Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2630 E. 2023/9105 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2630
- Karar No
- 2023/9105
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/88 - 2022/85 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK - 3706 HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Kısmen Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/163699 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı araç ile davacı idaresindeki aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını, dosyaya sunulan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından hazırlanan 10.11.2020 tarihli raporda davacının maluliyet oranının %15.2 olarak belirlendiğini, sigorta şirketi tarafından 45.000,00 TL tazminat ödendiğini ancak yapılan bu ödemenin eksik olduğunu, bakiye tazminat için yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 02.10.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini toplam 165.386.80 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk tutanağının ilam niteliğinde olması nedeniyle davanın reddi gerektiği, belirsiz alacak davası açmanın mümkün olmadığı , eksik evrakla başvuru yapıldığını, kusuru ve maluliyeti kabul etmediklerini, davacının herhangi bir ödeme alıp almadığının ve uzlaşma hususunun araştırılması gerektiğini, ticari faiz işletilemeyeceğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının maluliyetinde %10 oranında artış olduğu belirtilerek aldırılan hesap bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın kısmen kabulüne 157.682.50 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; arabuluculuk tutanağı ilam niteliğinde olduğundan davanın reddi gerektiğini, sunulan raporun usule uygun olmadığını, 1,8 faiz oranı esas alınarak hesap yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabuluculuk tutanağına göre daha önce geçici iş göremezlik bakıcı gideri tedavi gideri tazminatını kapsayacak şekilde ödeme yapıldığı, sunulan rapordan anlaşılacağı üzere davacının maluliyetinde artma olduğunun anlaşıldığı bu nedenle sürekli iş göremezlik talepleri dışındaki taleplerin reddine karar verildiği, hesap raporunun usule uygun olduğu gerekçesiyle diğer itirazların reddine ancak vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiği belirtilerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara davalı vekilinin yaptığı itirazın kısmen kabulü ile hükmün, (3) no.lu bendindeki “18.929,84 TL” ibaresinin karardan çıkarılması ile yerine “5.100,00 TL ” ibaresinin eklenmesi sureti ile kararın düzeltilmesine, kararın diğer bölümlerinin aynen icrasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; arabuluculuk tutanağının ilam niteliğinde olduğunu, eksik evrakla başvuru yapıldığını, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, oranın kaza ile illiyetinin irdelenmediği, oranın yüksek olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 faiz oranına göre hesap yapılması gerektiğini, aksi kanaatte ise 1,65 oranın uygulanması gerektiği, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, İtiraz Hakem Heyeti kararının itiraz masrafına ilişkin bendinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacaktır. Gelişen durumun varlığı halinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir. Davacı tarafça dava açılırken sunulan ve hükme esas alınan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından hazırlanan raporda; kişinin diz bölgesindeki kırık nedeniyle hareket kısıtlılığının zamanla arttığı, fizik tedavi aldığının tespit edildiği, bu tip kırıklarda hareket kısıtlılığının artacağının tıbben bilindiği, özür maluliyet oranının artışının gelişen durum olduğu bildirilmiş İtiraz Hakem Heyeti de artan oran doğrultusunda kabul kararı vermiş ise de; maluliyet oranındaki artış yönünden yapılan araştırma yeterli olmadığı gibi rapordaki artışa yönelik değerlendirmeler de somut tespitlere göre değil soyut ifadelere yer verilerek belirlenmiştir. Eksik araştırma ile karar verilemez. Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyetince; tüm tedavi evraklarının dosyaya temininin sağlanması gerekir. %12 maluliyet oranı belirleyen Antalya Atatürk Devlet Hastanesi raporu da dosya arasına alınarak, maluliyet oranının artmasında davacının katkısının/kusurunun olup olmadığının, davalının bu maluliyet artışından sorumluluğunun bulunup bulunmadığının, davacıya önerilen tedavilerin bulunup bulunmadığının ve davacı tarafça bunların yerine getirilip getirilmediğinin veya bu tedbirler ve tedaviler yerine getirilse idi dahi aynı şekilde maluliyet durumunda artış olup olmayacağının davacının tüm tedavi belgelerinin de dosya kapsamına kazandırılarak, konusunda uzman heyetten davacının maluliyetinde artış olup olmadığı (iki raporda maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı) hususlarında, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre başka bir heyetten (yönetmeliğe uygun şekilde oluşmuş) maluliyete ilişkin gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu rapor alınması ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.