Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13673 E. 2023/287 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13673
Karar No
2023/287
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/32 E. 2022/97 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı Sağlık Bakanlığı'na bağlı Kadirli Devlet Hastanesi ile davalı ticaret ünvanı İkiöz Sağlık Ürünleri ve Tem. Mad. olan ... arasında tıbbi sarf malzemesinin alımı hususunda sözleşme yapıldığını ve anılan davalı tarafından 12.12.2012 tanzim tarihli A503319 seri numaralı faturanın hastanenin gelen evrak birimine teslim edildiğini, bununla birlikte davalı tarafından Adana 9. Noterliğinin 18.12.2012 tarihli 32189 sayılı temliknamesi ile faturadan doğan alacağın dava dışı Eko Factoring A.Ş'ye temlik edildiğini ve bunun sonucunda dava dışı temlik alacaklısı tarafından müvekkil aleyhine yapılan icra takibi nedeni ile borcun tamamının ödendiğini; ticaret ünvanı davalı İkiöz Sağlık Ürünleri Tem. Mad. olan ...'un alacağını temlik etmesine rağmen anılan hastanenin döner sermaye müdürlüğüne fatura nedeni ile düzenlenen ödeme emrini ibraz ederek mükerrer ödeme yapılmasına sebebiyet verdiğini, Kadirli Devlet Hastanesinde tıbbi sekreter olan davalı ...'in ödeme yapılması için ibraz edilen belgeleri yeterince kontrol etmemesi sonucunda mükerrer ödemenin meydana geldiğini belirterek, oluşan kurum zararının davalılardan rücuen tazmini isteminde bulunmuştur. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; mükerrer ödeme konusunda kusur ve sorumluluğunun olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 2. Davalı ticaret ünvanı İkiöz Sağlık Ürünleri Tem. Mad olan ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2016 tarihli ve 2014/787 Esas ve 2016/509 sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 39.894,54 TL alacağın 18.12.2012 tarihinden yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 24.12.2019 tarihli 2017/687 Esas 2019/6252 sayılı kararı ile "... mahkemece tarafların kusur durumlarının belirlendikten sonra, davalı ...'in kusurlu bulunması durumunda belirlenecek olan tazminattan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52 inci maddeleri gereğince uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ... yönünden %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak bu davalı yönünden kısmen kabulü ile 19.947,27 TL alacağın 18.12.2012 tarihinden yasal faizi ile beraber; diğer davalı yönünden davanın kabulü ile 39.894,54 TL alacağın 18.12.2012 tarihinden yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken davalı ... yönünden hakkaniyet indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, ayrıca hakkaniyet indirimi yapılan meblağ yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; çalışmış olduğu kurumda kendisine eğitim verilmediğini, işe başlamasından kısa bir süre sonra dava konusu olayın meydana geldiğini, tüm kusurun kendisine yüklenmesinin hatalı olduğunu, onay makamının da kusuru olduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurum zararı nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 61 ve 62 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalılardan ... vekili ile davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Dosya kapsamından, mahkemece Dairemizin 24.12.2019 tarihli 2017/687 Esas ve 2019/6252 sayılı bozma ilamına uyma kararı verilmesine rağmen gereğinin yerine getirilmediği, bozma ilamı doğrultusunda mahkemece kusur raporu alındığı, hükme esas alınan kusur raporunda davalılardan ...’in kusuru ile birlikte dava dışı ... ve dava dışı kişilerin kusurunun da olduğunun tespit edilmesine rağmen, kusur oranlarına ilişkin belirleme yapılmadığı, anılan davalının tam kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 ve 62 inci maddelerinde düzenlenmiş bulunan teselsül kuralları, birden çok kişinin birlikte bir zarara yol açmaları ve aynı zarardan dolayı sorumlu olmaları durumuna ilişkin olup zarara yol açanlar ile zarar gören arasındaki ilişkinin düzenlenmesine yöneliktir. Eldeki dava, rücuen tazminat talebine ilişkin olduğuna göre zarar verenler arasında teselsülden söz edilemez. Zarar verenler kendi kusurları oranında sorumludurlar. Şu durumda, eldeki davanın rücuen tazminat talebi olduğu gözetilerek, davalı ...’ın olaydaki kusurunun oran olarak belirlendikten sonra hükmedilecek meblağdan uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün adı geçen davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir. 3. Somut olayda, mahkemece %50 hakkaniyet indirimi yapılan tazminat miktarı yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuş, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılardan ... vekili ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin; değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13673, K. 2023/287, T. 11.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-13673-e-2023-287-k-1ce24921961a