Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4855 E. 2023/8915 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4855
Karar No
2023/8915
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/334 D.İş, 2021/350 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/8855 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulüne-İtirazın kısmen kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/18512 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.06.2019 tarihinde davacı yayaya davalı ... tarafından trafik sigortası yapılan aracın çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak yapılan ödemenin zararı karşılamadığından bakiye zararın ödenmesi için tekrar sigorta şirketine başvuru yapıldığını, bu başvuruya olumlu yanıt alınamadığını iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için açtıkları belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 15.02.2021 tarihinde 74.761,06 TL' ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurana ödeme yapılarak tüm sorumluluk yerine getirildiğinden başkaca bir sorumlulukları kalmadığını, maluliyet oranının Erişkinler İçin Engelililik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun olarak alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, avans faizi isteminin yerinde olmadığını, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini, savunarak taleplerin reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne, 68.698,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.041,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.020,90 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 74.761,06 TL tazminatın 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, geçici bakıcı giderinden de sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağını, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek karara itiraz etmektedir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda kusur oranının isabetli belirlenmiş olduğunu, vekalet ücretinde hata bulunmadığını belirterek bu itirazların reddine ancak hesaplamanın Genel Şartlara uygun olması gerektiğinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz kullanılarak yapılan hesaplamaya itibarla hüküm verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, talebin kısmen kabulüne, 51.772,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.041,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.020,90 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 57.835,40 tazminatın 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporunu kabul etmediklerini, ceza mahkemesine sunulan raporda sigortalının alt düzeyde tali kusurlu bulunmuş ve bu rapora göre %10 kusur ile ödeme yapılmış iken, kusurun %50 olarak kabulünün hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, geçici bakıcı giderinin müvekkili sigorta şirkteninin sorumluluğunda olmadığını, bakıcı tutulduğuna ve bakıcı ihtiyacına ilişkin bir belge de sunulmadığını, karşı taraf lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT'ye göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini, belirterek kararı temyiz etmektedir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya 19.06.2019 tarihinde çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak ceza mahkemesinde yapılan yargılamada Adli Tıp Kurumu' ndan kusur raporu alınmış, bu kusur raporunda sigortalı sürücünün çarptığı yayaların kendi güvenliklerini almamaları nedeniyle asli kusurlu oldukları, sigortalı araç sürücüsünün ise hızını, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığından alt düzeyde tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından adli trafik bilirkişisinden kusur raporu alınmış, bu raporda ise yayaların kendi güvenliklerini, kendilerini görünür kılacak tedbirleri almadıklarından %25 kusurlu oldukları, sigortalı araç sürücüsünün ise önce kaza yapan aracın arkasına konmuş kovalara, arkasından iki yayaya çarpması ancak neye çarptığını anlamaması karşısında hızının yüksek olduğu, hızını, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, kaza mahallinde durup tedbir almadığı, aracını kullanırken gerekli dikkat ve özeni göstermediği bu nedenle % 50 kusurlu bulunduğunu bildirmiştir. Bu durumda ceza mahkemesince hükme esas da alınan kusur raporu ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporları arasında çelişki oluşmuştur. Davalının sorumluluğu ile derecesinin belirlenmesi bakımından, kusur tespitinin tereddüde yer bırakmayacak şekilde yapılması gerektiği dikkate alındığında, eksik incelemeyle karar verildiği izahtan uzaktır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, soruşturma dosyası ve varsa ceza mahkemesi dosyası da, dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile ceza mahkemesinde alınan rapor ve eldeki davada hükme esas alınan bilirkişi raporunun birlikte irdelenerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespitini yapan ve raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4855, K. 2023/8915, T. 11.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4855-e-2023-8915-k-1a250c56dac1