Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3267 E. 2023/7764 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3267
Karar No
2023/7764
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1031 D.İş, 2021/1179 K. SAYISI : 2021/İHK-35569 HÜKÜM/KARAR : Davacının itirazının kabulü ile karar kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulüne SAYISI : K-2021/130542 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile karar kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.11.2018 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, bisiklet kullanan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını, davacının kazada bir kusuru olmadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 10.12.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini toplam 66.579,61 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi dosya kapsamında bulunmayıp ... kararına göre; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik talebinin teminat kapsamı dışında olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, soruşturma dosyası incelenerek uzlaşma bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; soruşturma dosyasında uzlaşma sağlanması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, taraflar arasında zararın giderilmesi sonucu tazminat davası açılamayacağı, bu nedenle taraflar arasındaki ihtilaflı diğer hususların incelenmesine yer olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kazanın 05.11.2018 tarihinde meydana geldiği, maluliyet raporunun 20.04.2021 tarihinde düzenlendiği, uzlaşma raporundaki beyan nazara alındığında kalıcı iş göremezlik zararı ve diğer zararlar konusunda bir görüşme yapılmadığı, uzlaşma sürecinde dava konusu zararın belirli olmadığı, uzlaşma teklifinde uzlaşmanın mahiyeti ve hukuki sonuçları konusunda hangi açıklamaların yapıldığına ilişkin herhangi bir tutanak bulunmadığı, matbu ifadelerle yalnızca sürücü hakkında yapılan uzlaşmanın sigorta şirketi veya işleteni korumayacağı, uzlaşma tutanağındaki edimin 1.000,00 TL olup davacının bu süreçte sürekli iş göremezliğe ilişkin zarardan haberdar olmadığı, sigorta şirketinin uzlaşmanın tarafı olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın 2018 ve uzlaşmanın 2019 yılında gerçekleştiği, davacının sürekli iş göremezliğini gösteren raporun ise 2020 yılında gündeme geldiği nazara alındığında henüz ortaya çıkmamış bir zarardan önceden vazgeçilmesinin hukuken mümkün olmadığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 111 inci maddesi uyarınca uzlaşmanın geçersizliğini kabul etmek gerektiği, işin esasına girildiği, davalı taraf maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre düzenlenmediğini ileri sürmüş ise de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında maluliyeti belirlemek için aynı cetvelin kullanılmakta olduğu, raporun hükme esas alındığı, davalı tarafından kusur oranlarını değiştirecek nitelikte somut bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davacının itirazının kabulü ile karar kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulü ile 56.013,93 TL sürekli ve 7.303,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 3.261,94 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 66.579,61 TL tazminatın 17.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaşma nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, davacının maluliyeti bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, hesaplamanın %1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı zararından davalının sorumlu olmadığını, tam vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, bisiklet kullanan davacıya 05.11.2018 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 166 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 3. Değerlendirme 1. 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (17) ve (19) numaralı bentleri şöyledir: "(17) Cumhuriyet Savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder." "(19) Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." Bu düzenlemelere göre uzlaşmanın sağlanması hâlinde davacının soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açma hakkı ortadan kalkar. Uzlaşma tutanağı da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında alacaklının, borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesinin diğer borçluları da ibra edilen iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtaracağı düzenlenmiştir. İbranın diğer müteselsil borçlulara etkisine ilişkin bu özel hükümle alacaklının sadece bir borçluyu ibra etmesi üzerine, ibra ettiği borçlunun iç ilişkideki payı kadar, diğer borçlulara karşı da alacak hakkını kaybedeceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda; 05.11.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/1663 soruşturma numaralı dosyasında, davacının davalı araç sürücüsü ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi kapsamında uzlaştığı, kazadaki yaralanma nedeniyle tarafların uzlaştıklarına dair uzlaşma tutanağı düzenlendiği, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca araç sürücüsü hakkında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle uzlaşma tutanağının ilam mahiyetinde olduğu ve tutanağın aksinin de aynı kuvvetteki delillerle ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3267, K. 2023/7764, T. 12.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3267-e-2023-7764-k-170892af3a8a