Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16252 E. 2023/10844 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16252
- Karar No
- 2023/10844
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/943 D. İş, 2022/945 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022-1957 HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2018/46165 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 07.01.2012 tarihinde davacıların oğlu olan ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile dava dışı bir aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacıların oğlunun vefat ettiğini, kazada davacıların oğlu ...'ın tam kusurlu olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.06.2011 tarihli, 2011/17-142 Esas ve 2011/411 Karar sayılı ilamı gereğince destek tam kusurlu olsa da destekten yoksun kalanların zarar gören üçüncü kişi konumunda olmaları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceklerini, desteğin aracının kaza tarihinde geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigortası olmaması nedeniyle davalının sorumlu olduğunu, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 45.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının talebin ret tarihi olan 05.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 140.172,29 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; destek şahsın kusuruna isabet eden tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini, ... Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesi gereğince müvekkili tarafından ödenen tazminatın işletene, sürücüye veya bunların mirasçılarına rücu edilebileceğini, dolayısıyla davacılara müvekkili tarafından ödenen tazminatın yine davacılardan rücü yoluyla talep edileceğini, destek ehliyetsiz olduğundan ve kask takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulüne, ... için 65.589,73 TL, ... için 75.582,56 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin 08.01.2018 tarihli ve 2018/İHK-9627 Karar sayılı kararıyla; meydana gelen kazada destek tam kusurlu olduğundan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyecekleri gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 22.12.2021 tarihli 2021/7979 Esas ve 2021/10918 Karar sayılı ilamı ile; "...Davacı taraf, davaya konu kazada ölen yakının desteğinden yoksun kaldığını iddia ederek tazminat isteminde bulunmaktadır. Davacının talebi ve iddia ettiği zarar, ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatlarına dayanmaktadır. Dolayısıyla, davacının ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusuru davacıya yansıtılamayacak, sürücü desteğin tam kusurlu olması, onun desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyecektir. (HGK'nun 15/6/2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nun 16/1/2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamları uyarınca) Şu ... göre; işleten (veya sürücü) murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır. Somut olayda da; davacılar desteği tam kusuru sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu vefat etmiş; davacıların destekten yoksun kalan sıfatıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortacısını hasım göstererek, destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat isteminde bulunmuştur. Davacıların üçüncü kişi konumunda olduğu, işleten (veya sürücü) yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığına ilişkin Kanunda ve buna bağlı olarak poliçede açık bir düzenleme bulunmadığı da yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılmaktadır. Davacı uğradıkları zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı, dolayısıyla tam kusurlu araç sürücüsünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, işletenin ve sürücünün desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin ve dolayısıyla sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre, davalı sigorta şirketi zararın tamamından sorumlu olacağından, davacı davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecektir. (YHGK., 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas - 411 Karar; YHGK., 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas, 2012/92 Karar; YHGK., 16.01.2013 gün, 2012/17-1491 esas, 2013/74 karar vs.). İtiraz Hakem Heyetince her ne kadar; davacılar desteği kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden, davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacakları gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yönelik davalı vekilinin itiraz başvurusunun kabulü ile başvurunun reddine karar verilmiş ise de, davaya konu kaza 07.01.2012 tarihinde meydana gelmiş olup, bu tarihte yürürlükte olan ve yukarıda açıklanan Yasa ve Genel Şartlar hükümleri ve konuya ilişkin Yargıtay'ın yerleşiklik kazanan içtihatlarına göre; davacıların talebinin trafik sigortası teminatı kapsamında kaldığı gözetilerek, davacıların davalı sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunduğundan,İtiraz Hakem Heyetince yazılı gerekçe ile başvurunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamı gereğince davacıların zararının poliçe teminatı kapsamında olduğu, desteğin kusuru davacılara yansıtılamayacağından müterafik kusur indirimi yapılmasının mümkün olmadığı, karar tarihi itibarıyla hükmedilecek vekalet ücretinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararından daha yüksek olduğu ve aleyhe bozma yasağı gereğince bu itirazın da yerinde olmadığı gerekçesiyle Yargıtay bozma ilamına uyularak İtiraz Hakem Heyetinin 08.01.2018 tarihli 2018/İHK-9627 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; destek şahsın tam kusurlu olması nedeniyle talebin poliçe teminatı dışında olduğunu, desteğin kaza sırasında sürücü belgesi bulunmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, usulüne uygun temerrüdün gerçekleşmediğini, davacılar yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası olmayan ve davacıların desteğinin sevk ve idaresindeki motosiklet ile dava dışı bir aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacıların desteğinin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. HMK'nın 297 nci maddesinin 2 nci fıkrası "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. " hükmünü haizdir. Dosya kapsamından, Dairemizce kararının bozulmasından sonra İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla; bozma ilamı sonrası itirazlar değerlendirilerek sonucuna göre yeniden hüküm kurulması gerekirken yukarıda açıklanan hükme aykırı olacak şekilde itirazın reddine karar verilmekle yetinilmiş olması doğru değildir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.