Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15889 E. 2023/489 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/15889
- Karar No
- 2023/489
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/233-2021/233 SAYISI : 2021/İHK-2694 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü/ İtirazın reddi SAYISI : K-2020/95017 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekili ve davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.03.2019 tarihinde davacı yayaya davalı nezdinde ... poliçesi olan aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini 77.687,03 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tahkim başvurusundan önce davacıya 08.07.2020 tarihinde 49.666,00 TL ödeme yaptıklarını, davalının sorumluluğunun kalmadığını, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 85 oranında kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapordaki % 8 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı..." gerekçesiyle, başvurunun kısmen kabulü ile 51.641,30 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 08.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri 1. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kusur oranının hatalı olduğunu, PMF 1931 yaşam tablosuna göre tazminatın hesaplanması gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; tahkim başvurusundan önce davacıya 08.07.2020 tarihinde 49.666,00 TL ödeme yaptıklarını, davalının sorumluluğunun kalmadığını, davacının davalıyı ibra ettiğini, ödeme ile hesaplanan tazminat arasında fahiş fark olmadığını, ibranamenin KTK'nun 111 inci maddesi kapsamında geçersiz sayılabilmesi için ödeme ile hesaplanan tazminat arasında fahiş fark olması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kazadan sonra 8 ay geçtikten sonra tanzim edildiğini, medikal eksper raporuna göre davacının % 4 maluliyeti olduğunu, bu rapor ile davacının sunduğu rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya uygun olduğu, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılmasının isabetli olduğu, kusur raporunda tespit edilen kusur oranlarına göre hesap yapıldığı, davalının davacıya 08.07.2020 tarihinde kısmi ödeme yaptığı, bu tarih itibariyle davalının temerrüde düştüğü, temerrüt tarihi itibariyle faiz işletilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine AAÜT'ye göre tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesiyle, davacı vekili ve davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tahkim başvurusundan önce davacıya 08.07.2020 tarihinde 49.666,00 TL ödeme yaptıklarını, davalının sorumluluğunun kalmadığını, davacının davalıyı ibra ettiğini, ödeme ile hesaplanan tazminat arasında fahiş fark olmadığını, ibranamenin KTK'nun 111 inci maddesi kapsamında geçersiz sayılabilmesi için ödeme ile hesaplanan tazminat arasında fahiş fark olması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kazadan sonra 8 ay geçtikten sonra tanzim edildiğini, medikal eksper raporuna göre davacının % 4 maluliyeti olduğunu, bu rapor ile davacının sunduğu rapor arasındaki çelişki giderilmesi gerektiğini, kusur raporunun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; kısmi ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin hesaplanan tazminattan mahsup edilmek suretiyle bakiye tazminatın hesaplandığı, kusur dağılımında hata olmadığı, davalının davacıya 08.07.2020 tarihinde kısmi ödeme yaptığı, bu tarih itibariyle davalının temerrüde düştüğü, temerrüt tarihi itibariyle faiz işletilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 16.03.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “...Engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.