Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11059 E. 2024/9693 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/11059
- Karar No
- 2024/9693
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/533 E., 2022/533 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Kabulü ile Davanın Reddi, Usulden Red ve El Çekme SAYISI Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile karar kaldırılarak bir kısım talepler yönünden esastan red ve usulden red kararı ile sürekli iş göremezlik talebi yönünden davadan el çekme kararı verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.09.2016 tarihinde davacının yolcu olduğu aracın tek taraflı kaza yapması sonucunda, müvekkilinin yaralandığını, davalıya yapılan başvurudan sonuç alınamadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında 4.850,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL bakıcı gideri tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile talebini 160.210,21 TL sürekli iş göremezlik, 4.631,34 TL geçici iş göremezlik ve 1.298,19 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 166.210,21 TL 'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, davacı lehine vekalet ücretinin tam verilemeyeceğini ileri sürürek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %5 maluliyeti 120 gün geçici iş göremezliği ve 30 gün geçici bakıcıya muhtaç olmasına göre düzenlenen hesap raporu benimsenerek davanın kabulü ile 160.210,21 TL sürekli iş göremezlik, 4.631,34 TL geçici iş göremezlik ve 1.298,19 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 166.210,21 TL maddi tazminatın 26.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının kabulüne, itiraza konu kararın değiştirilmesiyle yeniden hüküm tesisine buna göre; geçici iş göremezlik talebinin esastan reddine, bakıcı gideri talebinin husumet yönünden reddine, sürekli iş göremezlik talebi açısından ise sigorta şirketinin sunduğu medikal rapor ile davacının sunduğu maluliyet raporu arasında çelişki olduğu, maluliyetin Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesinin uygun olacağına kanaat getirilerek sürekli iş göremezlik tazminat talebi açısından dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun rapor sunduklarını ve kararın bozulması gerektiğini savunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı tek taraflı kazası sonucunda araç içinde yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 297 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türlerinin örnekseme yoluyla sayıldığı, geçici bakıcı giderinin de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardan olduğu ve tedavi gideri teminatında yer aldığına ilişkin Dairemizin yerleşik uygulamaları ile sabittir. Somut olayda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının geçici bakıcı gideri tazminatına ilişkin talebi kabul edilmiş, davalı tarafın karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince bakıcı gideri nedeniyle tazminat talep etme hakkının bakıcı gideri nedeniyle malvarlığında azalma meydana gelen kişi olduğu, davacı çocuğun anne ve babasının velayeti altında olduğu, bakıcı gideri tutulmuşsa bunun masrafının anne ve baba tarafından karşılanacağı, bu sebeple bakıcı gideri nedeniyle zarara uğrayanların anne ve baba olduğu, çocuğun bakıcı gideri talep edemeyeceği gerekçesiyle bakıcı gideri açısından davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalıdır. Zira 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde belirtildiği üzere dava konusu kazada bedensel zarar gören ve geçici bakıcıya muhtaç olan kişi araçta yolcu olan davacı çocuktur ve davada husumet ehliyeti vardır. Bu sebeple işin esasına girerek karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde hatalı değerlendirme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. 3- İtiraz Hakem Heyetince davacının başvuruda sunduğu rapor ile davalı tarafın medikal eksper raporunun, davacının muayenesinin yapılarak hazırlandığı, Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğin uygulandığı ancak birbiri ile çelişkili olduğu, bu sebeple maluliyetin Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesinin uygun olacağı gerekçesiyle sürekli iş göremezlik talebi yönünden dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Somut olayda kaza tarihi, 03.09.2016 olup başvuruda sunulu rapor kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre davacının tedavi evrakı incelenerek ve fiziken muayenesi yapılarak hazırlanmış, kaza ile illiyeti bağı kurulmuştur. Bu sebeple hükme esas alınması gereken bir rapor olup İtiraz Hakem Heyetince yazılı gerekçe ile davadan el çekilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.