Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10015 E. 2024/2118 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10015
- Karar No
- 2024/2118
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/271 E., 2022/84 K. DAVA TARİHİ : 17.02.2014 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı ...in 13.03.2012 tarihinde trafik kazasında yaralandığını, tedavi masrafı olan 29.502,19 TL'nin müvekkilince karşılandığını, 6111 sayılı Yasanın 59 uncu maddesi ve geçici 1 inci maddesi kapsamında 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi uyarınca davalı SGK'nın tedavi giderlerinden sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 29.502,19 TL rücu tazminatının ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; trafik kazası nedeniyle yapılan tedavi giderlerinin faturalandırılması gerektiğini, davalının bu faturaları incelemeden ödeme yapmasının mümkün olmadığını, davacının davalıya ödeme için başvurmadığını, davacının talep hakkı olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Davanın açıldığı Ankara 3. İş Mahkemesinin 2014/383 Esas, 2014/1564 Karar sayılı ve 14.10.2014 tarihli kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesince görev yönünden bozulması üzerine dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine dosya Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/53 esasına kaydedilmiştir. Mahkemenin 05.10.2018 tarih ve 2017/53 esas, 2018/374 karar sayılı kararı ile; benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 1.619,15 TL tazminatın 15.06.2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 01.12.2020 tarih, 2019/2609 esas, 2020/7891 karar sayılı ilamı ile "davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilerek Kanun gereği kazazede için özel ve resmi sağlık kurumunda yapılan her türlü tedavinin -gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile davalı ...'nın sorumluluğunda olduğunun, bunun aksine Yönetmelik hükmüne itibar edilemeyeceğinin kabulü ile bu doğrultuda uzman doktor bilirkişiden rapor alındıktan sonra SGK tarafından yapılan ödemelerin de mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı hukuki değerlendirme ve eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'nun yaptığı ödemenin mahsubu neticesinde gerçek zarara isabet eden tıbbi evraktaki yaralanmalar sebebiyle davacı tarafından yapılan ödemenin davalıya rücu edilebileceği, bu meblağın da bilirkişi raporunda belirtilen 29.502,08 TL olduğu, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, avans faiz talebinin yerinde olmadığı, yasal faize hükmedildiği gerekçesiyle, bu yüzden de davanın kısmen kabulü cihetine gidildiği, ancak bu kısmi kabule rağmen asıl alacağın tamamı ve faizin kanuni kısmı kabul edildiğinden, yargılama giderlerinin takdiren ve hakkaniyet gereği tamamen davalıya yükletilmesinin uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.502,08 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, bunun haricindeki davacı taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, trafik kazası nedeniyle yapılan tedavi giderlerinin faturalandırılması gerektiğini, davalının bu faturaları incelemeden ödeme yapmasının mümkün olmadığını, davacının davalıya ödeme için başvurmadığını, davacının talep hakkı olmadığını, ancak sigortalının talep hakkı olabileceğini, kısmen kabul kararı verilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu, davalı tarafından karşılanan ve karşılanmayan zarar kalemlerinin olduğunu ancak bu durumun araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; sağlık sigortası poliçesi uyarınca hak sahibine ödenen tedavi giderinin 6111 sayılı Kanun uyarınca davalı ...'ndan halefiyet gereği tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi, 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301) maddesi. 3.Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bozmaya uyularak hükme esas alınan bilirkişi raporunun yerinde olmasına, davalı tarafından karşılanan miktarın mahsup edilmiş olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 5502 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.