Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14948 E. 2023/6028 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14948
- Karar No
- 2023/6028
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2037 E., 2022/1261 K. HÜKÜM/KARAR : Davacılar, davalı ... ve davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/646 E., 2019/503 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... ...'in sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, diğer talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili, davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ESHOT Genel Müdürlüğü ve adli yardım talepli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir. Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir. Adli yardım 6100 sayılı Kanun'un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ve kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamına göre adli yardım talebinde bulunan davalı ...'in, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluştuğundan adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Davacılardan ... 50.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş; İlk Derece Mahkemesince 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş; taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre davacı ... yönünden hüküm altına alınan/reddedilen ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin ve davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... vekilinin bu davacıya yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... ... vekili ve davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... vekilinin bu davacıya yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 04.03.2013 tarihinde davalıların trafik sigortacısı, sürücüsü ve işleteni olduğu belediye otobüsünün, yaya geçidinden geçmekte olan davacı yaya ...'e çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, davacı ...'in bankada portföy yönetmen yardımcısı olarak çalıştığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında davacı ... ... için 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı ... yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ve dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ... ... için 200.000,00 TL ve eşi olan ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı işleten ve sürücüden tahsilini talep etmiş; 13.12.2018 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı ...'in maddi tazminat talebini 589.471,15 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davalı sürücünün idarenin açtığı ihaleyi kazanan dava dışı İzelman A.Ş tarafından istihdam edildiğini, davanın bu şirkete ihbarını talep ettiklerini, zamanaşımı def'inde bulunulduğunu, müvekkilinin ve sürücünün herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ...Ş vekili; sürücünün kusuru oranında ve 250.000,00 TL'lik poliçe limitiyle sorumlu olunduğunu, tedavi gideri nedeniyle sorumlulukları olmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, manevi tazminat talebinin kendilerine yöneltilemeyeceğini, faiz türünün yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili; ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararını temyiz ettiklerini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, davacının kazaya sebebiyet verdiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %75 ve davacı yayanın %25 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza sonucu %36 oranında maluliyeti oluştuğu ve iyileşme süresinin 9 ay olarak belirlendiği, davacının hesaplanan sürekli iş göremezlik zararının 568.949,29 TL olarak hesaplandığı, bu zarardan davalı ... şirketinin 250.000,00 TL limitle sorumlu olduğu, davacının geçici iş göremezlik, tedavi, ulaşım, geleceğe dönük tedavi gideri taleplerini atiye bıraktığı, kazanın meydana geliş şekli, tarafların kusur oranları, davacının yaralanma derecesi dikkate alınarak davacı yaya ve eşi olan davacı ... lehine manevi tazminata hükmedildiği belirtilerek davacı ... ...'in sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile davalı ... şirketinin dava tarihinden itibaren avans faiziyle 250.000,00 TL limitle sorumlu olması kaydıyla diğer davalıların kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte sorumlu olmaları kaydıyla 568.949,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline, davacının maddi tazminata ilişkin diğer taleplerini atiye bırakmış olması nedeniyle bu taleplerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... ... için 30.000,00 TL manevi ve davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ESHOT Genel Müdürlüğünden müteselsilen tahsiline, fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı Eshot Genel Müdürlüğü vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu ileri sürerek, kararın sadece manevi tazminata ilişkin kaldırılmasını talep ettiklerini talep etmiştir. 2. Davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; davalı sürücünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının ihmal ve dikkatsizliği sonucu kazanın meydana geldiğini, kesin süre içinde tanık listesi sunulmadığından davacı tanıklarını dinlenmesinin hatalı olduğunu, hesap raporunun hatalı olduğunu, kaza tarihinde davacının aldığı net ücretin belirlenmesi gerektiğini, pasif dönemde davacı emekli olacağından kazanç kaybı yaşamayacağını, hesaplamanın yalnızca aktif dönem ile sınırlı tutulması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 3. Davalı ... vekili; soruşturma dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda davacının asli kusurlu olduğu belirlenerek takipsizlik kararı verildiğini, iş gücü kaybı oranının çok yüksek olduğunu, ıslah talebinin zamanaşımına uğradığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava belirsiz alacak davası olup davalı sürücünün artırılan kısman yönelik zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davalı sürücü hakkında verilen takipsizlik kararına itiraz edilmesi üzerine açılan ceza davasında mahkumiyetine karar verildiği, kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün asli ve davacı yayanın tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, ilk derece mahkemesince alınan raporda da davalı sürücünün %75 oranında ve davacı yayanın %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, ilk derece mahkemesince tarafların kusur oranları yönünden birbiri ile uyumlu raporlara itibar edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafın kesin süre içerisinde tanık listesi sunmadığı ileri sürülmüş ise de davacı tanıklarının beyanlarının sonuca etkili olmadığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 12.07.2017 tarihli maluliyet raporunun dosya kapsamına uygun, açıklayıcı ve denetime elverişli olduğu, her ne kadar hesap raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması doğru değil ise de TRH 2010 Yaşam Tablosundaki ömür sürelerinin bu tabloya göre daha uzun olduğu, ancak istinafa gelenlerin sıfatına göre bu yönden kararın kaldırılması yoluna gidilmediği, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekili, davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt endi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminata ilişkin kararın bozulmasını istediklerini, hükmedilen tutarların yetersiz olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusuna konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusura ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, maluliyet raporunda belirlenen oranın hangi mevzuat hükümlerine göre belirlendiğinin belli olmadığını, tedavi masraflarının zorunlu masraflar olmayıp talebin kabulünün hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, görevsiz mahkemede açılan dava yönünden müvekkili aleyhine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu ve davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan belediye otobüsünün, davacı yayaya 04.03.2013 tarihinde çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının maaş bordroları esas alınarak hesap yapılmış olmasına, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları ve ceza mahkemesince verilen karar uyarınca belirlenen kusur oranlarının kabulünde bir isabetsizlik olmamasına, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, davacı yanın yalnızca manevi tazminat yönünden temyiz talebinde bulunmasına, manevi tazminatın takdirinde 6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesine hüküm kurulmuş olmasına, görevsiz mahkemede açılan bir dava bulunmayıp bu yöne ilişkin hükmedilen vekalet ücretinin bulunmamasına, davacının sürekli iş göremezlik talebi dışındaki diğer taleplerinin kabulüne ilişkin bir hüküm bulunmamasına, pasif devrede herhangi bir işte çalışılmasa bile salt yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin ekonomik bir değer taşıması nedeniyle bundan yoksun kalan hak sahibi bakımından bir zarar oluşmasına ve bu zararın karşılanması amacıyla pasif devre zararının hesaplanıp hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre karar usul ve yasaya uygun olup davacı ... ... vekili ile davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ... vekillerinin bu davacıya yönelik temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı ... vekili ve davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... ... vekilinin bu davacıya ilişkin temyizleri yönünden Davacı ... vekili ile davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ... vekillerinin davacı ...'e yönelik temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davacı ... ... vekilinin ve davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... ... vekilinin bu davacıya ilişkin temyizleri yönünden Davacı ... ... vekili ve davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ... vekillerinin bu davacıya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacılar ve adli yardım talebi kabul edilmesine karşın temyizinde haksız bulunan davalı ... ile ESHOT (İzmir Elektrik Su Havagazı Otobüs ve Troleybüs) Genel Müdürlüğüne yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.