Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5254 E. 2024/7449 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5254
Karar No
2024/7449
Karar Tarihi

AHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/964 Esas, 2023/842 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/146 E., 2021/44 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/75122 sayılı ve “makine ... hızlı, kolay, güvenilir kiralama+şekil” ibareli marka başvurusunun, davalı Şirketin 2015/28811 sayılı ve "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu, Markalar Dairesi Başkanlığınca marka başvurusunun reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında görsel, işitsel , anlamsal bir benzerliğin bulunmadığını, "..." ibaresinin tek başına ayırt ediciliği bulunmadığını, tanımlayıcı ve zayıf bir ibare olduğunu, davalı Kurum nezdinde aynı ibareli birçok markanın tescilli bulunduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibas olmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, "..." ibaresinin ayırt edici olduğunu, müvekkilinin yoğun kullanımı sebebiyle ayırt edicilik kazandığını ve tanınmış hale geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında uyuşmazlık konusu olan tüm hizmetler yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, anılan ibarenin uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğu söylenemeyeceği gibi bir an için aksinin kabulünde dahi dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili işlemlerine devam edilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5254, K. 2024/7449, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5254-e-2024-7449-k-213622cec59e