Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1646 E. 2023/1013 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1646
Karar No
2023/1013
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1034 E., 2021/1034 K. SAYISI : İHK-2021/42935 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddine SAYISI : K-2021/14605 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 08.07.2014 tarihinde davalı ... nezdinde ... poliçesi ile sigortalı olan tırın dinlenme tesisine girmek için manevra yaptığı sırada, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpışmasına bağlı gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 268.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, başvuru şartlarının gerçekleşmediğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinlerinden sorumlulukları olmadığını, başvurunun kabulü halinde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın ... poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 268.000,00 TL'nin 06.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili; hükme esas alınan iş görmezlik raporunun hatalı tanzim edildiğine, medikal mütalaa uyarınca başvuranın kazayla illiyetli kalıcı maluliyeti bulunmadığına, hükme esas alınan kusur raporunun yetkili merci tarafından tanzim edilmediğine, bilirkişi raporunun eksik inceleme ürünü olduğuna, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğine, bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak progresif rant hesap yöntemine göre alınan hesap raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğuna, somut olayda kaza tarihinin 08.07.2014 ve poliçe tanzim tarihinin 23.07.2013 olduğuna, ilgili tarihler itibariyle hesaplamaların PMF yaşam tablosu esas alınarak yapılması gerektiğine ve vekalet ücretine ilişkin itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığa konu kaza tarihine göre maluliyet raporunda esas alınan yönetmelikte, kurumda ve doktor heyetinde hata olmadığı, kusur raporunun yeterli olduğu, kaza tarihi itibari ile PMF 1931 yaşam tablosuna göre tazminat hesabı yapılması gerekmekte ise de TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant hesabından daha yüksek çıkacağından aleyhe bozma yasağı uyarınca bu itirazının reddi gerektiğini, yönetmelikle kanun hükmü değiştirilemeyeceğinden tam vekalet ücretine hükmedilmesinde yanlışlık bulunmadığı gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ... kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; davacının sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi açısından düzenlenen Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Başkanlığının 08.03.2021 tarihli raporunda, davacının travma sonrası stres bozukluğu tanısı nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %26 olarak hesaplanmış, Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınarak başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Davacının maluliyetinin belirlendiği raporda ruh sağlığı uzmanı bulunmalı, maluliyetinin sürekli olduğu belirlenmelidir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında ve yasal mevzuata uygun şekilde kazadan sonra oluştuğu belirtilen "Travma Sonrası Stres Bozukluğu" nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, belirtilen travma sonrası stres bozukluğunun süreklilik arz edip etmediği (... boyu sürüp sürmeyeceği) ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde ruh sağlığı uzmanı da bulunan bir heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3.Dava konusu kaza, davacının sürücüsü olduğu motorsiklet ile davalıya sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasıdır. Olay günü trafik polisleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında,davalıya sigortalı araç sürücüsünün manevraları yanlış yapmak kural ihlali nedeni ile asli kusurlu, davacının ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kusur durumunun tespiti için Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 08.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 ,davacı motosiklet sürücüsünün ise tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, bilirkişi raporundaki kusur oranına göre belirlenen tazminata karar verilmiştir. Özellikle dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre kazanın oluş biçimi dikkate alındığında dosya içerisinde yer alan kusur raporu yetersizdir. O halde, İtiraz Hakem Heyetince İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan, tarafların kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. 4-5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2- Değerlendirme bölümünün (2) , (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın, İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 25.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1646, K. 2023/1013, T. 25.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1646-e-2023-1013-k-606bbd94d068