Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3474 E. 2023/7577 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3474
Karar No
2023/7577
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/107 E.- 2022/9104 K. SAYISI : 2022/İHK-3462 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü- İtirazın Reddi SAYISI : 2021/153833 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ile davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince tarafların itirazlarının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı 22.04.2020 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 153.280,14 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.974,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 160.254,24 TL 'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun olmayan başvuru nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, sürücü ve yolcuların tamamının alkollü olması nedeniyle davacı yönünden alkollü kişinin aracına binmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, başvuru belgelerinin davalıya usule uygun şekilde tebliğ edilmediğini, bu nedenle davacı lehine delil olarak sayılamayacağını, başvuru tarihinden itibaren ancak yasal faiz talep edilebileceğini, davalının yalnızca kaza tarihi itibariyle ve poliçe limiti itibariyle zarardan sorumlu olduğunu, davalının halefiyet ve rücu hakkının saklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davalıca sigortalı araç sürücüsünün 0,93 promil alkollü olduğunun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu, sigortalı araçta yolcu olan davacı yönünden alkollü kişinin aracına binmesi nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 128.300,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacının sürücü ile arkadaş olduğunu, ancak davacının araca binmeden sürücünün alkollü olduğunu bilmediğini, zira sürücünün yolda seyir halindeyken alkol aldığını, gece saatte araçtan inilmesinin davacıdan beklenemeyeceğini, bu nedenle müterafik kusur indiriminin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, kusur tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davalının sadece sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu tutulabileceğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre başvuru sahibi ile sürücünün arkadaş olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle başvuru sahibinin sürücünün alkollü olduğunu bildiği kabul edilmelidir. Alkolün araca bindikten sonra içilmiş olması durumu değiştirmemektedir. Bu nedenle başvuru sahibi vekilinin itirazının reddi gerekmiştir. Kaza tespit tutanağında, araç sürücüsü tehlikeli viraja alkolün etkisi ile hızını azaltmadan girmesi sebebi ile kazanın tek taraflı olarak meydana geldiği, kazada araç sürücüsünün kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Başvuru sahibi ise yolcu konumunda olup dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre kazada ortak kusurunun olduğu tespit edilememiştir. Davalı ..., bu hususa ilişkin herhangi bir kanıt da sunmamıştır. Hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapılmasının yerinde olduğu, Yargıtay'ın yerleşik ve güncel kararlarının da bu yönde olduğu, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de yerinde olduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle tarafların itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; olayda hatır taşıması söz konusu olduğunu ve tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini ve reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olduğu davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 22.04.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararı gereğince davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, hatır def'inin ancak cevap dilekçesi ile ileri sürülebilmesine ve davalı tarafından sunulan 19.07.2021 tarihli cevap dilekçesinde hatır def'inin ileri sürülmediğinin anlaşılmasına, cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen hatır def'inin temyiz aşamasında dikkate alınamayacak olmasına, itiraz aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyizde ileri sürülemeyecek olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, Uyuşmazlık Hakem Heyetince fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması ve buna yönelik davalı vekilinin itirazının reddi doğru değildir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile ... kararının hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “16.138,50 TL” ibaresi çıkarılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3474, K. 2023/7577, T. 06.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3474-e-2023-7577-k-31b36906ffa5