Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15092 E. 2023/4607 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/15092
- Karar No
- 2023/4607
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/41-2022/171 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen haksız eylem nedeniyle maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı tarafından gerçekleştirilen yol yenileme çalışmaları nedeniyle karayolu ile elektrik iletkenleri arasında mesafe sorunu yaşandığını ve iletkenlerin düşey olarak zemine yaklaştığını, bu ihlalin ortadan kaldırılması için davacı kurumun direklerin yerini değiştirmek zorunda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 182.225,49 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davalı idare tarafından yürütülen çalışmalar sırasında mevcut yolun yükseltilmediğini ve davalının elektrik iletim hatlarındaki yüksekliği kontrol etmekle yükümlü olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.01.2019 tarihli ve 2018/655 Esas, 2019/81 Karar sayılı kararıyla; keşif sonrası düzenlenen 29.11.2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulü ile 182.225,49 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 02.11.2020 tarihli ve 2019/2655 Esas, 2020/3679 Karar sayılı ilamı ile "...Somut olayda; dava, davalı idarenin yol çalışması sonucunda davacı kurumun irtifak hakkına bağlı zararının oluştuğu iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu yolun yapımı ve direklerin yerinin değiştirilmesi hususunun karayolları konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekirken mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun elektrik elektronik ve harita mühendisleri tarafından hazırlandığı, hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmayan bilirkişi raporunda davanın esasının yapım işine ilişkin olması hususunun gözetilmediği anlaşılmaktadır. Şu halde; karayolları konusunda uzman inşaat mühendisi ile birlikte oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle yeniden keşif icra edilmek suretiyle ayrıntılı, tarafların, mahkemenin ve Yargıtayın denetimine elverişli rapor alınıp dosyadaki tüm bilgi, belge ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacı kurum tarafından davalı kurumun yapmış olduğu eylem sonucu doğan zararın tazmini için dava açıldığı, davalı kurum tarafından davanın reddinin savunulduğu, taraflarca bildirilen delillerin toplandığı, Yargıtay kararı doğrultusunda yeniden keşif yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davalı kurumun eylemi sonucu enerji iletim hatlarının can ve mal güvenliğini tehdit eder hale geldiği, tekrar emniyetli hâle getirilmesi için davacı kurum tarafından çalışma yapılarak harcamada bulunulduğu, davalı kurumun davacı kurumu zarar uğrattığı ve doğan zarardan sorumlu olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 181.386,64 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, tespit dosyasında yapılan masrafın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, hesaplamanın hatalı yapıldığını, meydana gelen zarar yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 50 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.