Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3190 E. 2024/1156 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3190
Karar No
2024/1156
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/42-2022/42 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-43784 DAVA TARİHİ : 25.06.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/168129 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat Bahar Bozkurt geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.04.2020 tarihinde davacı sürücünün sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyir halindeyken plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen kamyonetin, davacının aracına çarpıp olay yerini terk ettiğini, meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 01.12.2020 tarihinde 26.117,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediğini, ödemenin eksik ve yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini toplam 123.654,61 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 01.12.2020 tarihinde 26.117,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediğini, davalının davacının zararını karşıladığını, ödeme tarihindeki verilerle yapılan hesaplama ile davalının davacıya ödediği tazminatın yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMMS poliçesi yaptırma yükümlülüğünün davacı tarafından somut delillerle ispat edilememiş olduğundan başvurunun reddi gerektiğini, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacının kaza esnasında kask ve koruyu ekipman kullanmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının tahkim başvurusundan önce davacıya % 75 kusur oranına göre kısmi ödeme yaptığı, buna göre davalının plakası tespit edilemeyen sürücünün kazanın meydana gelmesinde % 75 oranında kusurlu olduğunu kabul ettiği, davacının kusur oranı hakkında itirazı olmadığı, bu nedenle yeniden kusur tespiti yapılmasına yer olmadığı, davacının dosyaya sunduğu rapordaki % 11,2 maluliyet oranı üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, ödeme tarihindeki verilere göre davalının kısmi ödemesinin yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin rapor tarihinde hesaplanan tutardan mahsup edilmesi suretiyle bakiye tazminatın hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 108.188,43 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.310,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 5.155,39 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 123.654,61 TL tazminatın 25.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 15.697,19 TL tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; ıslahla artırılan kısım bakımından davanın zamanaşımına uğradığını, davalının davacıya 01.12.2020 tarihinde 26.117,00 TL tazminat ödediğini, davacının zararının karşılandığını, davacının bakiye tazminat talebinin reddine karar verilmesi, ödeme tarihindeki verilerle yapılan hesaplama ile davalının davacıya ödediği tazminat arasında fahiş bir farkın bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMMS poliçesi yaptırma yükümlülüğünün davacı tarafından somut delillerle ispat edilememiş olduğunu, davacının tahkimden önce davalıya usulüne uygun hazırlanmış bir sağlık kurulu raporu sunmaması sebebiyle başvuru şartının yerine getirilmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, davacının fiilen bakıcı tuttuğunu delillerle ispat edemediğini, SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa araştırılıp tazminattan mahsup edilmesi, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faize göre yapılması, davacının kaza esnasında koruyucu ekipman kullanmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacının gerekli belgeler ile usulüne uygun şekilde tahkimden önce davalıya başvuru yaptığı, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu, progresif rant ve % 0 teknik faize göre usulünce hesaplandığı, ödeme tarihindeki verilere göre davalının kısmi ödemesinin yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin rapor tarihinde hesaplanan tutardan mahsup edilmesi suretiyle bakiye tazminatın tespit edildiği, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında davalının sorumlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsünün kaza esnasında kask takmadığının anlaşıldığı, ancak davacının baş bölgesinden yaralanmaması karşısında müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulünce hazırlandığı, dosya kapsamındaki trafik kazası tutanağına göre kazaya karışan aracın plakasının belirlenemediği, davalının aracın plakası ve sigorta bilgilerine ilişkin delil sunamadığı, buna göre davalı vekilinin plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve trafik sigortası yaptırma yükümlülüğünün ispatlanması yönündeki itirazının yerinde olmadığı, davacı lehine AAÜT'ye göre tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı, ödeme tarihindeki verilere göre davalının kısmi ödemesinin yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin rapor tarihinde hesaplanan tutardan mahsup edilmesi suretiyle bakiye tazminatın hesaplandığı, olaya ilişkin trafik kazası tespit tutanağının kolluk görevlilerince hazırlandığı, davacıya çarpan aracın firari olduğunun tespit edildiği, sürücünün tespit edilemediği, kaza tarihli hastane evraklarına göre davacıya trafik kazasında yaralanma şikayeti ile acil serviste müdahalede bulunulduğu, davacının kaza tarihi itibariyle polis merkezinde şikayetçi olduğu, buna göre plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kazaya sebep olduğu anlaşılmasına göre davalı ... Hesabının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacının tahkimden önce gerekli belgeler ile davalıya usulüne uygun başvuruda bulunduğu, davalının davacıya kısmi ödeme yaptığı, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olduğu, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, progresif rant yönetimine göre hesaplama yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacının kazada bacağının kırıldığı, davacının yaralandığı bölge ile kask arasında illiyet bağı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılamayacağı anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 24.04.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3190, K. 2024/1156, T. 06.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3190-e-2024-1156-k-1c2ae2f15926