Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3708 E. 2024/9708 K. – Manevi Tazminat
Konu: Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3708
- Karar No
- 2024/9708
- Karar Tarihi
- Konu
- Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/152 E., 2022/279 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/19 Esas - 2021/601 Karar Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 15.10.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin annesi müteveffa ...'ın 06.03.2017 tarihinde 80 yaşında vefat ettiğini, babasından kalma emekli dul maaşının hayatta iken euro olarak müteveffa annesi ...’ın hesabına her ay düzenli olarak yattığını, müvekkilinin babası 2001 yılında vefat ettikten sonra ...'ın eşinden dolayı emekli/dul maaşı aldığını ve birikim yaptığını, ancak davalı ...'ın, kardeşleriyle birlikte kendilerine kalacak olan 69.800 Euro'nun tamamını ... ile birlikte annesinin ölümüne 3 gün kala hesabından davalı ... aracılığıyla birlikte çektiklerini, davalı ...'ın, annesinin sağlık durumunun kötü olduğunu duyunca 2016 yılı Kasım ayında Türkiye’ye gelerek birkaç gün annesine iyi davranıp kendisinin Tokat’taki evinde annesini misafir ettiğini ve Almanya’ya götürüp orada annesini tedavi ettireceği yalanıyla annesini kandırdığını ve 29.11.2016 günü Tokat ... Noterliğinden Katip ... ‘ya annesinin banka hesaplarındaki parayı kendisinin ve ...’ın çekebileceği vekaletnameyi düzenlettirdiğini ve hastalıkları ve yaşlılığı nedeniyle kulakları duymayan ve gözleri sağlıklı görmeyen müteveffa ...’a imzalayacağı belgelerin Almanya’ya gitmek için gerekli olduğunu, bu belgeleri imzalamadan yurt dışına çıkış işlemlerinin yapılamayacağı yalanıyla 80 yaşındaki annesini kandırarak vekâletnameyi imzalamasını sağladığını, davalı ...'ın 03.03.2017 günü müteveffaya ait hesaptaki paranın 69.800 Euro’yu kendi hesabına vekâletname ile havale yaptığını, müvekkilinin abisi olan ... ile müvekkilinin teyzesinin kızı olan (aynı zamanda davalı ...'in baldızı) ... tarafından, müvekkilinin annesine imzalatılan vekaletin kötüye kullanıldığını ve müvekkilinin annesi müteveffa ...'ın banka hesabında bulunan 69.800 Euro tutarındaki paranın kendi hesaplarına aktarıldığını, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yapmış olduklarını, şikayetlerinin devam ettiğini ve soruşturmanın sürdüğünü belirterek; kişilik haklarına saldırı sonucu manevi zarara uğrayan müvekkili ... lehine 200.000,00 TL manevi tazminatın, davalılardan haksız fiil tarihi olan (vekaletin kötüye kullanılarak 69.800 Euro'nun bankadan çekildiği tarih) 03.03.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; haksız davanın reddi gerektiğini, müteveffa ...'ın kanser hastalığından vefat ettiğini, müteveffa ...'ın hayatının son 3 ayını müvekkili Necmettin’in yanında geçirdiğini, davacının vekaletnamenin usule aykırı ve müteveffa ... kandırılarak alındığı şeklindeki şikayeti üzerine Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05.05.2017 tarih, 2017/2107 Soruşturma ve 2017/1401 Karar sayılı kararı ile müvekkilleri hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiğini, müteveffa ...’ın davalı müvekkillerine bağışladığı paranın yine Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.09.2019 tarih ve 2017/791 E. ve 2019/363 K. sayılı kararıyla terekeye iadesine karar verildiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " "...Mahkemenin 2017/791 E. 2019/363 K. sayılı dosyasında müteveffa ...'ın vermiş olduğu vekaletnamenin kötüye kullanıldığına vicdani kanaat getirildiği gerekçesi ile 69.800 Euro'nun 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının dava tarihinden itibaren işletilmek suretiyle terekeye iadesine karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2020/9950 E. 2021/9123 K. sayılı onama kararı ile kesinleştiği, Tokat C.Başsavcılığı'nın 2017/2107 Soruşturma numaralı dosyasında dosya davalıları ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, ilgili kararın Tokat 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2017/6692 D.İş. Sayılı itirazın reddi kararı ile kesinleştiği, somut olayda vekaletnamenin kötüye kullanılmasından manevi zarar görenin muris ... olduğu, murisin sağlığında davalılara karşı buna ilişkin herhangi bir manevi tazminat davası açmadığı, TMK'nın 25/4. maddesine göre manevi tazminat isteminin mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçemeyeceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalıların vekaletnameyi kötüye kullanarak doğrudan müvekkili davacıya zarar verme kastıyla hareket ettiklerini, davalıların vekaletnameyi kötüye kullanarak terekeye ait olan parayı haksız ve hukuksuz yere kendi hesaplarına geçirdiklerini, bu nedenle mirasçı olan müvekkili davacının terekeden daha az bir pay almasını istediklerini, bu durumun da müvekkili davacıda kendi akrabaları tarafından dolandırıldığı hissi ile tarifi güç ızdıraplara neden olduğunu, müvekkilinin bu olay karşısında kimseye güveninin kalmadığını ve içine kapanık bir ruh haline büründüğünü, akrabaları tarafından dolandırılma duygusu ile psikolojik olarak büyük bir buhran yaşadığını, müvekkili davacının kişiliğine yönelik ağır bir saldırıda bulunulduğunu ve kişilik hakkının zedelendiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ile gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların durumu ağırlaşan ...'ın vefat edeceğini anladıkları zaman vekaleti kötüye kullanarak müteveffanın bankada bulunan parasının terekeye geçmesine mani olmak ve dolayısıyla müvekkilini zarara uğratmak amacıyla söz konusu parayı kendi hesaplarına geçirdiklerini, ortada haksız bir fiil, manevi zarar ve illiyet bağı mevcutken ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin bu şekilde ret kararı vermesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin kişiliğine yönelik ağır bir saldırıda bulunulduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalılar tarafından vekaletin kötüye kullanılması neticesinde zarara uğrayan davacının manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 58 inci maddesi. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.