Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16082 E. 2024/3162 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16082
Karar No
2024/3162
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/155 E., 2022/99 K. vekili Avukat Emre Zahid Erkol DAVA TARİHİ : 22.01.2013 HÜKÜM/KARAR : Karar Verilmesine Yer Olmadığına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu değer ve kazanç kaybı tazminatı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafa ait aracın sebebiyet verdiği kazada müvekkiline ait ticari aracın hasarlandığını, davalı tarafın olayda 8/8 kusurlu olduğunu, 10 günlük tamir süresince müvekkiline ait ticari minibüsün çalışamadığını ve kazanç kaybı oluştuğunu, ayrıca araçta değer kaybı meydana geldiğini belirterek şimdilik 3.500,00 TL. kazanç kaybı ile 7.000,00 TL. değer kaybı zararının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesine; kusuru kabul etmediğini, tamir süresinin, değer kaybı talebinin fahiş olduğunu, günlük kazancın tespitinin gerektiğini belirterek davanın kasko şirketine ihbarını ve reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2013/53 Esas 2014/419 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 2.000,00 TL. değer kaybı, 3.000,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplamı 5.000,00 TL.'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.01.2015 tarihli ve 2014/23949 Esas, 2015/326 Karar sayılı ilamıyla; "Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Zarar veren, kusuru oranında gerçek zarardan sorumludur. Kusur ve gerçek zarar miktarının konusunda uzman bilirkişilerce tespit edilmesi gerekir. Davacı aracı 2012 model sprınter ticari minibüs olup; Kızılay-Ayrancı hattında çalışmaktadır. Araç 03.07.2012 tarihinde trafiğe çıkmış, davaya konu trafik kazası 12.12.2012 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı aracının kasko şirketi tarafından yaptırılan eksper incelemesine göre araçta 4.803,00 TL. hasar tespit edilmiş ve onarım süresinin 10 işgünü olduğu belirtilmiştir. Sürücüler arasında maddi hasarlı kaza tespit tutanağı düzenlenmiştir. Davacı vekili, davalı tarafın %100 kusurlu olduğunu ileri sürerek günlük 350,00 TL.'sından 10 günlük tamir süresince toplam 3.500,00 TL. kazanç kaybı ile 7.000,00 TL. değer kaybı zararının davalıdan tazminini talep etmiştir. Mahkemece, tarafların kusur durumu yönünden hiç inceleme yapılmamış, davalı tarafın savunmasında bildirdiği davacı aracının daha önce karıştığı kazalara ilişkin belgeler ve vergi müdürlüğünden davacının gelirine ilişkin deliller getirilmemiştir. Minibüscüler esnaf odası tarafından günlük 90-95 TL kazanç olacağı bildirilmiştir. Tramerden davacı aracı yerine davalı tarafa ait aracın önceden kazaya karışıp karışmadığı sorulmuş, zarar yönünden alınan raporda kasko hasar dosyası kapsamına göre aracın 1 yaşında olması, hasarları ve özelliklerine göre 2.000,00 TL. değer kaybı olacağı belirtilmiş, tamir süresi bilirkişice belirlenmemiş, eksper raporuna atıfta bulunularak 10 günlük süre için günlük net 300,00 TL.'sinden toplam 3.000,00 TL. kazanç kaybı belirlenmiştir. Bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya yeterli değildir. Değer kaybı, aracın olay tarihindeki hasarsız hali ile piyasa değeri ve hasarı onarıldıktan sonraki piyasa değeri arasındaki farktır. Kazanç kaybı tespitinde davacının kendi aracına yapacağı yakıt gideri, bakım masrafı, amortisman indiriminde gözetilmesi gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, öncelikle davacı tarafa ait aracın bu olaydan önce kazaya karışıp karışmadığı hususunun mercileri nezdinde araştırılarak varsa bununla ilgili belge ve bilgilerin getirilmesi, davacının bağlı olduğu ilgili vergi dairesinden kazancına dair belgelerin istenilmesi, daha sonra İTÜ veya KGM fen hayetinden seçilecek araç hasarı ve kusur konularında uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan sürücülerin kazanın meydana gelmesindeki kusur oranları ile araçta meydana gelen değer kaybı zararı, aracın makul tamir süresi ve Minibüsçüler Esnaf Odası tarafından verilen cevapta dikkate alınarak, tamir süresince davacının net kazanç kaybı zararının tespiti hususlarında tüm dosya kapsamına göre ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, önceki raporunda irdelendiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kabule göre de; davacı tarafın talebi olmadığı halde dava tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava kısmen kabul edildiği halde, dava ve duruşmalarda kendini vekil ile temsil ettiren davalı lehine davanın reddedilen kısmı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin davanın kabul-red oranına göre paylaştırılmaması da doğru değildir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; meydana gelen kaza nedeni ile aracın değer kaybı ve kazanç kaybına uğradığı, bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporlarının olayın özelliklerine uygun denetime elverişli olduğu, bu hali ile 2.000,00 TL kazanç kaybı ve 2.000,00 TL değer kaybı olarak davacının davasının 4.000,00 TL üzerinden kabulü gerektiği, ancak aşamalarda dava konusu alacağın itfa edilmesi sebebiyle davanın konusuz kaldığı görüldüğünden, 10.000,00 TL'lik müddeabih değerinin sadece 4.000,00 TL'lik kısmının kabul edilebileceği varsayımıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 uncu ve devamı maddeleri uyarınca dava konusuz kaldığından hüküm ittihazına yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; icra tehdidi altında ödeme yapılması nedeni ile verilen hükmün doğru olmadığını, fazla yapılan ödemenin kendilerine iadesi için mahkemece hüküm kurulması gerektiğini, kusur belirlemesini kabul etmediklerini, belirlenen değer kaybı ile kazanç kaybı taleplerinin fahiş olduğunu savunarak mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıya ait aracın karıştığı 12.12.2012 tarihli trafik kazası sonucu hasara uğrayan aracın sahibi davacının değer kaybı ve kazanç kaybı tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16082, K. 2024/3162, T. 27.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16082-e-2024-3162-k-435bae8ec8bd