Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10937 E. 2024/1883 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10937
Karar No
2024/1883
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/368 E. 2022/577 K. DAVA TARİHİ : 16.04.2015 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait aracın davalıya maksimum kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın 22.02.2014 tarihinde kimliği belirsiz kişiler tarafından çalındığını, bu durumun 23.02.2014 tarihinde davalıya ve kolluğa bildirildiğini, aracın kasko bedelinin 33.600,00 TL olduğunu, davalının ödeme yapmaması nedeni ile 33.600,00 TL asıl alacak 1.822,68 TL faiz olmak üzere toplam 35,422,68 TL üzerinden yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini beyanla İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2014/26662 sayılı takip dosyasında asıl alacak ve ferilerine yapılan itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, araç üzerinde Deniz Bank A.Ş.'nin dain mürtehin hakkı bulunduğunu, araç üzerinde kısıtlamalar bulunduğunu bu nedenle tazminatın ödenebilmesinin Kasko Genel Şartları uyarınca mümkün olmadığını, ayrıca gerçek bir çalınma olayının olup olmadığının ispatlanması gerektiğini, yapılan araştırmalarda aracın satın alındığı 2012 senesinden beri muayene yapılmadığı, hiç OGS-HGS sisteminden geçiş yapmadığı, 2013 yılından beri aracın trafik sigortasının bulunmadığını, aracın yurt genelinde herhangi bir yerden yakıt almadığını yani iki senedir arcın kullanılmadığını, yine araca ait bir anahtarın ibraz edildiğini, ikinci anahtarın ibraz edilmediğini, aracın park halinde bulunduğu konumun özellikleri dikkate alınınca aracın anahtarsız çalışmasının mümkün olmadığını, emniyet tarafından düzenlenen 27.10.2014 tarihli tutanakta davacının kaskolu araçları parçaladığı ve bu araçlar hakkında sigorta şirketlerine çalıntı araç müracaatında bulunduğuna ilişkin kimliği belirsiz kişiler tarafından ihbarda bulunulduğunu, kolluk tarafından yapılan araştırmada işyerinin, 2003-2005-2008-2009 yıllarında oto hırsızlığı sahtecilik çalıntı otoların parçalanması suçları nedeni ile hakkında işlem yapılan davacı tarafından işletildiğinin tespit edildiğini, olayın hırsızlık olduğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, tazminat miktarına, faizi ve faiz başlangıç tarihini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.10.2018 tarih ve 2016/1049 Esas, 2018/874 Karar sayılı kararı ile davanın ilk etapta İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararının Yargıtay (Kapanan) 17. Hukuk Dairesinin 2016/5707 Esas, 2016/4772 Karar sayılı ilamıyla onandığı, davacının İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2014/26662 sayılı takip dosyasından davalı ...Ş. aleyhine 01.10.2014 tarihinde 33.600,00 TL asıl alacak, 1.822,68 TL faiz olmak üzere toplam 35.422,68 TL üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya 08.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 09.10.2014 tarihinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, alınan 10.04.2017 tarihli raporda, davacı tarafından Axa Sigorta A.Ş. tarafından 61799716 nolu poliçe ile belirtilen 33.600,00 TL sigorta bedelini talep edebileceği, olay tarihinden takip tarihine kadar geçen sürede sigorta bedeline, 1.831,20 TL faiz isteyebileceği, makine mühendisinden alınan 28.08.2018 tarihli raporda ise, aracın sadece fiziki olarak kapıların açılması ve kontağın çevrilerek direksiyonun boşaltılması ve el freninin serbest bırakılması ile çekiciye bindirilmiş olabileceği, bunun için 2-3 dakikanın yeterli süre olduğu, araca girilmesini sağlayacak fiziki olarak uygun dişlere sahip bir anahtarı kodlayıp da aracın çalıştırılarak götürülebilmesi için sadece 10 dakikanın yeterli olduğu, aracın takım olarak çalıştırılarak götürülebilmesi için en profesyonel kişi için bile en az 45 dakika süre gerektiği, yine alınan ek