Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14319 E. 2024/11766 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14319
- Karar No
- 2024/11766
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/796 D.İş, 2022/796 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davalı şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 10.03.2021 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığı, bu nedenle yeniden maluliyet raporu alınmasına karar verildiği, içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı'nın da yer aldığı üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan maluliyet raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca kaza tarihinde iki yaşında olan davacının özürlülük oranının % 5 olarak olarak belirlendiği ve davacının son muayene tarihindeki yaşı dikkate alındığında (2 yaş) klavikula kırığı sonrası anatomik ve fonksiyonel patolojilerin kas iskelet sisteminin gelişimini tamamladığı ortalama 18 yaşına kadar düzeldiği hususunun tıbben bilinen bir gerçek olduğu, bu nedenle takdiri hakem heyetine ait olmak üzere kişinin sürekli özür oranının 18 yaşına kadar kabul edilmesi gerektiğinin mütalaa edildiği, hakem heyetince, başvuru sahibinin maluliyetinin 18 yaş sonrası devam edip etmediğinin tam olarak tespiti ve olası hak kaybının önlenmesi için adli yargıda Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmak suretiyle hesaplama yapılmasının daha sağlıklı olacağı kanaatine varıldığı, ancak 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu uyarınca kurumun mahkemeler ve savcılıklar dışında gelen rapor isteklerini yerine getirmediği gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine ve başvuru sahibinin adli yargıda dava açmakta muhtariyetine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan heyet raporunda, davacının yaşı itibariyle kesin maluliyetinin 18 yaşına kadar belirlenebileceğinin mütalaa edilmiş olması gözetilerek 12.01.2022 tarihli ara karar ile davacı küçüğün dava konusu kaza sonrası oluşan maluliyetinin sürekli olup olmadığının, sürekli ise maluliyet oranının, geçici iş göremezlik süresinin ve tedavi süresince bakıcıya ihtiyacının olup olmadığının ve süresinin tespiti hususunda başvuru sahibinin geçmiş tedavi evrakları, tüm tıbbi belgeler, yaralanma sonucu oluşan arazlar, dosyada mevcut maluliyet raporları da değerlendirilmek ve davacının muayenesi de mutlaka yapılmak suretiyle İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından ara karar gereğince Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kuruluna müracaat edildiği, kurum tarafından rapora esas olmak üzere alınması istenen görüntü ve raporlar ile tetkiklerin temin edilerek ibraz edildiği, Adli Tıp Kurumu'nun Sigorta Tahkim Komisyonuna gönderdiği 10.02.2022 tarihli ve 2022/8391 sayılı müzekkeresi gereğince başvuru sahibine 17.06.2022 tarihinde saat 08:30'da muayene randevusu verildiği, davacı vekili tarafından 07.07.2022 tarihli e-posta ile davacı müvekkilinin ateşli gribal enfeksiyon geçirmesi nedeniyle muayeneye gidemediğinin ve yeniden muayene randevusu için müracaat edileceğinin beyan edildiği, en son davacı vekilinin 12.08.2022 tarihli beyanı ile davacı küçüğün muayene ettirilemediğinin bildirildiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna belgeleriyle birlikte yazılı başvuruda bulunması gerektiği, uyuşmazlığa konu dosyada, davalı ... şirketine Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda belirlenen yönetmelik hükümlerine göre alınmış sağlık raporu ile başvuru yapılmadığı, bu nedenle başvurunun, gerekli belgelerle yapılan geçerli bir başvuru olmadığı, başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmediği, ara karar gereğince alınmasına karar verilen maluliyet raporunun ise ibraz edilmediği ve başvuru şartı noksanlığının verilen kesin sürelere rağmen yerine getirilmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi uyarınca davanın, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasının zorunlu olmadığını, adli tıp uzmanları tarafından hazırlanan raporların da hükme esas alınabilecek nitelikte olduğunu, aktüer bilirkişi raporunda 18 yaşına kadar hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ve TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak davacı küçüğün bakiye ömrüne göre hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (KZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.