Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16923 E. 2023/9821 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16923
- Karar No
- 2023/9821
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2359 E., 2022/1705 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/94 E., 2021/510 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bu kez davanın kabulüne karar verilmiş,karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.07.2015 tarihinde trafik sigortasız motosikletin, davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, kaza nedeniyle açılan ceza davasında tüm kusurun sigortası olmayan motosiklet sürücüsünde Rıza Çetinkaya'da olduğunun tespit edildiğini, bu kazadan sonra müvekkilinin sürekli ve geçici iş gücü kaybına uğradığını, Güvence Hesabına davadan önce yapılan başvurudan sonuç alamadıklarını, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, sürekli ve geçici iş gücü kaybından dolayı 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 07.11.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 260.947,17 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren plakası olmayan aracın, tescilsiz olduğunun kaza tespit tutanağı gereğince sabit olduğunu, tescilsiz bir aracın zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortası yaptırma zorunluluğu olmadığı için güvence hesabının sorumluluğunun da bulunmadığını, tescilsiz aracın motosiklet mi yoksa motorlu bisiklet mi olduğunun mahkemece tespiti gerektiğini, müvekkili olduğu kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, hatır indirimi gerektiğini, Güvence hesabının sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, tazminata hükmedilecek ise tazminatın içeriğinin 01/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları" ile belirleneceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ 1. KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli ve 2017/53 Esas, 2020/66 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 260.947,17 TL'nin 07.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Kaldırma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 29.01.2021 tarihli ve 2020/700 Esas, 2021/85 Karar sayılı kararıyla; maluliyet raporunun yönetmelik yönünden yerinde olduğu, davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bilgi bulunmadığı, ancak 50,00 TL'lik geçici iş göremezlik talebi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı, aracın silindir hacmi gözetilerek tescile tabi olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerektiği, yerel mahkemenin ticaret mahkemesi sıfatıyla yargılamayı yürütmesi ve karar vermesi gerektiği, hasar dosyası celbedilerek davalının temerrüt tarihinin tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) ncı alt bendi gereğince davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne 260.997,17 TL'nin 01.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. D. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. E. İstinaf Sebebleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının başvuru şartını yerine getirmediğini, aracın tescile tabi olup olmamasına bakılmaksızın tescilsiz araç nedeniyle müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağı ile kusur raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının maluliyetine ilişkin düzenlenen 02.05.2018 tarihli raporun yürürlükteki mevzuata uygun düzenlenmiş bir rapor olmadığını, davacının gerçek maluliyet oranının tespitinin yalnızca davacının fiziksel muayenesi suretiyle mümkün olduğunu, hükme esas alınan raporun salt tıbbi belge ve evrak üzerinden inceleme ile tanzim edildiğini davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tartışılması gerektiğini ve müterafik kusur sebeplerinin varlığı halinde % 20'den aşağı olmamak üzere müterafik kusur indiriminin uygulanması gerektiğini, mahkeme kararında temerrüt tarihinin hatalı tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıların alacağına faiz yürütüleceği düşünülse bile faizin de ancak dava tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. F. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile; kazadaki tam kusurun tescilsiz motorsiklette olduğunun dosya kapsamında alınan kusur raporları ile sabit olduğu, davacının maluliyetini yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre belirleyen raporun kararda benimsenmesinde hata yapılmadığı, tescilsiz motorsikletin silindir hacminin 98 cm 3 olduğu ve tescil zorunluluğu olan araçlardan olduğu, temerrüt tarihinin doğru tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan motosikletin karıştığı 15.07.2015 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun (karşı araçta yolcu) uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının () bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak, yargılama sırasında alınan ve hükme esas kabul edilen Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca tanzim edilen 02.05.2018 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyetinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %38,2 olduğu rapor edilmiştir. Oysaki kaza tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller yürürlükte olup davacının yaralanmasına bağlı maluliyet oranının bu yönetmeliğe göre belirlenmesi gerekir.Yukarıda belirtilen maluliyet raporuna göre hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini belirleyen, kaza ile illiyet bağı kuran, denetime elverişli olacak şekilde ATK'dan ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı ve hesaplamalar bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.