Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11529 E. 2023/10908 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/11529
- Karar No
- 2023/10908
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/509 E., 2022/186 K. HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasında görülen muvazaa nedeni ile icra takibinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı asil ... ile davalı ... vekili Avukat ... ....geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı davacı asil ile davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.10.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, diğer davalı Seta Hidrolik Gemi Yan. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin, borçlu şirket hakkında İstanbul (Anadolu) 11. İcra Müdürlüğünün 2013/10105 sayılı takip dosyasından muvazaalı takip yaparak borçlunun mallarını haczettiğini, takibin gerçek bir alacağa dayanmadığı amacın müvekkili alacaklının, alacağının tahsiline engel olmak olduğundan davalılar arasındaki takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.03.2015 tarihli ve 2013/402 Esas, 2015/126 Karar sayılı kararı ile davacı tarafın davalı/borçlu Aktepe Hidrolik Bağlantı Elemanları San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında 11.02.2013 tarihinde takibe geçmesinden sonra davalı Seta Hidrolik Gemi Yan. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı Aktepe Hidrolik Bağlantı Elemanları San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında bu takipten kısa bir süre sonra 24.04.2013 tarihinde cari hesap alacağına dayalı olarak ilamsız takip yapması ve bu takibin itirazsız olarak kesinleşmesi, 31.12.2012 tarihi itibariyle borçlu Aktepe Hidrolik Bağlantı Elemanları San. ve Tic. Ltd. Şti. kayıtlarında 522.831,25 TL borç görünmesine alacaklı Seta Hidrolik Gemi Yan. San. ve Tic. Ltd. Şti. kayıtlarında ise; 514.598,72 TL alacak görünmesine rağmen ve takip tarihi itibariyle 31.12.2012 tarihinden takip tarihine kadar işleyecek yaklaşık 60.000,00 TL civarında işlemiş faiz talep etme imkanı bulunmasına rağmen işlemiş faiz talep edilmemesi, takibe konu miktarın her iki davalı şirkete ait alacak ve borç kayıtları ile örtüşmemesi, davalı/borçlu Aktepe Hidrolik Bağlantı Elemanları San. ve Tic. Ltd. Şti. kendi kayıtlarındaki borç miktarına göre fazlaca miktar talep edilen takibe karşılık hiç bir itirazda bulunulmaması, takibin itirazsız olarak kesinleşmesi, takip tarihinde her iki şirketin %50 hissesine sahip büyük ortağın Faik Tayfun Şiranlı olması, davalı Seta Hidrolik Gemi Yan. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ce yapılan takibin davacının yaptığı takipten kısa bir süre sonra yapılmış olması, her iki davalı şirketin faaliyet alanlarının benzer alanlar olması, davalı/borçlu Aktepe Hidrolik Bağlantı Elemanları San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacının yaptığı takibe karşı İcra Hukuk Mahkemesinde borca itiraz, haczedilmezlik şikayeti gibi dava ve şikayet yoluna gitmiş olmasına karşın davalı Seta Hidrolik Gemi Yan. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yaptığı takipte hiç bir itiraz dava ve şikayet yoluna gitmemesi, her nekadar bilirkişi incelemesinde davalı şirketlerin ticari defterleri üzerinde muvazaayı gösterir kayda rastlanmadığı rapor edilmiş ise de; bu defterlerin davalı şirketlerce tutulmuş olması nedeniyle muvazaa emare ve delillerine rastlanmamış olmasının olağan olduğu gerçeği ile beraber iki şirket arasında uzun süreden beri gelen ve kaydi olarak görülen alış veriş ilişkisinin bulunması karşısında her iki şirket arasında organik bir bağ olduğu ve bu bağa bağlı olarak davalı Seta Hidrolik Gemi Yan. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den davalı Aktepe Hidrolik Bağlantı Elemanları San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında yaptığı takibin davacının alacağını engellemek amacıyla muvazaalı olarak yapıldığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2016/108 Esas, 2019/ 93 Karar sayılı ilamı ile "... Somut olayda ise, davacı, davalılar arasında gerçekleşen takibin dayanağı borcun gerçekte olmadığı halde varmış gibi muvazaalı takip yaparak ve borçlunun mallarını haczederek, kendi alacağının tahsilini imkansız ... getirmeyi amaçladıklarını ileri sürmektedir. Davalı borçlu ve üçüncü kişinini ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan 10.12.2014 tarihili bilirkişi raporunda, borçlunun ticari defterlerinin kapanış tastikleri olmamakla birlikte üçüncü kişinin ticari defterlerinin kapanış tastiklerinin olduğu, üçüncü kişinin kayıtlarına göre 31.12.2012 tarihi itibari ile borçludan 514.598,72 TL alacaklı olduğu, borçlu kayıtlarına göre ise aynı tarih itibari ile 532.831,25 TL üçüncü kişiye borcu olduğunun belirlendiği, 23.02.2014 tarihli ek rapor ile de bu borç dayanağı alış verişe ilişkin BA(bildirim Alış) ve BS(bildirim satış)belgelerinin vergi idaresine verildiğinin tesbit edildiği, üçüncü kişi ve borçlu arasında muvazaalı bir satışa rastlanmadığı belirtilmiştir. Kayıtlar arasında önemli bir tutarsızlık olmadığı ve bir birleri ile örtüştüğü anlaşılmaktadır. Davalı üçüncü kişi şirket 24.04.2013 tarihi itibari ile 549.833,33 TL alacağı için takibe geçmiştir. 31.12.2012 tarihi itibari ile borçludan 514.598,72 TL alacağı olduğundan takip tarihi itibari ile bu miktar bir alacak için takibe geçmesinde bir tutarsızlık bulunmamaktadır. Davalı şirket ortakları arasında salt organik bağ bulunması, ayrı tüzel kişiliğe sahip şirketler arasındaki tüm işlemlerin muvazaalı olmasını gerektirmediği gibi birbirleri aleyhine takip yapmalarını engelleyici yasal bir düzenlemede bulunmamaktadır. Ayrıca zaten var olan borcu için borçlu şirketin takibe itiraz etmesi de beklenemez. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak iptalini istediği takip konusu alacağın gerçek var olmadığı muvazaalı olduğunu ispatlayamayan davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişiden alınan raporlardan, davacının iddia ettiği gibi şirkete borç olarak verilen paralarla şirkete makine alındığına ilişkin kayıt bulunmadığı, her iki şirket defterinin de 2012 yılında noter tasdikinin yapıldığı, 2011 yılı yevmiye defterinin kapanışının yapılmamasına rağmen 2012 yılı yevmiye defterinin tasdiklerinin yapıldığı, 2012 yılı defterlerine göre davalı Seta Hidrolik Gemi Yan San ve Tic Ltd Şirketinin borçlu şirketten 514.598,78 TL alacaklı olduğu, F. Tayfun Şiranlı' nın iki şirkette de ortak olmasının muvazaayı göstermediği, davalı Seta Hidrolik Gemi Yan San ve Tic Ltd Şirketi tarafından diğer davalı şirket aleyhine yapılan takipte ve borçlanmada muvazaa bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı asıl temyiz dilekçesinde; yüksek Mahkemenin üçüncü kişi şirketin ticari defterlerinin kapanış tastiki olduğu yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, bu nedenle karara esas alınmasının hatalı olduğunu, davalıların aralarında anlaşarak alacak-borç ilişkisi yarattıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı asılın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı asılın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ne verilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.