veren künk ve menfezlerin idarece imal edilmediğini, hiçbir kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğini, öncelikle dava konusu olayın meydana geldiği bölgenin imar durumunun araştırılması, eğer bölge imara açılmış ise izinlerin ne şekilde alındığı ve davacıya ait işyerine ait verilen bir izin var ise verilen izinlerin hukuka uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, meydana gelen hasarın idarenin hizmet kusuru sebebiyle meydana gelmediğini, tespit raporunun tek taraflı alınan rapor olduğunu, haksız eylemlerde ancak yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; söz konusu sel baskınında müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, dere ıslahının İSKİ tarafından yapıldığını, ayrıca idarenin söz konusu yerle ilgili olarak eksikliğin giderilmesi husununda çevrede oturan vatandaşlardan topladığı şikayetleri ilgili mercilere ve sorumlulara ilettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı İSKİ’nin özel hukuk hükümlerine tabi tacir sayılacağı, bu nedenle idari yargının görevli olmadığı, Belediye sınırları içindeki derelerin ıslahının kamu yasaları uyarınca belediyelere verilmiş idari bir görev olduğu, davacıların davalı belediyenin yaptırdığı dere ıslah çalışması nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek belediyenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemine dayandıklarına göre davalı ... Belediyesi yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsiz olduğu, tespit raporundan sonra aradan geçen süre ve stok mallardaki değişiklikler de düşünüldüğünde bilirkişi heyetince aynı değerin 724.690,44 TL tespit edilmiş olması nedenine dayanarak tekrar inceleme yaptırılmasında fayda görülmediği, davacının bir süre fabrika çalışmadığı için kâr elde edemediğine dair talepleri bakımından davacı şirketin, geçmiş yıllardaki satış hasılatının incelendiği, buna göre olayın meydana geldiği 2014 yılı cirosunun artış gösterdiği, diğer bir ifadeyle davacının kâr kaybına uğramadığının anlaşıldığı, bu nedenle kâr kaybı adı altında istenen 24.309,56 TL talebin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın davalı İSKİ Genel Müdürlüğü yönünden kısmen kabulüne, ziyan olan makine ve ham madde bedeli olarak istenen 724.690,44 TL'nin haksız fiil tarihi olan 16.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, kâr kaybı, menfi, müspet zararlar olarak talep edilen 24.309,56 TL yönünden reddine, ödenmek zorunda kalınan kira, işçilik ücretleri,elektrik, su, telefon vb. gideri olarak talep edilen 132.197,91 TL'nin haksız fiil tarihi olan 16.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, davalı ... Başkanlığına karşı açılan davanın, HMK'nın 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolu caiz olmadığından HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... (İSKİ) vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı ... (İSKİ) vekilinin istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... (İSKİ) vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacının kusurunun hiç araştırılmadığını, davaya konu olayın mücbir sebep niteliğinde olduğunu, davaya konu binanın iskan belgesi olmadığını, zarardan davalı belediyenin sorumlu olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı şirketin davalıların kusurlu davranışları nedeniyle uğradığı zararların tazmini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... (İSKİ) vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... (İSKİ)'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.