Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3035 E. 2023/7435 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3035
Karar No
2023/7435
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1127 E., 2021/1937 K. HÜKÜM/KARAR : Davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, kaldırma sebebine göre davacıların istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına İLK DERECE MAHKEMESİ : Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/734 E., 2021/317 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, kaldırma sebep ve şekline göre davacıların istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Davacılar ... ve ...'ın her biri 50.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş; İlk Derece Mahkemesince anılan davacılar lehine 30.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmiş; taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı ... ve ... lehine ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Dosya içeriğine göre davacılar ... ve ... yönünden hüküm altına alınan/reddedilen ve temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacılardan ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin ve davalı vekilinin bu davacılara yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar ... ve ... vekilinin ve davalı vekilinin bu davacılara yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 12.07.2016 tarihinde davacılardan ...'ın kullandığı araçla, davalıya manevi tazminat klozu içerir Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olan şehirlerarası otobüsün karıştığı kaza sonucu davacı ...'nın yaralanarak %98 oranında malul kaldığını belirterek davacı ... için 250.000,00 TL manevi, davacı ... için 150.000,00 TL manevi, davacı ... ve ...'ın her biri için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren, kabul edilmediği takdirde arabuluculuk sürecinin bittiği tarih olan 10.09.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle bilikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, artan mali sorumluluk sigortası klozu bakımından teminat limiti kombine tek limit olup sınırsız olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunulduğunu, kusur oranlarının tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesine dosyanın sevki gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılardan ...'ın trafik sigortacısı aleyhine maddi tazminat talebiyle açılan davanın kesinleştiği, bu dosyada alınan maluliyet ve kusur raporlarının davalıya tebliğ edildiği, kusur raporu yeterli görüldüğünden yeni bir rapor alınmadığı, davacı ...'nın %98 oranındaki maluliyeti ve davalının %25 oranında kusurlu olması gözetilerek manevi tazminata hükmedildiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL, davacı ... ve davacı ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminatın 10.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiğini, reddedilen kısım için yargılama giderlerinin oranlanmaması ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacılar lehine hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, hükme esas alınan kusur ve maluliyet oranına ilişkin raporlar Adli Tıp Kurumunca incelenmeden hüküm tesis edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince açıkça yeniden kusur ve maluliyete ilişkin rapor alınması talebinde bulunulmayıp hükme esas alınan raporların Adli Tıp Kurumunca denetlenmesinin istenildiği, aynı kaza nedeniyle açılan maddi tazminat dosyasında alınan ve somut olaya uygun düşen raporlar uyarınca karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafından tanzim edilen sigorta poliçesi kapsamında ve artan mali sorumluluk manevi tazminat klozu kapsamında manevi zararın sınırsız şekilde teminat altına alındığı, davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı, ancak somut olayda kusur durumu, zararın niteliği dikkate alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yüksek olması nedeniyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararının sebep ve şekline göre davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... ve Batuhan için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın 10.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusuna konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusuna konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından manevi tazminat klozu içerir Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan şehirler arası otobüs ile davacılardan ...'ın sevk ve idaresindeki otomobilin 12.07.2016 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün ve ağır bedensel zarar nedeniyle eş ve çocuklarının manevi tazminat taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ıncı maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan 03.03.2020 tarihli heyet raporunda hem kaza tespit tutanağı hem ceza dosyasında mahallinde yapılan keşfe dayalı düzenlenen kusur raporu hem de dosyaya davalı tarafından ibraz edilen kusur raporunun değerlendirilmesi karşısında bu rapordaki kusur oranının benimsenmesinde isabetsizlik görülmemesine, davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi karşısında davacıların bu yöne ilişkin temyizinde hukuki yararı bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekilinin bu davacılara yönelik temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR A. Davacılar ... ve ... Vekili ile Davalı Vekilinin Bu Davacılara İlişkin Temyizleri Yönünden Davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekilinin davacılar ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davacılar ... ve ... vekili ile Davalı Vekilinin Bu Davacılara İlişkin Temyizleri Yönünden Davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekilinin bu davacılara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılar ... ve ... ile davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3035, K. 2023/7435, T. 05.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3035-e-2023-7435-k-43b9457d3a30