Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1499 E. 2023/7872 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1499
- Karar No
- 2023/7872
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/9 Değişik İş, 2022/11 Karar SAYISI : 2021/İHK-42158 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddine / Davanın Kabulüne SAYISI : K-2021/146377 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sürücüsü olduğu araç ile davalıya ... poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada, müvekkilinin maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiş, ıslahla talebini 58.631,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımına uğradığını, eksik evrakla başvuru yapıldığını, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödeme varsa tespitinin gerektiğini, kaza esnasında başvuru sahibinin emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, takılı olmaması halinde müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücreti takdirinde nispi ücretin 1/5'i oranının esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " aktüer raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun olarak düzenlendiği, Adli Tıp' a sevk suretiyle yeni bir özür ve kusur raporu aldırmak gibi bir yetkilerinin bulunmadığı, emniyet kemeri kullanmadığının davalı yanca ispatlanamadığından müterafık kusur indirimi yapılamayacağı" gerekçesi ile başvuranın 58.631,55 TL sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile 09.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, eksik evrakla başvuru yapıldığını, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, SGK tarafından yapılan ödeme varsa tespitinin gerektiğini, kaza esnasında başvuru sahibinin emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, takılı olmaması halinde müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, vekalet ücreti takdirinde nispi ücretin 1/5'i oranının esas alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... başvurunun zamanaşımı süresi içerisinde yapıldığı, başvuruda gerekli evrakların eklenmiş olduğu, maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, kusur raporunun uzman bilirkişi tarafından belirlenmiş olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, SGK ödemelerinin rücuya tabi olmadığı, tazminat hesabında progresif rant yönteminin kullanılmasının içtihatlar gereği olduğu, müterafık kusur indirimi koşullarının oluşmadığı, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olduğu" gerekçesi ile davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın sebep olduğu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 24.02.2021 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyetinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %5 olduğu rapor edilmiştir. Hakem Heyetince işbu raporda belirlenen maluliyet oranına göre yapılan hesaba itibar edilerek karar verilmiştir. Ne var ki maluliyetin kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Bu sebeple yukarıda belirtilen maluliyet raporuna göre hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.