rapor ile davalının poliçe gereği ödemesi gereken tazminatın 33.600,00 TL olduğu bildirildiği, kasko poliçesine göre sigortalının aracının çalınması halinde oluşan risklerin teminat kapsamına alındığını, hasarın teminat kapsamında kalmadığının davalı tarafından ispatlanması gerektiği, poliçenin kasko tazmin kıymeti klozu başlıklı maddesi uyarınca aracın güncel değeri uyarınca dava konusu aracın çalınma tarihindeki rayiç değerinden davalının sorumlu olacağı, aracın piyasa rayiç değerinin 25.000,00 TL olduğu, işlemiş faizin ise 1,072,60 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun İstanbul 29. İcra Dairesinin 2014/26662 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 25.000,00 TL asıl alacak ve 1.072,60 TL faiz olmak üzere toplam 26.072,60 TL üzerinden iptali ile bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin ve koşulları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapanan) 17. Hukuk Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2019/600 Esas, 2020/3063 Karar sayılı ilamıyla; "Riziko tarihinde yürürlükte bulunan poliçe genel şartları uyarınca, aracın anahtar ile çalınması hali teminat dışında bırakılmıştır. Dosya kapsamında yer alan kanıtlar değerlendirildiğinde, aracın yedek anahtarı olmadığı, aracın davacı tarafından 2013 yılında satın alındığı anlaşılmaktadır. Aracın tek anahtar ile satın alındığı ileri sürülmüş olup, diğer anahtarın bulunmadığı beyan edilmektedir. Aracın anahtar ile çalınmadığı, rizikonun tazminat kapsamında kaldığı hususunda kanıt yükünün davacıda olduğunun kabulü gerekir. Davacının savunmalarında geçen aracın tek anahtarla satın alındığı hususu araştırılmadan, üzerinde durulmadan karar verilmiştir. Mahkemece, davacıdan bu konuda delilleri sorularak gerekirse aracı satan kişiden bu husus sorulmak suretiyle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denilerek karar bozulmuştur. 3. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2020/3115 Esas, 2021/2973 Karar sayılı ilamıyla davalı vekilinin karar düzeltme isteği reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulduğu ve satış yapan ...'nın tanık olarak alınan ifadesinde aracı tek anahtar ile sattığını beyan ettiği, kasko poliçesine göre sigortalının aracının çalınması halinde oluşan risklerin teminat kapsamına alındığı, hasarın teminat kapsamında kalmadığının davalı tarafından ispatlanması gerektiği, poliçenin kasko tazmin kıymeti klozu başlıklı maddesi uyarınca aracın güncel değeri uyarınca dava konusu aracın çalınma tarihindeki rayiç değerinden davalının sorumlu olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun İstanbul 29. İcra Dairesinin 2014/26662 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 25.000,00 TL asıl alacak ve 1.072,60 TL faiz olmak üzere toplam 26.072,60 TL üzerinden iptaline, takibin itirazı iptal edilen kısımlar yönünden devamına, fazlaya dair istemin ve koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aracın çalınmış olduğunun ispatlanamadığı, tazminat miktarının ödenebilmesi için araç üzerinde kısıtlama olmaması gerektiği, aracın anahtarsız çalınamayacağı, yeterli inceleme yapılmadığı gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Maksimum Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, çalındığı iddiasıyla kasko bedelinin ödenmesi istemiyle yapılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 üncü maddesi, Kasko Sigortası Genel ve Özel Şartları, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1427/2, 1146 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığının anlaşılmasına, dava konusu araç üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmış olmasına, aracın tek anahtarla satıldığının tanık beyanı ile belirlenmiş olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10937, K. 2024/1883, T. 21.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-10937-e-2024-1883-k-a1ff0056eeb9