Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1334 E. 2023/12196 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1334
Karar No
2023/12196
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/84 E., 2021/627 K. HÜKÜM/KARAR : Yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına/ Davanın kabulüne

Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalılar ... ve Güneş Sigorta A.Ş. yönünden ilk hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davanın davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... vekilli tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma isteminin miktardan reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 05.08.2009 tarihinde, davacıların eş ve babaları yayaya, davalı ...' nın sürücüsü, davalı ...' in maliki olduğu, davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın çarpması sonucu murisin vefat ettiğini belirterek davacı eş için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan ve her bir davacı için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; 19.10.2015 tarihinde eş için maddi tazminat talebini 8.731,31 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait aracın 07.11.2008 tarihli plaka kiralama sözleşmesi uyarınca dava dışı Doğanışık Turizm Limited Şirketi'ne kiralandığını, müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını, davalı sürücünün de anılan şirketin çalışanı olduğunu, kaldı ki zararın trafik sigorta poliçesi kapsamında karşılanması gerektiğini açıklayarak davanın reddini istemiştir.

Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, önceden davacıların başvurusunun olmadığını, faiz isteminin yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusurunun olmadığını, maddi ve manevi tazminat isteme koşullarının bulunmadığını, kaldıki tazminatların fahiş talep edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI Dava açıldığı İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/195 Esas sayılı dosyada 18.04.2013 tarihinde verilen görevsizlik kararı üzerine, dosya İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/240 Esasına kaydedilmiştir. Mahkemenin 12.01.2016 tarihli ve 2013/240 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararıyla; her ne kadar kayıt maliki ... aleyhine dava açılmış ise de anılan davalının zarara neden olduğu aracı dava dışı şirkete uzun süreli kiraladığı, bu kiralamanın gerçek olduğu, düzenlenen faturalar ve tanık beyanları ile işleten sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı hakkındaki davanın husumet nedeni ile reddine karar verildiği davacılar vekili, kayda güvenerek davalı ... aleyhine dava açtığından ve dava açılmasında kusur bulunmadığından davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesi ile; davacıların davalı ... hakkında açtıkları davanın husumet nedeniyle reddine, davacı ...'ın açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 8.731,31 TL maddi tazminatın davalı ... ve Güneş Sigorta A.Ş'den tahsiline, hüküm altına alınan maddi tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmı için davalı ... bakımından olay tarihi olan 05.08.2009 tarihinden, diğer davalı Güneş Sigorta A.Ş. bakımından dava tarihinden, bakiye 7.731,31 TL'lik kısmı bakımından her iki davalı yönüyle ıslah tarihi olan 19.10.2015 gününden itibaren yasal oranda temerrüt faizi uygulanmasına, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 7.500,00 TL, diğer davacılar ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL ve ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.08.2009 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline ile bu davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.04.2019 tarih ve 2016/10020 Esas, 2019/4248 Karar sayılı ilamı ile; davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "Somut olayda, davalı ... kayıt maliki olup kayden işletendir, yukarıda açıklandığı üzere KTK. m.85 uyarınca işletenlik sıfatı değişebilmektedir. Davalı, yargılama aşamasında aracı uzun süreli kiralama sözleşmesi ile ihbar olunan Doğanışık Turz.Tas.İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti'ye kiraladığını ve işleten sıfatı bulunmadığını ileri sürmüş, kira sözleşmesi sureti ile ihbar olunan şirketçe kesilen aylık kira bedellerine ilişkin kaza tarihini de kapsar makbuz suretlerini ibraz etmiş, mahkeme tarafından sunulan belge suretleri yeterli bulunarak davalı ... yönünden husumetten red kararı verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece davaya konu araç nedeni ile tanzim edilen kira sözleşmesinin uzun süreli ve üçüncü kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, aracın fiilen teslim edilip edilmediği, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, davalının ve kiracının ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak ihbar olunan Doğan Işık Turizm Ltd. Şti. ile davalı ... arasında 20.11.2018 tarihinde yapıldığı iddia edilen kira sözleşmesi ve kira bedellerinin maliye ve vergi dairelerine bildirilmediği, davalı ... ve ihbar olunan Doğan İşık.. Ltd.Şti firması tarafından ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi incelemesi için sunulmadığından defter ve belgelerinde mali yönden inceleme yapılamadığı, davalı ... ve ihbar olunan Doğan Işık.. Ltd.Şti firması arasında Ticari S Plaka Kiralama Sözleşmesinin 20.11.2008 tarihinde imzalanmış olduğu kira kontratının üzerinde kiralama süresinin başlangıç ve bitiş tarihlerinin net olarak belirtilmemiş olduğundan kira kontratının ekinde davalı ... tarafından sunulan 26 adet faturanın her zaman düzenlenebileceği, yine davalı ... tarafından dava dışı Doğan Işık Turizm Ltd. Şti'ne kiraya verilen aracın DSİ Genel Müdürlüğü'nde servis işinde kullanıldığını beyan etmiş ise de, DSİ Genel Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabında dava dışı Doğan Işık Turizm Ltd. Şti'den alınan servis hizmetinde bahsi geçen aracın hizmet vermediğinin bildirildiği, böylece kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenemediğinden davalı ... ve ihbar olunan Doğan Işık.. Ltd.Şti. arasında 20.11.2018 tarihinde tanzim edildiği iddia edilen kira sözleşmesinin uzun süreli ve üçüncü kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olmadığı, aracın davalı ... tarafından ihbar olunan Doğan Işık.. Ltd.Şti. firmasına fiilen teslim edildiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle sözkonusu aracın kayıt maliki olan davalı ...'in KTK. m.85 uyarınca işleten olduğu ve tehlike sorumluluğu hükümlerine göre zarar görenlere karşı hakkında verilen hüküm kesinleşen diğer davalılar sürücü ve ZMMS sigortacısı ile birlikte olay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle; davalılar ... ve Güneş Sigorta A.Ş hakkında Mahkemenin 12.01.2016 tarih 2013/240 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararı ile verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı ...'ın açtığı maddi tazminat davasının kabulüne, mahkemenin 12.01.2016 tarih 2013/240 Esas, 2016/18 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile tahsilde tekerrür olmamak ve bu ilamda belirtilen diğer davalılar ... ve Güneş Sigorta A.Ş ile birlikte sorumlu olmak kaydıyla 8.731,31 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmı için olay tarihi olan 05.08.2009 tarihinden, bakiye 7.731,31 TL'lik kısmı bakımından ıslah tarihi olan 19.10.2015 gününden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...’den tahsiline, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, Mahkemenin 12.01.2016 tarih 2013/240 Esas 2016/18 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile tahsilde tekerrür olmamak ve bu ilamda belirtilen diğer davalı ... ile birlikte sorumlu olmak kaydıyla davacı ... için 7.500,00 TL, diğer davacılar ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL ve ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.08.2009 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; aracın uzun süreli olarak davanın ihbar edildiği Doğan Işık Turizm Ltd. Şti.'ne kiralandığını, kira sözleşmesini sunduklarını, sürücünün bu şirketin çalışanı olduğunun sigorta kayıtlarından anlaşıldığını, DSİ' den gelen cevabın hatalı olduğunu, aylık kira tutarında dava dışı şirkete fatura kesildiğini, bilirkişi raporunun da uzun süreli kira ilişkisi bulunduğunu tespit ettiğini, dinlenen tanık beyanlarından da bu durumun anlaşıldığını belirtmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 05.08.2009 tarihinde davalıların işleteni sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacıların yaya olan desteklerine çarpması sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 Karayolları Trafik Kanunun 85 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve mahkemece bozmadan sonra toplanan delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1334, K. 2023/12196, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1334-e-2023-12196-k-552d8e615f5a