Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23624 E. 2023/1685 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/23624
Karar No
2023/1685
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/682 D.İş SAYISI : 2021/İHK-27863 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü - itirazın kabulü ile başvurununu usulden reddi SAYISI : K-2021/72723 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.04.2018 tarihinde, davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ticari aracın karıştığı trafik kazasında yaya halde olan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, bila tarihli dilekçeyle talebini 43.936,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımına uğradığı, usulüne uygun başvuru yapılmadığı, başvurunun usulden reddi gerektiği, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı, kusur durumunun belirlenmesi, CMK 253 kapsamında uzlaşma olup olmadığının tespit edilmesi, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle düzenlenen aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda başvurunun kısmen kabulü ile 43.936,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,46 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 44.686,49 TL'nin 14.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, % 1,8 teknik faizin uygulanarak hesaplama yapılmasını, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını, geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 28.08.2021 tarihli ve 2021/İHK-27863 Karar sayılı kararıyla; Balıkesir Üniversitesi Adli Bilirkişi Uzmanlar Kurulu'nun 04.11.2020 tarihli raporu ile davacının sürekli iş göremezliğinin %11 ve bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğunu belirlendiği, davacının 18 yaşından küçük olup Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi gerektiği, anılan yönetmelikte maluliyet oranlarının bulunmaması nedeniyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümlerine göre düzenlendiğinin belirtildiği; ancak rapor tarihinde anılan yönetmeliğin yürürlükte olmadığı , bu haliyle başvurucunun sunduğu raporun yeterli olmadığı gerekçesiyle davalının itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılarak başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapıldığı, maluliyet raporunun usulüne uygun olduğu, kaldı ki bu durumun tamamlanabilir dava şartı olduğu gerekçesiyle ... kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-ğ, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. MÖHUK'un 48 inci maddesine göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının ğ bendi uyarınca reddedilir. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17 inci maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup Hakem Heyetince teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. MÖHUK'ta dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. 2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23624, K. 2023/1685, T. 13.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-23624-e-2023-1685-k-d284df0210d1