Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3377 E. 2024/7449 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3377
- Karar No
- 2024/7449
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3805 E., 2021/2268 K. DAVA TARİHİ : 09.02.2018 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü-Davalı Generali Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/136 E., 2019/933 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Generali Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Generali Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.08.2013 tarihinde müvekkili tarafından trafik poliçesi sigortalı aracın 26.03.2013-26.03.2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalandığını, ...'in sevk ve idaresindeki aracın seyir halinde iken müvekkilinin sigortalısı araçla çarpışması sonucu ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sonucu karşı araçta bulunan sürücü ... ve ...'in vefat ettiğini, kaza sonrası Ceyhan Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan tutanakta davalıların araç sahibi ve sigortacısı olduğu aracın asli kusurlu, müvekkili şirkete sigortalı aracın ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, vefat eden ...ve ...'in mirasçılarının müvekkili şirket aleyhine Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/469 E. sayılı dosyası ile tazminat davası açtıklarını, Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/469 E. 2017/106 K. sayılı ilamı doğrultusunda müvekkili şirketin 267.948,23 TL ödeme yaptığını, dava konusu olayda müvekkili şirketin sigortalısı 33 HV 499 plakalı aracın %15 oranında davalı ... şirketine sigortalı 01 YG 083 plakalı aracın %85 oranında kusurunun bulunduğunu, buna göre kusur oranı dikkate alındığında müvekkili şirket tarafından 227.755,99 TL'nin fazladan ödendiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile kusur oranına göre müvekkilinin fazla ödediği 227.755,99 TL'nin ödeme tarihi olan 27.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Generali Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; 01 YG 073 plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu poliçeye göre müvekkilinin teminatının maddi hasarlarda araç başına azami 22.500,00 TL sakatlanma ya da ölüm halinde ise şahıs başına azami 225.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin poliçelerden kaynaklanan sorumluluğunun azami teminat limiti dahilinde gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı ... şirketinin tazminat ödemesi yaptığı kişilerden birisinin 01 YG 073 plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesinin sigortalısı ve işleteni olduğunu, ...'in işleten ve sigortalı olduğunu, dolayısıyla gerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 92 nci maddesi uyarınca işletenin sigortalının taleplerinin teminat dışı olduğunu, sigortacının poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'ya göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin taleplerin kaza tarihi itibariyla geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunu, ...'in üçüncü şahıs değil doğrudan sigortalı ve işleten olduğunu, bu nedenle davacı ... şirketinin işleten müvekkili sigortalısına ödediği tazminatın müvekkili sigorta şirketine rücu etme imkanının bulunmadığını, bu nedenlerle davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sigortacının rücu hakkının 2918 sayılı KTK'nın 95/2 nci maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin hallerin üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirene rüce edebileceğini, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacının bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebileceğini, trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat isteminin sigortacının davayı ancak kendisi ile sözleşme yapan akidine karşı açabileceğini, müvekkili ile davacı arasında yapılmış herhangi bir sigorta poliçesi olmadığından davacı tarafından müvekkili aleyhine dava açılamayacağını, bu nedenlerle davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işleten dışındaki kişilerin sorumluluğunun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine dayanan bir kusur sorumluluğu olduğu, motorlu araç sürücüsünün sorumluluğunda zarar ve nedensellik bağının yanında kusur unsurunun varlığının gerektiği, davacı şirkete sigortalı aracın sürücüsü Şaban Zengin' in tali kusurlu ve %15 oranında olduğu ve davalı şirkete sigortalı 01 YG 073 plakalı aracın sürücüsü Taner Tireng’ in asli kusurlu ve %85 oranında olduğu, Karayolları Trafik Kanunu uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesinin gerekli olmayıp karayolu ile bağlantısı olan karayolu sayılan yerde meydana gelmesinin yeterli olduğu bu kapsamda somut olayda kazanın şantiye sahasında gerçekleşmiş olmasının Karayolları Trafik Kanunu'nun 2/a maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmediği, yapılan ödemenin sigortacılık mevzuatına uygun bir ödeme olduğu, bu sebeplerle; davacı ... şirketinin sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği destekten yoksun kalma bedelini kazaya sebebiyet veren davalı zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini akdeden davalı ... şirketinden ve işletenden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472 nci maddesi ile poliçe genel şartı gereğince rücu edebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 227.755,99 TL'nin 27.07.2017 ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Generali Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Generali Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davanın başından itibaren, davacı sigortacının tazminat ödemesi yaptığı kişilerden birisi olan ...'in, müvekkili sigorta şirketinin trafik sigortalısı olduğunu ısrarla beyan ettiklerini, davacı ... şirketinin, destekten yoksun kalan ...'e maddi tazminat ödemesini yaptıktan sonra bu ödenen tutarı, ...'in trafik sigortacısı olan müvekkiline rücu etmesinin mümkün olmadığını, trafik sigortacısının, trafik poliçesinde tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, 3. şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin taleplerin kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunu, diğer davalı ...'in müvekkili şirket yönünden 3. şahıs olmadığını, doğrudan müvekkili sigorta şirketinin trafik sigortalısı ve işleten kişisi olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 88 inci maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesi ile birden fazla kişinin zararı tazminle yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumluluk ilkesi benimsendiği, Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/469 Esas ve 2017/106 Karar sayılı ilamındaki davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, kaza tarihinde yürürlükte Trafik Sigortası Genel Şartları ile Yargıtay içtihatları gereğince salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkı olduğu, sürücü olan desteğin trafik kaza neticesinde vefat ettiği, vefat eden ... mirasçılarının, zarar gören 3. kişi konumunda bulundukları, bu nedenle murisin kusurunun, davacılara yansıtılamayacağı, destekten yoksunluk zararını, davalı taraftan talep edebilecekleri gerekçesiyle davalı Generali Sigorta A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b/1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Generali Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Generali Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle başvurunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2918 sayılı KTK'nın 95/2 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B-4.b maddesi. 3. Değerlendirme: Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu olmasına göre davalı Generali Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı Generali Sigorta A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı Generali Sigorta A.Ş.'ye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.