Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2535 E. 2023/7989 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2535
Karar No
2023/7989
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1023 D.İş, 2021/1023 K. SAYISI : İHK-2021/44633 HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekili İtirazının Reddine/ Başvurunun Kabulüne SAYISI : K-2021/137788 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile davacı motorsiklet sürücüsü arasında 23.10.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve % 20 oranında malul kaldığını, davalı şirket tarafından davacıya 96.726,00 TL ödeme yapıldığını, fakat ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL geçici bakıcı giderinin işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile dava değerini 234.501,66 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, başvuran tarafa davalı ... tarafından 29.07.2020 tarihinde 96.726,40 TL ödeme yapıldığını ve davalı şirketin yapılan ödeme ile sorumluluğunun sona erdiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları A.5.B maddesi gereği, sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise SGK'nın sorumluluğunda bulunduğunu ve tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dosyaya sunulan ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 23.10.2020 tarihli raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındak Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının % 20 oranında malul kaldığının tespit edildiği, adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda dava konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunun belirlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının geçici iş göremezlik zararının 8.636,97 TL, sürekli iş göremezlik zararının 218.901,27 TL ve geçici bakıcı giderinin 6.963,42 TL olarak hesaplandığı" gerekçesiyle başvurunun kabulü ile toplam 234.501,00 TL tazminatın 12.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, başvuru sahibinin maluliyetine neden olduğu belirtilen "psikolojik araz" oranının taraflarınca kabul edilemez olduğunu, "geçici" ibaresi/başlığı altında gruplandırılan ruhsal hastalıklar için "sürekli/kalıcı" kanaatine varılmasının oldukça güç olduğunu, somut olayda başvuranın kask ve dizlik olmaksızın seyahat halinde olduğunu; maluliyetinin sağ platella fraktörüne bağlı diz eklemi hareket kısıtlılığından ve yüzde meydana gelen skardan kaynaklandığını, bu nedenle başvuru sahibinin koruyucu tertibat kullanıp kullanılmadığı hususu belirlenerek tazminat tutarından müterafik kusur nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.B maddesi gereği, sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise SGK'nın sorumluluğunda bulunduğunu, bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, hükme esas alındığı belirtilen ıslah dilekçesinin tarafına tebliğ edilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin Asliye Hukuk Mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dosyaya sunulun Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 23.10.2020 tarihli raporun, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, davacı tarafından kaza sırasında koruyucu tertibatların kullanılmadığının somut olarak kanıtlanamadığı, bu nedenle davalı vekilinin müterafik kusur nedeniyle indirim uygulanması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 inci maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan davacı için hesap edilen geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacının bakıcı gideri talebi yönünden brüt asgari ücret tutarı üzerinden hesaplama yapılmasının yerinde olduğu, her ne kadar davalı vekili ıslah dilekçesinin tebliğ edilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, itiraz aşamasında hakem kararının, hem "yerindelik" hem de "hukukilik" denetiminin yapıldığı, davalı tarafın ıslah dilekçesine dair itirazlarını, detaylı olarak itiraz dilekçesinde dermeyan etme imkanı bulduğu, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince ıslah dilekçesinin hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, temerrüt faizinin başlangıcı 12.03.2021 tarihi olarak belirlenmiş olduğundan başvuru dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde talep edilen miktar yönünden 12.03.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti takdir edildiği'' gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle ... kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 51 inci, 52 nci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85 inci ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 23.10.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda; davacının trafik kazası sonrası meydana gelen diğer bulgularla birlikte ankisiyete bozukluğuna bağlı özür oranı % 8 olarak, trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı özür oranı ise % 3 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak ankisiyete bozukluğunun dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bunun yanı sıra davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Bu nedenle dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan hüküm kurmaya elverişli rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “ankisiyete bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına ve davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde psikiyatri uzmanı ve plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacının motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; motorsiklet sürücüsü davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yüzünde oluşan skar (yara) izleri ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2535, K. 2023/7989, T. 15.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-2535-e-2023-7989-k-15e6047e0946