Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11349 E. 2023/10174 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11349
Karar No
2023/10174
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/42 E., 2022/75 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen muvazaa nedeni ile icra takibinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalılar ....., Mermercilik San. Tic. Ltd. Şti.,........., Mermer mad. Gıda İnş. Doğ. Dayanıklı Tüketim Teks. Ve Turizm San ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. ........,geldiler. Diğer davalı tarafından gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.10.2023 Salı gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ....., Mermer Madencilik'in %20 ortağı olduğunu, diğer %80 ortağın ise... olduğunu, ...'ın aynı zamanda davalılardan ....., Mermer Şirketi'nin %99 ortağı olduğunu, ....., Mermer'in de müdürü olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu ....., Mermer Şirketi'ne ait mermer ocağına alınmadığını, şirketin kar paylarının dağıtılmadığını, şirket toplantılarının yapılmadığını bu sebeple Gölhisar Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi'nin 2012/72 Esas sayılı dosyası ile şirketin malvarlığının tespiti ve kar paylarının ödenmesi için dava açtıklarını, Gölhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/592 E. sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, ...'ın şirketi borçlandırdığını, bunlardan birinin de davaya konu Tefenni İcra Müdürlüğünün 2012/1710 numaralı takip dosyası olduğunu, alacaklısı .....,Nakliye Ltd. Şti. olan borç sebebi ile 25.03.2012 tarihli sözleşmede belirtilen cezai şart bedeli adı altında 1.000.000 TL muvazaalı olarak borçlandırıldığını, takibe konu işlemlerin çok hızlı ilerlediğini, ...'ın aynı gün içinde borcu kabul edip lehine olan sürelerden feragat ettiğini, ertesi iş günü haciz yapılıp satış istendiğini, maden ruhsat belegelerinin de dosya içerisine konulup ruhsatların haczinin de sağlandığını, ......, Şirketi'nin paravan bir şirket olduğunu, ......, Şirketi'nin malvarlığı ve kazancının bu şirket üzerine yapıldığını belirterek muvazaalı ve şirketteki alacaklarını ve davalarını sonuçsuz bırakmaya yönelik yapılan iş bu takibin iptaline karar verilmesini ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.10.2014 tarihli ve 2012/146 Esas, 2014/196 Karar sayılı kararı ile; takibe konu sözleşmede teslimi kararlaştırılan malın 2012 yılı tüm satış hasılatı dikkate alındığında tesliminin mümkün olmadığının tespit edildiği, bu nedenle Tefenni İcra Müdürlüğünün 2012/1710 sayılı dosyasından başlatılan takibin daha önce davacı tarafından açılan Gölhisar Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi'nin 2012/72 sayılı dosyasını sonuçsuz bırakmak ve davacıyı zarara uğratmak amacıyla muvazalı olarak yapıldığının sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Tefenni İcra Müdürlüğü'nün 2012/1710 sayılı dosyasına yapılan takibin iptaline, davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ......, Mermer Madencilik San Tic. Ltd. Şti vekili ve davalı ...Mah. Yem. İnş. Mermer Oto Alım Satım San Tic. Ltd. Şti vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 29.12.2021 tarihli ve 2020/1485 Esas, 2021/11388 Karar sayılı ilamı ile; "...Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK 19. maddesinde tanımını butlan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar. Bu sebeple kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3.kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin davalılardan alacaklı olduğunu, davalılar aleyhine Gölhisar Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) Mahkemesi'nin 2012/72 E. sasyılı dosya ile alacak davası açtığını beyan etmiştir. Dosyanın incelenmesi neticesinde yerel mahkemenin davanın reddine karar verdiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf talebinin kesin olarak esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece davacının davalılardan kesinleşmiş bir alacağının olmamasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalılardan kesinleşmiş bir alacağının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; alacaklıların açacağı tasarrufun iptali davasının İİK 277. maddede düzenlendiğini, davacının aleyhine muvazaalı işlem yapılan şirketin ortağı olduğunu, muvazaalı işlem yapanın ise diğer ortak... ile davalı ...Şti. olduğunu, davacının şirket ortağı olması sebebiyle muhtemel alacağı olduğu gibi işlemden doğrudan ya da dolaylı zarar gören kişi olduğunu, davacının şirketindeki mal varlığının azaltıldığını, ortağı olduğu davalı şirketi borçlandıran dava konusu işlemden doğrudan zarar gören sıfatı ile davayı açabileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacının davalılardan kesinleşmiş bir alacağının olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ....., San. Tic. Ltd. Şti., ......, Mermer Mad. GIta. İnş. Doğ. Dayanıklı Tüketim Teks. ve Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11349, K. 2023/10174, T. 03.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-11349-e-2023-10174-k-ab005f390407