Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3696 E. 2023/13879 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3696
Karar No
2023/13879
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/75 E., 2021/467 K. DAVA TARİHİ : 25.07.2012 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait konutun 09.11.2011 tarihinde meydana gelen depremde hasar gördüğünü, oluşan hasarın davalının sorumluluğunda bulunduğunu açıklayıp 15.584,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın poliçe tanzimi sırasında hasarlı olduğunu bu nedenle talebin poliçe teminat kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2015 tarihli kararıyla davanın kabulüne, 15.584,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.10.2019 tarih, 2016/15056 esas, 2019/9959 karar sayılı ilamı ile mahkemece, davalının savunmalarında bildirdiği delillerin toplanarak, özellikle de; davacının meskeni ile aynı sitede/binada bulunup da 23.10.2011 tarihli depremde orta veya ağır hasarlandığı iddia edilen meskenlere ilişkin hasar dosyalarının ve bu meskenler hakkında resmi makamlarca yapılmış tespit dosyalarının da getirtilerek davalının savunmaları doğrultusunda bir araştırma yapılması, yapılan bu araştırmalar neticesinde davaya konu meskenin poliçe tanziminden önce az hasarlı olduğunun tespit edilmesi halinde, depreme riskli bölgede, poliçe tanziminden kısa süre önce de büyük ölçekli depremin olduğu da gözetilerek poliçe tanzimi sırasında sigorta şirketinin de gerekli araştırmaları yapmayarak kusurlu olduğunun düşünülmesi, 23.10.2011 tarihli depremde az hasarlı olduğunun tespit edilmesi halinde oluşan az hasara ilişkin zararın yapılacak hesaplamada indirim sebebi olarak gözetilmesi gerektiği hususlarında araştırma yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek" üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir. bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma neticesinde " ...Davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmeye göre davalı taraf sözleşme tarihinde sigorta ettirilen şeyin hasarsızlığını kabul etmiştir. Ancak savunmasını ispata matuf delillerini de sunmuş mahkememizce bu deliller toplanılmış davacının sigorta ettirdiği bağımsız bölüm binada başkasına ait bağımsız bölümde deprem sırasında hasarlar oluştuğu, bu hasarların her bağımsız bölümde farklılıklar gösterdiği, kimisinde hafif, kimisinde orta ve bir kısmında da ağır şekilde görüldüğü, davacının bağımsız bölümündeki hasarın ilk deprem sırasında hangi derece olduğunun gelinen aşamada tespitinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporuyla da oluşmuş hasarın 23.11.2011 tarihindeki depremde mi yoksa 09.11.2011 tarihindeki depremde mi oluştuğu, yapılan tespitlerin ikinci depremden sonra yapıldığı hususuna dikkat çekilerek, davalının savunmasına itibar edilmesinin ve doğru olduğunun kabulü bu nedenle mümkün görülmemiştir. Poliçenin düzenlendiği sırada sigortacının sigorta ettirileni gidip yerinde görmeden işlem yaptığı, bu nedenle kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Sonuç olarak taraflara oluşan hasarda müterafik kusur yüklenmelidir. Çünkü dava konusu ile ilgili her iki tarafın da ihmali davranış kusurlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının davasını talep artırma istemine göre makul bir miktar indirmek suretiyle ..." davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, mahkemece hiçbir ölçü gözetilmeden takdiri indirim yapıldığını, indirimin hak ve nesafet kuralına aykırı olduğunu, davacının kusuru olmayıp zararın doğal bir afetten kaynaklı olduğundan takdiri indirim uygulanmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya ait davalıya zorunlu deprem sigortası ile sigortalı konutta deprem nedeniyle oluşan hasar bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Davacı 269,85 TL O.H. 80,70 TL P.H. 189,15 TL Kalan

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3696, K. 2023/13879, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3696-e-2023-13879-k-bd11c88d1a0e