Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/352 E. 2024/11464 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/352
- Karar No
- 2024/11464
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1464 E., 2021/1570 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/228 E. 2021/252 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ...'ın evli oldukları ve müşterek çocuklarının bulunduğu dönemde, davalı ... ile davalı ... arasında evlilik dışı birliktelik yaşandığı ve davacı tarafından bu durumun öğrenilmesi üzerine müşterek çocuklar aleyhine soybağının reddi davası ile davalı ...'a karşı boşanma davası açıldığını, soybağının reddi davası kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 07.04.2014 tarihli raporuna göre müvekkilinin, müşterek çocuklardan yalnızca birinin biyolojik babası olduğu, ancak diğer dört çocuğun biyolojik babasının olmadığının tespit edildiğini ve aynı dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumunun 18.05.2015 tarihli raporu ile bu dört çocuğun biyolojik babasının davalı ... olduğunun ortaya çıktığını, davacının uzun yıllar bu çocukları da kendi çocuğu olarak düşündüğünü, onların büyümesi ve yetişmesi için her türlü maddi ve manevi imkanı sağladığını, müvekkilinin manevi zarara uğradığını ve maddi zararının da bilirkişi marifetiyle yaklaşık olarak tespit edilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın ve 500,00 TL maddi tazminatın 16.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini, maddi tazminat talebi yönünden 57.172,40 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının evlilik birliği içinde doğan dört çocuğunun babasının, biyolojik olarak davalı olduğunun sabit olduğunu, ancak bu durumdan dolayı davacının maddi ve manevi tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, davacının eşine karşı açmış olduğu boşanma davasında maddi ve manevi tazminat talepleri reddedildiğinden, aynı sebeplere dayanarak tekrar tazminat isteminde bulunmasının tazminatın bölünmezliği ilkesi gereği hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nun, davacıya karşı haksız eyleminin bulunmadığı, bu nedenle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, davalı ...'ın davacıya karşı haksız eylemi nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, alınan bilirkişi raporuna göre dört çocuk için yapılan yetiştirme gideri toplamının 57.172,40 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davalı ... bakımından maddi tazminat talebinin kabulü ile 57.172,40 TL maddi tazminatın 16.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, davalı ... bakımından manevi tazminat talebinin kabulü 90.000,00 TL manevi tazminatın 16.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, davalılardan ...'ya yönelik maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı ... yönünden reddedilen maddi ve manevi tazminat taleplerine ve hükmedilen vekalet ücretine ilişkin istinaf isteminde bulunulduğu, davalı ... yönünden davanın reddine karar vermiş olmasında herhangi bir isabetsizlik olmadığı, ancak anılan davalı yönünden maddi ve manevi tazminat davasının tamamen reddi nedeniyle hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre vekil ile temsil olunan davalı ... yararına reddedilen maddi ve manevi tazminat davaları için ayrı ayrı 4.080,00 TL vekalet ücretine takdir edilmesi gerekirken bu düzenlemelere aykırı olacak şekilde davalı ... lehine daha fazla miktarda vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücretine yönelik istinaf istemi bakımından kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... bakımından maddi tazminat talebinin kabulü ile 57.172,40 TL maddi tazminatın 16.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, davalı ... bakımından manevi tazminat talebinin kabulü 90.000,00 TL manevi tazminatın 16.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, davalılardan ...'ya yönelik maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının soybağı reddedilen dört çocuk nedeniyle bakım, harcama ve yetiştirme giderine ilişkin maddi zararından, çocukların biyolojik babası olan davalı ...'nun da sorumlu olduğunu, bunun yanında davacının manevi zararının da oluştuğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... yönünden bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının eski eşi olan ...'ın bu evliliğin devamı sırasında, diğer davalı ... ile evlilik dışı birliktelik yaşaması sonucu doğan çocukların, soybağının reddi davası ile biyolojik babalarının davalı ... olduğunun tespitine kadar geçen sürece ilişkin olmak üzere davacı tarafından baba sıfatıyla bu çocukların bakımı, eğitimi ve korunması için yapılan giderlere yönelik maddi tazminat istemi ve bu olayın davacı üzerinde oluşturduğu acı ve elemin karşılığı olarak manevi tazminat istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Babalık karinesi” başlıklı 285. maddesine göre evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. TMK’nın 286. maddesinde ise soybağının reddi davası açılarak babalık karinesinin çürütebileceği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 327. maddesinde “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.”; 328. maddesinde ise “Ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” şeklinde düzenlemeler mevcuttur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50/2. maddesinde ise "Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. " hükmü düzenlenmiştir. TBK'nın 58. maddesinde ise “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi yer almaktadır. Dosya kapsamına göre soybağının reddi davası ile çocukların davacıdan olmadığı ve biyolojik babalarının davalı ... olduğu tespit edilinceye kadarki dönemde, davacının TMK’nın 327. ve 328. maddeleri gereğince, velâyet hakkına sahip olan baba sıfatıyla çocukların bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderleri karşılamış olması hayatın olağan akışına uygundur. Davacının kendinden olduğunu sandığı çocuklar için gelişim süreçleri boyunca masraf yaptığı sabit olup davacının bu giderleri olayda kusurları bulunmayan çocuklardan isteme imkanı bulunmasa da çocukların biyolojik babası olan davalılardan ...'dan tazminini isteyebilir. Zira, davalı tarafından yapılması gereken harcamalar, durumdan haberi olmayan davacı tarafından yapılmıştır. Davacının maddi zararının tam olarak kanıtlanması ve tespiti mümkün değilse de TBK'nın 50/2 maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir miktar belirlenmesi mümkündür. Bu bağlamda alınan 07.01.2021 tarihli bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür. Bunun yanında, davalı ...'nun bu eylemi nedeniyle davacının yıllar boyu kendisinden olmayan çocuklar ile duygusal yakınlık kurduğu, bu durumun kendisinden gizlendiği ve uzun bir süreç boyunca devam ettiği, davacı ve davalının bulunduğu çevrenin sosyal ve kültürel özellikleri de göz önüne alındığında davacının TBK'nın 58. maddesi bağlamında manevi zarara uğradığı da anlaşılmaktadır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler göz önüne alındığında, maddi tazminat hesaplamasına ilişkin 07.01.2021 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak ve manevi tazminat istemi yönünden de davacının bu olay nedeniyle manevi zarara uğradığı gözetilerek takdir edilecek uygun miktarda tazminata hükmedilmesi ve bu şekilde davanın, davalı ... yönünden de kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine ilişkin hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.11.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı ...'nun eyleminin doğrudan davacıya karşı yapılmış bir eylem niteliğinde olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmayıp onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.