Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16969 E. 2023/1595 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16969
- Karar No
- 2023/1595
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/203-2021/205 SAYISI : 2021/İHK-6946 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ İtirazın kabulü SAYISI : K-2020/104296 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.12.2019 tarihinde davacı sürücünün sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı nezdinde ... poliçesi olan otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 250,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 250,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini toplam 152.607,11 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tahkim başvurusundan önce davacıya 22.04.2020 tarihinde 18.400,00 TL ödeme yaptıklarını, davacının bakiye tazminat talebinin reddi gerektiğini, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan 31.10.2020 ve 10.11.2020 tarihli kusur bilirkişi raporlarında davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının dosyaya sunduğu rapordaki % 10 maluliyet oranı üzerinden ve PMF 1931 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre hazırlanan aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 22.04.2020 tarihinde 18.400,00 TL kısmi ödeme yaptığı, kısmi ödemenin ödeme tarihinde yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin tazminattan mahsup edilerek bakiye tazminatın hesaplandığı, davacının talebini artırmadığı gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak başvurunun kabulü ile 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 250,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın 22.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kusur oranının hatalı olduğunu belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazı üzerine yeniden alınan 20.02.2021 tarihli ek kusur bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, 28.02.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre bakiye tazminatın usulünce hesaplandığı, davacının talep artırım dilekçesi ile talebini toplam 152.607,11 TL'ye yükselttiği gerekçesiyle, davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 92.561,96 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 13.725,41 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.426,61 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 110.713,98 TL tazminatın 22.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanan 152.607,11 TL tazminata hükmedilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre hesaplanan 110.713,98 TL’ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu, talep artırım dilekçesinde talep edilen miktara hükmedilmesi gerektiğini belirterek, ... kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyadaki kusur raporları ve kaza tespit tutanağı arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, bu giderlerden SGK'nın sorumlu olduğunu, aksi kanaate olunması halinde belgelenmeyen bakıcı giderlerinden % 50 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa araştırılıp tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacının devlet memuru olup olmadığı araştırılmadan geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması, davacı sürücünün kaza sırasında koruyu ekipman kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin17 nci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre usulünce hazırlandığı, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamında olduğu, kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, davacının devlet memuru olmadığı, davacı motosiklet sürücüsünün bacağından yaralandığı, yaralanmanın koruyucu ekipman ile illiyet bağı olmadığı, müterafik kusur indirimi uygulanamayacağının anlaşılmasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; kaza tespit tutanağında iki tarafa da kusur izafe edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 31.10.2020 ve 10.11.2020 tarihli kusur raporlarında davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, % 20 kusur oranına göre tazminatın hesaplandığı, davacının kusura ilişkin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince alınan 10.02.2021 tarihli kusur raporuna göre; davacının % 40, sigortalı araç sürücüsünün % 60 oranında kusurlu olduğu, İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 20.02.2021 tarihli son kusur raporunda ise davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, sigortalı araç sürücüsünün ise % 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya raporlar arasındaki çelişkiyi gideren bir rapor alınmalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı da değerlendirilerek dosyada mevcut dört kusur raporundaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3. Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ... sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olmakla birlikte, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde PMF 1931 Tablosu'nun kullanılması gerektiğine ilişkin itiraz ve kabulü nedeniyle, tazminat hesabında PMF 1931 Tablosu'nun kullanılması gerekli görülmüştür. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nın 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir ki, esas alınan rapor bu yönüyle de yeterli bir rapor değildir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, PMF 1931 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ... süresinin belirlenmesi (davalı lehine olacak biçimde daha kısa ... süresi belirlediği halde davacı vekilinin ... kararına itirazı bulunmadığından ve temyiz dilekçesinde PMF 1931 Tablosu'nun kullanılması gerektiğine ilişkin talebi bulunduğundan), %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak yapılacak tazminat hesabına göre karar verilmesi gerekirken, İtiraz Hakem Heyetince TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz kullanılarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ile davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.