Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3870 E. 2024/8488 K. – Muvazaa Hukuksal

Konu: Muvazaa Hukuksal Nedenine Dayalı İptal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3870
Karar No
2024/8488
Karar Tarihi
Konu
Muvazaa Hukuksal Nedenine Dayalı İptal

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2230 -2021/2515 HÜKÜM/KARAR : Davalı ...'nın istinaf başvurusunun kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ :Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/3 Esas, 2019/333 Karar Taraflar arasındaki muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...’nın faili olduğu 30.03.2014 tarihli kasten öldürme neticesinde .... ve ...’nun hayatını kaybettiğini, davacıların desteklerini ve yakınlarını kaybetmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebiyle Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/138 Esas sayılı davayı açtıklarını, yargılama esnasında davalı ...’nın maliki olduğu taşınmazları haksız eylem tarihinden kısa süre sonra devrettiğinin öğrenildiğini, dava konusu 173 ada 17, 19, 20 parseller ve 165 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 05.05.2014 tarihinde davalı ...’a, 30.05.2014 tarihinde ... tarafından davalı ...’e, 14.10.2015 tarihinde de ...’ten ...’ye devredildiğini, taşınmazların ilk devir tarihinin haksız eylemden çok kısa sonra gerçekleştiğini, taşınmazları ilk devralan ...’ın davalı ...’in eşi ...’nın kuzeni olup mal kaçırma kastını bilecek yakınlıkta olduğunu, daha sonra taşınmazların kısa aralıklarla devredildiğini, davalıların tümünün kötü niyetli olarak taşınmazları devraldıklarını, aralarında akrabalık olup yakın köylerde yaşadıklarını, taşınmazların davalı ...’nın ailesi tarafından kullanıldığını ileri sürerek tasarrufun iptali şartlarının gerçekleşmiş olması nedeniyle taşınmazların davalılara devir ve tescili yönündeki tasarrufların iptaline, Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/138 Esas sayılı dosyasından alacağın tahsili amacıyla haciz ve satış yetkisi verilmesine, davalı ... ile davalı ... 'nün iyi niyetli kabul edilmeleri halinde taşınmazların elden çıkarıldıkları tarihteki gerçek değeri oranında asıl alacak ve ferileriyle sınırlı olarak tazminat ödemelerine, tasarrufun iptali talebinin kabul edilmemesi halinde davalı ... ile davalı ... arasıında yapılan devirler muvazaa nedeniyle geçersiz olduğundan taşınmazların devirlerinin iptaline, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 283/1 inci maddesi kıyasen uygulanarak Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/138 Esas sayılı dosyasından alacağın tahsili amacıyla haciz uygulama ve satış yapma yetkisi verilmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; 30.03.2014 tarihindeki olay yaşanmadan önce bankalardan çektiği kredilerin ve şahıslara olan borcunu cezaevine girmesi üzerine ödeyemez ... geldiğini ve bir kısım taşınmazlarını satmak zorunda kaldığını, elde ettiği parayla bankalara ödeme yaptığını, mahkeme masrafları yaptığını, taşınmazları sattığı ...’ın uzaktan akrabası olduğunu, kendisine borcu olduğunu, hem borcundan kurtulup hem de elde ettiği parayla borçlarını ödediğini, köy yerinde yabancının taşınmaz almayacağını, satılan yerleri oğlunun kira sözleşmesine dayalı olarak kullanmaya devam ettiğini, daha sonraki satışları bilmediğini, mal kaçırma kastı olması halinde malvarlığının tamamını elden çıkaracağını belirterek davanın reddi gerektiğini beyan ederek, davanın reddedilmesini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; davalıları köylüsü olması nedeniyle tanıdığını, menfaat ilişkisi olmadığını, ...’dan 50.000,00 TL alacağı olması nedeniyle 30.000,00 TL kısmına yönelik taşınmazları devrettiğini, devir nedeniyle para ödemediğini, alacağına karşılık aldığını, kalan 20.000,00 TL kısmını ...’in kefili olan ...’in ödemesi üzerine ...’e devrettiğini, geri kalan 30.000,00 TL'yi ödeyeceğini, herhangi bir para almadığını, tapuda neden satış olarak gösterildiğini bilmediğini beyan ederek davanın reddedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, satış bedellerinin devredilen taşınmazların gerçek değerinden çok uzak olması, taşınmazların halihazırda davalının oğlu ve ailesi tarafından kullanıyor olmasını, davalının oğlunun kira sözleşmesinin ibraz edilmemesi, Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/318 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan tazminat davasında davacı lehine karar verilmiş olması, davacı tarafın davasını terditli olarak açıp davasının muvazaa davası olarak görülmesini talep etmesi ve davacılar vekilinin son iki celse ''davamızının tapu iptal ve tescil davası olarak görülmesini isteriz, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ederiz'' şeklinde beyanda bulunduğu gerekçeleriyle; "Davanın kabulüne, 1-)Kastamonu İli ... İlçesi ... Mahallesi 173 Ada 17 Parsel 5.272,10 m2 yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmaz, Kastamonu İli ... İlçesi ... Mahallesi 173 Ada 19 Parsel 3.508,04 m2 yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmaz, Kastamonu İli ... İlçesi ... Mahallesi 173 Ada 20 Parsel 4.239,08 m2 yüzölçümlü kargir 2 katlı ev ve kargir ev ve kargir samanlık ve kargir ahır ve bahçe niteliğinde taşınmaz, Kastamonu İli ... İlçesi ... Mahallesi 165 Ada 4 Parsel 6.482,75 m2 yüzölçümlü tarla niteliğinde tapularının iptali ile ilk tapu sahibi davalı ... adına tesciline," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nın 30.03.2014 tarihli öldürme eylemi nedeniyle aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemli davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davalı ...'nın maliki olduğu 173 ada 17,19 ve 20 parsel ile 165 ada 4 parsel sayılı taşınmazların 05.05.2014 tarihinde vekili vasıtasıyla davalı ...'a, onun tarafından 30.05.2014 tarihinde 75.000,00 TL bedelle davalı ...'e, 14.10.2015 tarihinde de aynı bedelle davalı ... 'ye satış suretiyle temlik edildiği, davalı ... ile davalı ... arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu, çekişme konusu taşınmazların devir bedelleri ile gerçek değerleri arasında fark bulunduğu, kısa aralıklarla gerçekleşen temlikler nedeniyle davalı ...'ün bedel ödenmediği yönündeki beyanları ile tanık beyanları ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davalılar ..., ... ve ...'nün taşınmazların mal kaçırma amacıyla muvazaalı devredildiğini bilen ve bilmesi gereken konumda oldukları gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik olmadığı, davalı ...'nın bu yöne değinen istinaf gerekçelerinin yerinde olmadığı, ne var ki 2004 sayılı İİK'nın "İadenin şümulu" başlıklı 283/1 inci maddesi hükmü uyarınca davacı tarafa Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/318 Esas, 2018/313 Karar sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere tahsil yetkisi verilmesi gerekirken tapu iptal ve tescile karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle; "1-Davalı ...'nın istinaf başvurusunun açıklanan nedenden ötürü kabulüne, 2-Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.09.2019 tarih, 2016/3 Esas, 2019/333 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulü ile, Kastamonu ili, ... ilçesi ... Mahallesi 173 ada 17, 19 ve 20 parseller ile 165 ada 4 parsel sayılı taşınmazların borçlu ... tarafından davalı ...'a, davalı ... tarafından davalı ...'e, davalı ... tarafından da davalı ... 'ye temlikine ilişkin tasarrufların iptaline, davacı tarafa Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/318 Esas 2018/313 Karar sayılı ilamındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazları Finansbank, Ziraat Bankası ve Halkbank'tan çekmiş olduğu krediler ve borçlarını ödemek için satmak zorunda kaldığını, davacının adına kayıtlı başka taşınmazlar ve malvarlığının da olduğunu, malvarlığından sadece 4 adet taşınmaz satmış olmasının muvazaayı ispatlamadığını, köy yerlerinde bulunan tarla vb. taşınmaz satışların aynı köy veya komşu köylerden, taşınmazı kullanma ve ekip, biçme imkânı olan insanlar arasında gerçekleştiğini ve dava konusu taşınmazları satmak istediğini öğrenip, taşınmazları almak isteyen ...’a taşınmazların satılmasından daha doğal bir durum olmayacağını, davacının oğlunun dava konusu taşınmazları kiracı sıfatı ile ekip biçmeye devam ettiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirmediğini, yerel mahkeme dosyasında yer alan, davacı tanığı ve köy muhtarı olan ,,,’nun tanık olarak verdiği beyanların dikkate alınmadığını, dava dilekçesinde ,,, Mahallesi 174 Ada 20 parsel sayılı taşınmaza dava açıldığını oysa böyle bir taşınmaz bulunmadığını, yanlış parsele dava açıldığını ancak mahkemenin kararında ,,, Mahallesi 173 Ada 20 parselin tapusunun iptaline karar verdiğini belirterek kararın bozularak kaldırılması ve davacı tarafın davasının reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19 uncu maddesi uyarınca muvazaa nedenine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı TBK'nın 19 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355 inci maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına, ceza dosyası ile davalı ... 'nin kasten öldürme eyleminin sabit kabul edilmiş ve hakkında verilen cezalandırma kararının kesinleşmiş olmasına, alınan tanık beyanları ve taşınmazların davalının ailesi tarafından kullanımına ve yardımların alınmasına devam ediliyor olmasına, devir tarihlerinin yakınlığına, davalının ekonomik durumu ve satış değerlerinin düşük olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'ya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3870, K. 2024/8488, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3870-e-2024-8488-k-bc823e09b216