Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13817 E. 2024/10870 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13817
- Karar No
- 2024/10870
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/699-2022/699 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.09.2020 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.200,00 TL adli tıp raporu ücreti ve 543,20 TL muayene masrafı olmak üzere toplam 16.843,20 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini toplam 189.299,38 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 14.962,01 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 122.743,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.339,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 543,20 TL tedavi gideri ile 1.200,00 TL adli tıp raporu ücretinin 13.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin müterafik kusur indirimi yönündeki itirazının kabulüne, davalı vekilinin sürekli iş göremezlik tazminatında davalının ödemesinin güncelleştirilerek tenzili ile vekalet ücretine ilişkin itirazlarının kabulüne, davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, 156.908,47 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.423,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 543,20 TL tedavi gideri ile 1.200,00 TL adli tıp raporu ücretinin 13.12.2021 tarihinden itibaren işleyen yasal faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının davacıya 18.01.2022 tarihinde 14.962,01 TL ödeme yaptığını, söz konusu ödemenin güncelleştirilmiş değeri dikkate alınmadan doğrudan asıl ödeme miktarı olan 14.962,01 TL’nin tazminattan tenzil edildiğini, ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmediğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının gelirinin hatalı tespit edildiğini, geçici iş göremezlik tazminatına esas alınacak sürenin SGK hizmet dökümüne belirlenmesi gerektiğini, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, dosyadaki alkol raporuna göre davacı motosiklet sürücüsünün 1,17 promil alkollü olduğunu, davacının alkollü olarak motosiklet kullanması sebebiyle kusurlu olduğunu, davacının kaza esnasında kask takmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, davacıya SGK veya başka bir kurum tarafından davaya konu kaza nedeniyle rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi, ödeme yapıldıysa tazminattan mahsup edilmesi, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalının yargılama sırasında davacıya ödediği tazminatın hesaplanan tazminattan mahsup edilerek bakiye tazminatın tespit edilmiş olmasına, davacının gelirinin SGK hizmet dökümündeki verilere göre tespit edilmesine, dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmasına, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmamasına, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Dosyanın incelenmesinden; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 02.11.2021 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak anılan raporda davacının çene kemiğindeki kırık nedeniyle % 2 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, bununla birlikte davacının dizinde kaza nedeniyle ödem ve kemik berelenmesinin meydana geldiği, kemikte kırığın bulunmadığı, buna rağmen raporda davacıdaki femur ve tibiadaki ödem-kemik berelenmesinin davacının lehine yorumlandığı belirtilerek ve dizde kırık olduğu kabul edilerek bu nedenle %3 maluliyetin belirlendiği görülmüştür. Somut olayda, davacının dizinde kemik kırığı bulunmamasına rağmen bu nedenle oluşan araz nedeniyle % 3 oranındaki maluliyetin tespit edildiği, ancak dosya kapsamındaki belgelerden davacının dizindeki yaralanmanın Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine sürekli maluliyete neden olup olmadığı anlaşılamamış olup, bu haliyle anılan sağlık kurulu raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla, davacının yeniden muayenesi yapılarak, davacının dizindeki yaralanma nedeniyle sürekli maluliyetinin bulunup bulunmadığı da tekrar değerlendirilerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı(kask) ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacı sürücünün motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; davacı motosiklet sürücüsünün kaza tespit tutanağına göre kaskının takılı olup olmadığı belirlenememiştir. Ancak davacının yaralanmasının baş bölgesinde meydana gelmesine göre davacının kaza sırasında kask takmadığı anlaşılmıştır. Şu durumda, davacının baş bölgesinden yaralandığı anlaşılmakla Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, indirim yapılmamış olması doğru görülmemiştir. 4-Dosyanın incelenmesinde, davacının kazadan kaynaklanan yaralanması nedeniyle geçici işgöremezlik süresinin 4 ay(120 gün) olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporu bulunduğu, aktüer bilirkişi tarafından 4 ay(120 gün) süresince geçici işgöremezlik tazminatı hesaplandığı, İtiraz Hakem Heyeti tarafından söz konusu aktüer bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacı lehine 15.423,76 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiği, ancak dosya kapsamındaki SGK hizmet dökümüne göre 28.09.2020 kaza tarihinden sonraki 4 ay (120 gün) boyunca bazı aylarda davacının çalışmak suretiyle ücret aldığı, söz konusu ücretlerin geçici işgöremezlik süresinde kazanıldığı, hakem heyetince söz konusu ücretler değerlendirilmeksizin davacının 4 ay (120 gün) süreyle geçici işgöremez halde olduğu kabul edilerek karar verildiği anlaşılmış, ücret aldığı dönemde davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Şu durumda; davacının kaza tarihi ve sonrasına ilişkin SGK hizmet dökümü ve maaş bordoları dosya arasına alınmak suretiyle davacının kaza tarihinden itibaren söz konusu geçici işgöremezlik süresi boyunca gelir kaybı olup olmadığı, buna göre söz konusu sürede geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı hususu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.