Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3152 E. 2023/7811 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3152
Karar No
2023/7811
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/110 Değişik İş, 2022/102 Karar SAYISI : 2022/İHK-2709 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/ İtirazın Reddi SAYISI : K-2021/160885 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 17.09.2018 tarihinde davalıya ... poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı kazadan dolayı müvekkillerinin desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak davacılardan her biri için şimdilik 5.000,00’er TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile taleplerini davacılardan ... için 20.084,46 TL, ... için 16.739,71 TL, ... için 24.378,74 TL, ... için 37.254,48 TL, ... için 57.496,06 TL olmak üzere toplam 155.953,45 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur raporu alınması gerektiğini, istiap haddinin aşıldığını, kaza esnasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile davacılardan ... için 20.084,46 TL, ... için 16.739,71 TL, ... için 24.378,74 TL, ... için 37.254,48 TL, ... için 57.496,06 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kusur raporu alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müteveffanın davacılara destek olduğunun davacılar tarafından ispat edilmesini, davacıların elde ettiği kazanımların belirlenmesi ve tazminattan indirilmesini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 32 inci maddesi kapsamında davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesini, tazminat hesabının aktüer uzmanı tarafından yapılmasıni, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kaza esnasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu, müteveffanın emniyet kemeri takmamasının vefat etmesinde ne derece etkisi olduğunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini, hükmedilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını, davacılar lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu tek taraflı trafik kazasında kaza tutanağına göre sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, desteğin yolcu konumunda olduğu, buna göre % 100 kusur oranına göre tazminatın hesaplanmasının isabetli olduğu, kaza tutanağına göre desteğin emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenmediği, müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine AAÜT'ye göre tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kusur raporu alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müteveffanın davacılara destek olduğunun davacılar tarafından ispat edilmesi, davacıların elde ettiği kazanımların belirlenmesi ve tazminattan indirilmesini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 32 inci maddesi kapsamında davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesini, tazminat hesabının aktüer uzmanı tarafından yapılması, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kaza esnasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu, müteveffanın emniyet kemeri takmamasının vefat etmesinde ne derece etkisi olduğunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini, hükmedilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını, davacılar lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ... Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı . 3. Değerlendirme 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacılardan ... için 20.084,46 TL, ... için 16.739,71 TL, ... için 24.378,74 TL, ... için 37.254,48 TL tazminata hükmedilmiş olup karara davalının yapmış olduğu itiraz, İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. Dosya içeriğine göre davalı tarafından davacılardan ..., ..., ..., ...'a yönelik temyize konu edilen miktarlar sırasıyla 20.084,46 TL, 16.739,71 TL, 24.378,74 TL, 37.254,48 TL olup kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davaya konu tek taraflı trafik kazasında kaza tutanağına göre sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, desteğin yolcu konumunda olduğu, buna göre % 100 kusur oranına göre tazminatın hesaplanmasının isabetli olduğu, dosya kapsamına göre davaya konu kazada desteğin ölümünden dolayı davacılara rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, tazminat hesabının progresif rant yöntemine göre yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğu, kaza tutanağına göre desteğin emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenmediği, kazada sigortalı aracın uçurumdan yuvarlandığı, desteğin emniyet kemeri takıp takmamasının zararın meydana gelmesine veya artmasına sebep olduğuna ilişkin dosyada delil bulunmadığı, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılamayacağı anlaşılmasına göre, davalı vekilinin davacılardan ...'a yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı ... lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan ..., ..., ..., ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan ...'a yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan ...'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının hüküm fıkrasının 5.3. numaralı bendinde yer alan “8.274,49 TL” ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3152, K. 2023/7811, T. 12.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3152-e-2023-7811-k-b463656b06f9