Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1659 E. 2023/6451 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1659
Karar No
2023/6451
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/13 Değişik İş, 2022/13 Karar SAYISI : 2022/İHK-343 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İtirazın Reddi SAYISI : K-2021/139290

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; 03.09.2017 tarihinde, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortaladığı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında motosiklet sürücüsü olan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak, 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 27.09.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 55.414,00 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili; başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması, kusur durumunun tespiti gerektiği, plakasız ve tescilsiz motosikleti sürücü belgesi bulunmadan kullanıldığından müterafik kusur indirimi gerektiği, davalının temerrüde düşürülmediği, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.

III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hakem heyetince Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 14 üncü maddesisi atfıyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının %3 oranında malul kaldığının belirlendiği, davacının yaralanmasından koruyucu ekipman kullanmadığının anlaşıldığı, belirlenen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle düzenlenen aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda, başvurunun kısmen kabulü ile 44.331,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 31.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri 1. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; ... ara kararı doğrultusunda düzenlenen maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı, müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; motosiklet sürücüsü olan davacının yaralanmasının niteliğinden kullanması zorunlu olan koruyucu ekipmanları kullanmayarak zararın artmasına neden olduğunun anlaşıldığı, hakem heyetince aldırılan maluliyet raporunun usulüne uygun olduğu, olay tarihi itibariyle TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği ile hesaplama yapılmış olmasının içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; ... ara kararı doğrultusunda düzenlenen maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı, müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğu, ... kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, motosiklet kullanan davacıya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, müterafik kusur indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmamasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan ... kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

15.05.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 03.09.2017 tarihinde meydana gelmiştir.

Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan 17.09.2021 tarihli raporun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik atfıyla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. 03.09.2017 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; başvuru ekinde davacı tarafça sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 21.02.2019 tarihli % 12 oranında maluliyet bildirir raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlendiği anlaşıldığından anılan rapor doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bozulması gerektiğini düşündüğünden sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1659, K. 2023/6451, T. 15.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1659-e-2023-6451-k-9348c93b1163