Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1305 E. 2023/12643 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1305
- Karar No
- 2023/12643
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/283 E., 2015/452 K. DAVA TARİHİ : 09.05.2007 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı (ZMSS) aracın sürücüsünün ağır kusuruyla sebebiyet verdiği kaza nedeniyle zarar görenlere tazminat ödendiğini, ağır kusur nedeniyle kazanın sigorta teminatı kapsamının dışında kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 10.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, tazminat isteminin fahiş olduğunu öne sürerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.04.2014 tarihli ve 2007/401 E., 2014/480 K. sayılı kararıyla; "davalı tarafa ait olan aracı kullanan sürücünün olayda %100 kusurlu olması nedeniyle ağır kusurlu olduğu, sigorta ettirenin olayda denetim görevini ve çalışanını seçimde dikkat ve özeni göstermediği..." gerekçesiyle; davanın kabulü ile 5.000,00 TL maddi tazminatın 10.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.11.2014 tarihli 2014/18991 E., 2014/15641 K. sayılı kararı ile "...ZMSS Genel Şartlarının, sigortacının işletene rücu hakkını düzenleyen B.4. maddesinin (a) bendinde, tazminatı gerektiren olayın, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmesi halinde sigorta ettirene rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Diğer taraftan, TTK'nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281. maddesi hükmü uyarınca da, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Somut olayda, davacıya sigortalı çekicinin dorsesinde taşınan beton kirişin dorse üzerinden kayarak yol üzerinden sürüklendiği sırada karşı istikametten gelen araçlara çarparak yaralamalı ve maddi hasarlı kazanın meydana geldiği, sigortalı araç sürücüsünün “trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan diğer kural, yasak zorunluluklara ve yükümlülüklere uymamak” kuralını ihlali nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerine göre, kazanın, sigortalının kasdi bir hareketi veya ağır kusurundan kaynaklanmadığı, davacı sigortacının, sürücünün kasta dayanmayan tam kusuru sebebiyle verdiği zarardan dolayı üçüncü kişiye ödediği tazminat bakımından rücu hakkının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak davanın sigortalının kasdi bir hareketi veya ağır kusurundan kaynaklanmadığı, davacı sigortacının, sürücünün kasta dayanmayan tam kusuru sebebiyle verdiği zarardan dolayı üçüncü kişiye ödediği tazminat bakımından rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketinin tazminat ödemek zorunda kaldığı kazada davalı şirkete ait çekicinin dorsesinde taşınan beton kirişin dorse üzerinden kayarak yol üzerinde sürüklendiğini, kirişin karşı istikametten gelen araçlara çarparak yaralamalı ve maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün “trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan diğer kural, yasak zorunluluklara ve yükümlülüklere uymamak” kuralını ihlali nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, dorse üzerindeki beton kirişleri dorseye bağlayan çelik iplerin kopuk olmasına rağmen bu şekilde taşınmaya devam etmesi nedeniyle sigortalı aracın sürücüsünün ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle rücu talebini içerir davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olmasının hukuk aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında üçüncü şahsa ödenen tazminatın poliçe genel şartları uyarınca sigorta ettirenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar B.4 maddesi (a) bendi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
269,85 TL 0.H. 44,40 TL P.H. 225,45 TL Kalan