Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12373 E. 2024/4959 K. – Trafik Kazasınd
Konu: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12373
- Karar No
- 2024/4959
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/268 E., 2022/1438 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne/İstinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/157 E., 2019/816 K. Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 14.08.2017 tarihinde davacı ...'ın oğlu, davacı ...'ın babası müteveffanın kullandığı ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan motosikletin önüne çıkan başıboş köpek nedeniyle kaza yaptığını, kaza neticesi vefat ettiğini, kazada kusuru bulunmadığını, davacıların bu kaza nedeniyle desteklerini yitirdiklerini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini ...için 40.532,80 TL, ...için 118.508,57 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların tazminat taleplerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun madde 92 nci, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartları ve Yargıtay uygulaması gereğince reddedilmesi gerektiğini, desteğin kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, kusurlu sürücünün yakınlarının üçüncü kişi olarak kabulünün mümkün olmadığını, zarara kendi sebep olan kişinin oluşan zarardan faydalanmasının mümkün olmadığını, müteveffanın gelirinin tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın genel şartlara göre yapılması gerektiğini, kaza nedeniyle elde edilen gelirlerin tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin yasal dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli ve 2018/157 Esas, 2019/816 Karar sayılı kararıyla; tarafların iddia ve savunmalarına, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre motosikletle seyir halinde iken aniden önüne çıkan köpeğe çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında...'ın vefat ettiği, geride mirasçıları olan davacıları bıraktığı, davacıların müteveffanın ölümü ile destekten yoksun kaldıkları, dosya kapsamında alınan kusur raporu ile bu kapsamda yargılama sürecinde sunulan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan değerlendirmede; vefat eden...'ın meydana gelen trafik kazasında kusurunun bulunmadığı, davacı anne ... için 118.508,57 TL, kızı ... için 40.532,80 TL destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandıkları, davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda bu meblağda maddi tazminata hükmetmek gerektiği, davacıya ait motosiktelin ruhsat bilgilerine göre kullanım amacının ticari olmadığı anlaşılmakla olay tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ...'a ilişkin davanın kısmen kabulü ile 40.532,80 TL tazminatın 27.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacı ...'a ilişkin davanın kısmen kabulü ile 118.508,57 TL tazminatın 27.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın, davaya konu sigortalı aracın işleteni ve aynı zamanda sürücüsü olduğunu, müteveffanın mirasçılarının taleplerinin Karayolları Trafik Kanunu ve Genel Şartlar gereği teminat dışı olduğunu, dava konusu poliçenin tanzim tarihi 08.12.2016 olmakla, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde 01.06.2015 tarihli zorunlu mali sorumluluk sigortası müvekkil sigorta şirketi konu poliçe ile işletenin sorumluluğunu teminat altına almış olduğundan işletenin sorumlu olmadığı bir hususta sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Bu itibarla, 2918 Sayılı Yasanın 91 inci maddesinde işletenin 85/1 maddesi kapsamında oluşan sorumluluğu yönünden ZMSS yaptırmasına ilişkin zorunluluk bulunması, 2918 sayılı Yasanın 85/1 maddesi kapsamı dışındaki zararlar yönünden ise kanunda ZMSS yaptırılmasına ilişkin emredici hüküm bulunmaması, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 2918 Sayılı KTK'nın 92/h bendi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6 ncı maddesi (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin, teminat kapsamı dışında tutulması gerekecektir. Somut olayda, destek şahsın kusuruna denk gelen zararlar sigortanın teminat kapsamı dışında tutulmuş olup, yüzde yüz kendi kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü veya işletenin kusurun tamamı kendisine ait olması halinde desteğinden yoksun kalanların tazminat talepleri de zorunlu malî sorumluluk sigortasının teminatı kapsamı dışında olmakla birlikte, desteğin kusurlu bulunmaması nedeniyle bu nedenle teminat kapsamında değerlendirilebilmesi mümkün olmakla beraber, KTK 86/2 nci maddesi "işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur” hükmünü içermektedir. Açıklanan hüküm ışığında somut olaya bakıldığında, kazanın yola çıkan köpek nedeniyle meydana geldiği, davacılar desteğinin aniden yola çıkan köpeğe çarpması neticesi vefat ettiği, olayda desteğe atfı kabil kusur bulunmadığı, kazanın mücbir sebeple meydana geldiği ve kaza ile zarar arasında illiyet bağının kesildiği, davalının meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden, davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Genel Şartların destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat taleplerini teminat dışında bıraktığını belirtilerek taleplerinin reddedilmesinin yerinde olmadığını, zira desteğin kazada kusursuz olduğunu, 01.06.2015 tarihli Genel Şartlardan önce kusurlu destek nedeniyle 3. kişi konumundaki destekten yoksun kalanların zararı karşılanırken kusuru bulunmayan müteveffa sürücü nedeniyle müvekkillerinin tazminat isteyemeyecekleri kararının hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusunun mücbir sebep olarak kabulü ile de tazminat taleplerinin reddinin yerinde olmadığını, yola köpek çıkmasının mücbir sebep olarak sayılamayacağını, vekalet ücretinin dava reddedilmiş olması karşısında maktu olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan motosikletin karıştığı tek taraflı trafik kazasında vefat eden sürücünün yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir 2. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasına ilişkin olup, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş ve kendini vekil ile temsil ettiren davalı ... yararına 6.069,26 TL, davalı ... yararına 15.208,31 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında: "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” düzenlemesine yer verilmiş olup davanın tümüyle reddine karar verilmiş olduğu ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alındığında davalılar lehine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 nci maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 4 üncü bendinde yer alan "6.069,26 TL " ibaresi ile 5 inci bendinde yer alan "15.208,31 TL" ibaresinin çıkartılarak yerlerine ayrı ayrı "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.