Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13242 E. 2024/11250 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13242
- Karar No
- 2024/11250
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/590 D.İş-2022/590 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.06.2020 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan ve davacının yolcu olduğu araç ile dava dışı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 18.02.2022 tarihinde 166.861,67 TL'ye yükseltmiş, daha sonra 08.06.2022 tarihinde 157.902,00 TL için ıslah dilekçesi vermiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından 24.06.2021 tarihinde 232.988,00 TL ödeme yapıldığını, ibraname düzenlenerek feragat beyanında bulunulduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yeterli olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini, hatır indirimi ve müterafik kusur indirimi uygulanmasını, kusur oranının tespit edilmesini, bakıcı gideri ve geçici iş görmezlik tazminatı talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 166.861,67 TL’nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulü ile 157.902,61 TL’nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili tarafından 24.06.2021 tarihinde 232.988,00 TL ödeme yapıldığını, ibraname düzenlenerek feragat beyanında bulunulduğunu, maluliyet raporunun uygun yönetmeliğe göre alınmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini ve vekalet ücretinin hesaplanacak miktarın beşte birinin olması gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatları ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmesine, davalının geçici iş göremezlik tazminatından ve geçici bakıcı talebinden sorumlu olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması 6098 sayılı TBK’nın 51 ve 52'inci maddelerinde düzenlenmiştir. TBK 51'inci maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak tazminatı belirleyecektir. Hakim tarafların kusur durumunu dikkate alarak tazminatın kapsamını belirledikten sonra Yargıtay kararlarında yerleşmiş olduğu üzere tazminattan hatır taşıması indirimi yapılarak nihai zarar ve ödenmesi gereken tazminat belirlenecek, son olarak da davadan önce yapılan ödemenin güncellenen değeri düşülecektir. İlgili kanun maddeleri incelendiğinde yapılan ödemeler tazminatı belirlemede bir indirim nedeni olarak gösterilmediği gibi Yargıtay uygulamaları ile artık yerleşik ... geldiği üzere borcu söndüren bir nitelik taşımaktadır. Somut olayda, davacı yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davacı ile davalı tarafından sigortalı bulunan aracın sürücüsü, kaza günü hastanedeki akrabalarını ziyarete beraber gittiklerini ifade etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, davacı ile sürücünün akraba oldukları, bu nedenle bu taşımanın hatır taşıması sayılmayacağı gerekçesiyle olayda hatır taşıması bulunmadığı yönünde hatalı şekilde değerlendirme yapılmıştır. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51'inci maddesi gereğince dairemizin yerleşik uygulamasına göre hesap edilen maddi zararından öncelikle %20 hatır taşıması indirilmesi sonra kalan miktardan da davadan önce yapılan ödemenin güncellenmiş halinin düşülmesi ile ulaşılacak tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,19.11.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 1- Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince davaya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, “davacının sürücü ile akraba oldukları, bu nedenle bu taşımanın hatır taşıması sayılamayacağı” gerekçesiyle davalının hatır taşıması definin reddine karar verilmiştir. Davacı soruşturma aşamasındaki ifadesinde; “akrabam olan (sürücü) ... ile kaza günü hastanedeki akrabamızı ziyaret ettikten sonra...” şeklinde beyanda bulunmuştur. Buna göre, davalı vekilinin hatır taşıması savunması yönünden davacı ve araç sürücüsünün nüfus kayıt örnekleri temin edilip davacının araç işleteni/sürücüsü ile olan yakınlık derecesinin saptanması; yakınlık derecesi de gözetilerek taşımanın ailevi ya da ahlaki sorumluluğun ifası dışında bir nedenle yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi; yapılacak bu tespitlere göre tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağının gerekçelendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulması kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki (2) nolu bentteki görüşüne gerekçesi yönünden katılmıyorum. 2- Borçlar Kanunu haksız fiil tazminatını düzenlerken (TBK 49 ve devamı maddeleri) zararın ispatı ve belirlenmesinin (50. md.) nasıl olacağını açıklamış, tam olarak ispat edilememesi halinde hakimin bu zararı belirleyeceğini öngörmüştür. Zarar belirlenirken birtakım veriler kullanılacaktır (Türüne göre zararın kapsamı-gelir-kusur ödeme varsa vs). Ayrıca haksız fiil sorumlusu tarafından ödemenin denkleştirici adalet gereği zarardan düşürülmesi gerekecektir. Bütün bu hesaplamalar (zararın belirlenmesi) HMK 266 md. uyarınca genellikle bilirkişi marifetiyle olacaktır. Hakim önüne gelen zarardan somut olaya ve savunmaya göre (hatır taşıması) zararı artırıcı nedenler varsa (müterafik kusur) bununla ilgili bilgi ve belgeleri değerlendirip kendisi tazminatı belirleyecektir. TBK 51. md. başlığı "tazminat ve belirlenmesi" 52. maddesi ise "tazminatın indirilmesi" ile ilgilidir. Bu maddelerin gerekçelerine bakıldığında bizzat hakimin değerlendireceği konulardır. Zararın belirlenmesi sırasında TBK 51-52 (43-44) maddeleri uygulanarak bilirkişiden rapor alırsak hakimin takdirinde olan hususlarda bilirkişi raporuna değer vermiş oluruz. Bu husus tazminat hukuk eserlerinde de (M. Reşit Karahasan) incelenmiş, zarar ile tazminat arasındaki fark şu biçimde açıklanmıştır. "Borçlar hukukunda zarar ve tazminat kavramlarının ayrı ayrı yeri ve sonuçları vardır. Zarar, malvarlığındaki eksilmeyi, tazminat ise sorumluluğun kapsamını tespit eder. Bu nedenle tazminat zarar miktarına eşit olabileceği gibi, ondan eksik de olabilir. BK 43-44 maddeleri ile getirilen düzenleme sorumlunun zararı ne ölçüde yükleneceğini belirlemek içindir. Bu nedenle davalı ödemesi de göz önünde tutularak zarar kesin olarak belirlendikten sonra BK 43-44 maddelerinin somut olay içinde tartışılması ve araştırılması gerekir. Şayet olay içinde belirtilen yasa hükümlerine uygun indirim sebeplerinin varlığı tespit edilirse tazminat, başka bir deyişle hükmedilecek miktar zarardan az olacaktır." 17. ve 4. Hukuk Dairesi önceki içtihatları bu yöndedir. Somut olayda hakem heyetince tazminat hesabında önce davalı tarafça yapılan ödemenin tenzil edilip daha sonra hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun (2) nolu bentteki görüşüne katılmıyorum.