Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16677 E. 2023/11432 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16677
- Karar No
- 2023/11432
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/543 E., 2022/1020 K. BİRLEŞEN DAVADA HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesini kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı ...; murisin 26.06.2007 tarihinde konut kredisi kullanıp 22.04.2012 tarihinde vefat ettiğini, kredi nedeniyle hayat sigortası yapılıp poliçe primlerinin tahsil edildiğini, davalı bankanın murisin ölmeden önce hayat sigortasını ferdi kaza sigortasına dönüştürdüğünü belirttiğini ancak böyle bişey olmadığından mağduriyetinin giderilmesini talep etmiş, 03.11.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle vekili ile; murisin ölüm tarihi olan 22.04.2011 tarihi itibariyle vadesi gelmemiş olan 94 taksidin toplamı 45.681,18 TL yönünden davacıların borçlu olmadığının tespitini, davacı ... tarafından 22.04.2011 tarihinden sonra yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen dava ile; murisin diğer mirasçıları için de asıl davadaki taleple aynı talepte bulunulmuştur. II. CEVAP Davalı vekili; murisin talimatı ile hayat sigortasının ferdi kaza sigortasına dönüştüğünü ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.05.2016 tarih ve 2013 -/774 - 2016/1134 kararı ile; borçlu murisin hayat sigortasının ferdi kaza sigortasına dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, davalı bankanın böyle bir talimat olduğu hususunu ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, davacıların miras bırakanları ...'ın kullanmış olduğu kredi nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş, 25.10.2016 tarihli tavzih kararıyla davanın kabülüne, davacıların İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin 2015/1624 E. ve 2016/90 K. sayılı dosyası ile birleştirilen dava ve yine mahkemeye ait ana dosya olarak kabul edilen iş bu dava dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar temyiz isteminde bulunmuş; Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 16.02.2021 tarih ve 2019/6597 - 2021/1429 sayılı kararı ile ;mahkemece, tavzih yoluyla taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar genişletilip değiştirildiğinden bahisle mahkemece, usul ve esasa uygun olarak asıl dava yönünden ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmak üzere hükmün davalı yararına bozulmasına, asıl davada davacı ... Altınbaş’ın asil olarak sunduğu dava dilekçesinden sonra vekili aracılığı ile sunduğu ıslah dilekçesinin nitelendirilmesi yapılarak ,tam ıslah dilekçesi olduğu kabul edilir ise şartlarının oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek talep yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün davacılar yönünden bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacılar vekiline ıslah dilekçesi yönünden açıklama yaptırılmış ve alınan bilirkişi raporuna göre, murisin hayat sigortasının ferdi kaza sigortasına çevrilmediği, esasen böyle bir çevirmenin de mümkün olamayacağı, kredinin sadece ilk iki yılı için ayrı ayrı, yıllık yenilemeli hayat sigortaları yapıldığı, sonraki yıllar için kredi teminatını teşkil eden herhangi bir hayat sigortasına rastlanmadığı, ancak ferdi kaza sigortası poliçelerinin yıllık olarak yenilenmeye devam ettiği ve hesap hareketlerinden, işbu ferdi kaza sigortası poliçesi primlerinin "hayat sigortası taksiti" açıklamasıyla tahsil edildiğinin tespit edildiği, kalan konut kredisi borçlarının da davacılar tarafından ödendiği gerekçesiyle; asıl davanın kabulü ile, miras bırakan ...'ın kullandığı konut kredisi nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespitine 45.681,18 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine (birleşen dava ile aynı alacağa ilişkin olup tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), birleşen davanın kabulü ile miras bırakan ...'ın kullandığı konut kredisi nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespitine 45.681,18 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine (asıl dava ile aynı alacağa ilişkin olup tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davacının davasını tamamen ıslah ettiğini, ancak bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermediği için talebinin reddi gerektiğini, dosyanın alanında uzman sigortacı bir bilirkişiye tevdi edilmesi gerekirken taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, murisin ses kaydında ferdi kaza sigortasını yenilediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Hayat Sigorta Poliçesi yapılan murisin vefatı nedeniyle davacıların bakiye kredi borcundan sorumlu olmadıklarının tespiti için menfi tespit ve ödenen tutarın tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.