Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14285 E. 2023/6103 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14285
- Karar No
- 2023/6103
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/493 E., 2022/1031 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından sigortalanan dairede 02.06.2014 tarihindeki su baskını sonucu oluşan hasar nedeniyle eksper tarafından tespit edilen 2.440,00 TL tazminatın 04.08.2014 tarihinde ödendiğini, hasarın davalının maliki olduğu 5 nolu dairenin su deposunun patlaması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, zarardan sorumlu olduğu belirlenen davalı hakkında başlatılan İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2015/4256 sayılı icra takibinin haksız itirazla durdurulduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.11.2015 tarihli ve 2015/516 Esas, 2015/1007 Karar sayılı kararı ile teknik bilirkişi raporuyla su sızıntısının davalıya ait su deposundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.12.2018 tarihli ve 2016/582 esas, 2018/11934 karar sayılı kararıyla; ''...Hasardan sonra düzenlenen ekspertiz raporuna göre; üst kat 4 ve 5 nolu dairelerin banyo tuvaletlerinden sızan su sebebiyle sigortalı konuta sirayet ederek zarara sebep olduğu, sigortalı dairede hasarın meydana geldiği belirlenmiş olup, mahkemece alınan bilirkişi raporunda su deposunun durduk yerde patlamasının beklenmediği, patladığı kabul edilse dahi öncelikle teras katının altındaki dairelerin zarar görmesi gerektiğini, bu dairelerde zararın olmadığını, su sızıntısının ve dolayısıyla sigortalının dairesinde meydana gelen zararın davalıya ait su deposunun patlamasından meydana gelmediği tespit edilmişse de bu durumda sigortalı dairede meydana gelen zararın sebebinin iddia ve eksper raporu değerlendirilerek belirlenen su sızıntısının davacının sigortalısının konutunda meydana gelen zarara sebep olabilecek nitelikte olup olmadığının belirlenmesi hususunda alanında uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''... Ekspertiz raporuna göre hasarın tespit tarihinin 24.06.2014 olduğu, davacı tarafından sigorta ettirene 04.08.2014 tarihinde 2.440,00 TL ödeme yapıldığı, dosya kapsamında aldırılan raporlara göre ekspertiz raporunda tespit edilen hasarlara ilişkin bedel, 24.06.2014 tarihi itibariyle rayiç bedellerle uyumlu olduğu, aradan geçen süre zarfında 5 nolu bağımsız bölümde tadilat işlemleri yapılmış olup 3 nolu bağımsız bölümde yeni hasar oluştuğuna dair herhangi bir beyan veya tespit bulunmadığı, dolayısıyla 26.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek 3 nolu bağımsız bölümde oluşan zararların 5 nolu bağımsız bölümden kaynaklandığı ve davalının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca husule gelen zarardan sorumlu olduğu'' gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İzmir 13. İcra Dairesi'nin 2015/4256 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; keşif tarihinde davacıya ait bağımsız bölüme girilmemiş olmasına rağmen hasarın davalıya ait bağımsız bölümün tesisatından ya da zemin seramikleri arasında bulunan derz boşluklarından kaynaklanmış olabileceği tespitinin gerçeklikten uzak olduğunu, 25.07.2019 tarihli raporda davalının dairesine girilerek yapılan incelemede alt kata su sızmasına neden olabilecek deformasyonun olmadığının tespit edildiğini, farazi tespitlere göre hazırlanan rapora göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, konut sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının, ödediği bedelin zarara sebep olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili istemli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.